Editor Login | Register
Ekle

> Ödev > Muhasebe
Forfaiting Ders Notları - Muhasebe - Ödev -
sercenyurt
(Date : 11.12.2007 11:53:04)


Forfaiting Ders Notları

         

    

1 - GİRİŞ VE TANIMLAMA

 

Forfaiting, bir ihracatçının yapmış olduğu vadeli satıştan doğan ve kambiyo senedi (bono, poliçe), garanti mektubu veya alacağın devrine izin veren başka bir araç ile belgelenmiş alacakların, ihracatçının kendisine veya anılan belgelerin lehdarına rücu etme şartı olmaksızın bir banka ya da bu alanda uzmanlaşmış bir finansman kuruluşunu tarafından satın alınması (iskonto edilmesi) işlemidir.

 

Söz konusu alacakları satın alan gerçek veya tüzel kişiye FORFAITER denir. Forfaiter banka veya uzman kuruluş olabilir. Forfaiting sözcüğü Fransızca “Forfait” kavramından gelir ve hakların teslimi veya el değiştirmesi anlamındadır.

 

Adına satıcı diyebileceğimiz ihracatçı, sevk ettiği mallardan doğan alacağını bir kambiyo senedi ile hukuken belgelendirdiğinde bu senedi “rücu hakkı olmaksızın” (Without Recourse) şartıyla Forfaiter’a ciro etmek suretiyle hem o kambiyo senedinin tahsil riski ve sorumluluğundan kurtulmuş, hem de vadeli yaptığı satışın bedelini peşin almış olur.

 

Forfaiting pazarının kökeni dünya ekonomik yapısının önemli ölçüde değiştiği dış ticaretin arttığı,1950’li yılların sonları ile 1960’lı yılların başlarına değin uzanmaktadır.

 

2 - GENEL ÖZELLİKLER

 

 A - Bir forfaiting işleminin gerektirdiği ön şartlar

 

Her dış ticaret işleminde olduğu gibi forfaiting işleminin başlatılması ve yürütülebilmesi için bazı temel şartların önceden oluşmuş olması gerekir;

 

n    İhracatçının prensip olarak alıcısına vadeli satış yapmayı yani satış kredisi

tanımayı kabul etmiş olması gerekir. Forfaiting kapsamında kredi süresi altı aydan başlar.

 

n    İhracatçı, satıştan doğan alacağını kısmi ödemeler halinde aşamalı olarak ödeme planına bağlatmayı hedeflemelidir. Bunun gerekçesi Forfaiting’e tabii tutulacak bir seri senedin elde edilmesidir.

 

Alıcının riskinin forfaiting piyasasında doğrudan kabul edilebildiği durumlar hariç, borçları temsil eden senetlere forfaiter için makbul bir banka veya Kamu kuruluşlarınca aval verilmeli veya senetlerin ödenmesi dönülemez ve şartsız bir şekilde kabul edilmelidir.

 

n    İhracatçının forfatier’a geçerli bir biçimde düzenlenmiş ve garanti edilmiş

senetler ibraz edebilmesi için itfa ülkesinin mevzuatını, poliçe veya bono şekillerini, aval ve garanti kurallarını bilmesi gerekir.

 

n    İthalatçı adına aval veya garanti verecek bankanın Forfaiter için tatminkâr bir

isim olmasını ihracatçı önceden sağlama almalıdır.

 

n    Forfaiter’ın yüksek prim talep edeceği ithal ülkeleri için fiyat tespitinde ihracatçı, prim oranının yansıtılması sonucu oluşacak fiyatının ihracatçı tarafından kabul göreceğini önceden araştırmalıdır.

 

 B - Forfaiting’de Kullanılan Değerli Kâğıtlar

 

a)  Poliçe (draft / bill of exchange)

 

Poliçe, belirlenmiş bir sürenin sonunda veya vadede, cinsi veya tutarı belirtilmiş bir meblağın belirli bir lehdara veya hamiline ödenmesi için alacakların borçluya verdiği yazılı ve şartsız bir ödeme emridir.

 

Poliçe düzenlemeye keşide etmek / çekmek (to draw) denir. Buradan hareketle poliçeyi keşide edene “drawer”, borçlusuna da keşideli (drawee) denmektedir.

 

Şekil şartları şunlardır:

 

n    Şartsız ödeme ifadesi (Pay)

n    Düzenlendiği dilde poliçe kelimesini içermesi

n    Kime ödeneceğinin belirtilmesi (genellikle keşidecinin kendisi veya bankası)

n    Döviz cinsi ve tutarı (currency and amount)

n    Keşide yeri ve tarihi

n    Keşidecinin adı / soyadı / ünvanı ve adresi

n    Vade (maturity)

n    Ülke mevzuatına veya akreditif şartına göre konması gerekli kayıtlar

 

Poliçeler ciro (endorsement) ile el değiştirebilir ve borçluları tarafından kabul veya ödenmeme hallerinde protesto yolu ile kanuni kovuşturmaya dayanak sağlarlar. Söz konusu el değiştirme (negoitable instrument) özelliği,  poliçenin iskonto yoluyla bir finansman sağlamasına yol açar. Poliçeyi kabul eden veya ona aval veren gerçek veya tüzel kişinin kredi değerliliğine göre ve bu kişinin riskini üstlenerek finans kuruluşları poliçeyi iskonto edebilirler.

 

b)  Bono (promissory note):

 

     Borçlunun alacaklısına hitaben düzenlediği bir ödeme vaadinden ibaret kambiyo senididir. Ticari vesaik, satıcının düzenlediği poliçenin kabulü yerine alıcının borçlu sıfatıyla imzaladığı bono karşılığında alıcıya teslim edilir. Vadesinde hamili tarafından genellikle bankalar aracılığıyla borçlusuna ödeme için ibraz edilir. Ciro ile el değiştirilebilir ve ödenmeme halinde protesto yoluyla kanuni işleme konulabilir. Dış ticarette poliçe kadar yaygın değildir.

 

     Bonoların ödenmesi bankalarca garanti edilebilir, yani bonolara da aval verilebilir. Düzenleme açısından farkı bononun borçlu tarafından düzenlenip imzalanmasıdır.

 

     İthalat mevzuatımızda sadece poliçenin kullanılmasına izin verilmektedir. Ancak özel izne bağlı dış kredilerde içinde bono kullanılması öngörülen kredi sözleşmeleri onaylandığında bononun kullanılması da onaylanmış olmaktadır.

 

c)   Diğer Ödeme Araçları:

 

Daha az görülen diğer ödeme araçları arasında vadeli akreditifler ve banka teminat mektupları yer alır. Lehdarı tarafından bu araçların Forfaiter’a temliki karşılığında alacakların iskonto edilmesi mümkündür. Ancak söz konusu araçların el değiştirmedeki sınırlılıkları, borcun tamamının tek vadeye bağlı olması ve hukuki belirsizlikler onları çekici olmaktan uzaklaştırır.

 

 C - Döviz Cinsi

 

Forfating işlemi $ 100.000 üzerindeki tüm işlemlerde yapılabilmekle birlikte sistemin gelişmesi açısından $ 25.000’lık işlemlerde görülebilmektedir. Senetlerin düzenlendiği para cinsi genellikle Amerikan Doları, Alman Markı ve İsviçre Frangı’dır. Aslında prensip olarak orta vadeli Forward piyasalarında işlem gören herhangi bir döviz cinsi üzerinden düzenlenmiş senetler Forfaiting’e uygulanabilir. Ancak yukarıda sayılan üç para cinsinin Avrupa para piyasasındaki yaygınlığı ve etkinliği diğer para cinsleri için refinansmana ihtiyaç duyulması olasılığı yanında tercihte kolaylık sağlar.

 

Ayrıca iskonto işlemi Forfater’in fonlama maliyetine dayandığından zayıf ve istikrarsız para cinslerine bağlı riskler işlemin maliyetini yükseltir.

 

Senetlerin para cinsi, ödeme yerinin parasından farklı ise senetler üzerine “efective” klozu konması usuldendir. Bunun anlamı ödemenin mutlaka senette kayıtlı para cinsi üzerinden yapılması gerektiğinin resmen belirtilmesidir.

 

Dolayısıyla ülkeler arasında serbestçe transfer edilebilen para cinslerinden işlem yapmak asıldır.

 

 D - İskonto (Discount)

 

       İskonto, yani senedin vade sonuna kadar geçecek gün sayısı ve belirlenmiş faiz oranı üzerinden hesaplanan faiz tutarının senet tutarından düşülerek kalan meblağın lehdara ödenmesi işleminin senedin Forfaiter’a ibrazı anında yapılacağı doğaldır. İskonto faiz oranının senedin lehdarı ile Forfaiter arasında saptanması iki şekilde yapılır. Birincisinde satıcı / lehdar hizmet veya mal satışını gerçekleştirmeden önce, ikincisi ise hizmet veya mal satışını gerçekleştirip senetleri eline geçirdikten sonra.

 

       İskonto faiz oranı, ilgili döviz cinsi için piyasada belirlenmiş olan LİBOR’a borçlu ülkenin piyasadaki kredi değerliliğine göre saptanan bir primin (premium, margin, spread) eklenmesi ile oluşturulur. Örneğin, bir Mısır bankası için piyasadaki prim %3’e ve vade tarihinden iki iş günü önceki 9 aylık LİBOR $ için %6,75 ise iskonto oranı %9,75 olacak ve 270 gün vadeli $100.000’lık bir senet 100.000 x 9,75 x 270 / 36.000 = $ 7.312,50. İskonto faizi düşüldükten sonra $ 92.687,50 olarak lehdarına ödenecektir. Döviz cinsi Sterlin ise 36.000 yerine 36.500 esas alınır.

 

       Satıcı, Forfaiter ile ön bağlantı yaptığı takdirde bağlantı tarihinden iskonto tarihine kadar geçen günler için Forfaiter ayrıca bir taahhüt komisyonu (Commitment fee) alır.

 

 E - Rücu etmeme (Without recourse) klozunun hukuki önemi:

 

       Forfaiting işleminin bir kuralı olarak poliçe ve bonoların lehdarları Forfaiter’a satacakları bu kâğıtları “without recourse” kaydını içeren bir ciro koyarak devrederler. Bundan amaçlanan husus alacağını iskonto ettirerek tahsil eden satıcının aynı anda politik, transfer ve ticari risklerden kurtulmasıdır.

 

       Ancak bu durum keşidecinin bizzat kendi yükümlülüklerini yerine getirmiş olmasına bağlıdır. Yani keşideci poliçeyi “without recourse” satarken borçludan ve garantöründen kaynaklanacak risklerden kurtulmuş olmakla birlikte bizzat kendisinden kaynaklanacak risklerin sorumlusu olarak kalmaya devam etmektedir.

 

 F - Forfaiter’in aradığı güvenceler:

 

a)  Aval

    

     Aval, aval verenin bizzat borçlu gibi görüldüğü ve vadede ödemenin dönülemez ve şartsız bir biçimde garanti edildiği uluslararası bir uygulamadır. Bu nedenle en makbul bir güvence biçimidir. Aval veren bankanın avalini ilgili kambiyo senedine koyması (poliçe ise borçlu için aval verildiğini ekleyerek) basit ve açık bir kefalet unsurunu oluşturur ve forfaiting için makbuldur.

 

b)  Garanti Mektubu

 

     İşleve ait bütün şartlardan bahisle ödeme taahhüdünün ayrı bir belge üzerinde

garantörce imzalanması garanti mektubunu oluşturur. Sadece toplam meblağın değil varsa nakit tutarlarının ve vade tarihlerinin yazılması da gerekir. Ayrıca garanti mektubunun devir ve temlikini yasaklayan bir şart bulunmamalı ve garanti ait olduğu işlemden soyutlanmış olmalıdır.

 

c)   Vadeli Akreditif (Deferred Payment L/C):

 

     Vadeli akreditif bilindiği üzere akreditif şartlarına uygun vesaikin ibrazı üzerine ibraz tarihinden veya taşıma belgesinin tarihinden belirli bir süre sonra akreditif bedelinin amir banka veya teyit bankası tarafından ödeneceği taahhüdünü içeren bir ödeme aracıdır.

    

     Forfaiter’i ilgilendiren husus akreditifin, bono ve poliçe gibi kolayca el değiştirebilen (ciro edilebilen) bir araç olmaması nedeniyle kendisine usulüne uygun biçimde devir ve temlik edildiğinden emin olmasıdır. Akreditif’in Forfaiter’a temliki akreditifin açılmış bulunduğu ihbar / teyid bankasınca yapılır.

 

     Zira amir banka rambursman otorizasyonunu ihbar / teyit bankası lehine tesis etmekle ödeme vadesinde o bankaya ödeme yapacağını kayıtlarına geçirmiştir. Dolayısıyla ihbar / teyit bankası bu alacak hakkını Forfaiter’a temlik ederken amir bankaya da gerekli bilgiyi vermek suretiyle ödeme vadesinde ödemeyi Forfaiter’a yapmasını amir bankadan talep eder.

 

     G - Opsiyon Süresi

 

       Satıcı alıcısına bizzat satış kredisi sağlayamadığından, sözleşme yapmadan önce bu finansmanı sağlayacak yollar arayacak ve bu arada Forfaiter’a başvuracaktır.

 

       Forfaiter, bütün ayrıntıları henüz bilmediğinden kesin bir teklif yapamayacak, sadece finansmanın mümkün olup olamayacağı ve iskonto oranı hakkında kabaca bir yönlendirmeyle yetinecektir.

 

       Forfaiter kesin bir teklif verdiği takdirde opsiyon süresi söz konusu olur. Bu süre Forfaiter’ın verdiği kesin teklifin tarihinden itibaren satıcının kabulü için tanınan süre olup genellikle 48 saattir. Satıcı bu süre içinde Forfaiter’ın teklifini kabul edip etmediğini bildirmek zorundadır. Daha uzun bir opsiyon süresi Forfaiter ile satıcının anlaşmasına bağlı olup komisyona tabiidir. (Option fee).

 

H - Taahhüt Süresi

 

       Daha önemli olan bu süre satıcının teklifi kabul etmesini müteakip oluşan Forfaiting sözleşmesinden iskonto edilecek senetlerin Forfaiter’a ibrazına kadar geçen süredir. Malların sevk edileni, malların mülkiyetinin alıcıya geçmesi karşılığında alıcının kabul ettiği poliçeye veya düzenlediği bonoya, alıcının bankasının aval vermesi ve bu senetlerin satıcının eline geçmesi aşamalarını kapsayan bu süre boyunca Forfaiter sabit faizli oranı üzerinden verdiği teklifini açık tutmakta, mutabık kalınan şartlarla senetleri iskonto edeceği taahhüdünü sürdürmektedir.

 

       Söz konusu süre taahhüt komisyonuna (commitment fee) tabii olup genellikle aylık baz üzerinden ve riskin kalitesine ve piyasa şartlarına göre binde 0,5 - 4 arasında satıcı tarafından Forfaiter’a ödenir. Yıllık bazda %1-1,5 civarında saptandığı da görülmektedir.

 

3 - FORFAITING SİSTEMİNİN İŞLEYİŞİ

 

      A - Forfaiter’in istediği bilgiler

 

       Forfaiting işlemi için kendisine başvurulan bir Forfaiter aşağıdaki soruların yanıtlarını almak ister.

 

n    Finansman konusu, tutar, döviz cinsi ve süre;

 

n    İhracatçının bulunduğu ülke;

 

n    İthalatçının adı ve bulunduğu ülke;

 

n    Garantörün adı ve bulunduğu ülke:

 

n    Forfaiting’e tabii tutulacak kâğıdın şekli;

 

n    Teklif edilen güvencenin şekli (aval veya garanti mektubu)

n    Senetlerin tutarları ve vadeleri

 

n    İhraç konusu malların cinsi

 

n    Malların teslim tarihi

 

n    İskonto edilecek senet ve diğer belgelerin Forfaiter’a ibraz tarihi

 

n    Malların ithal ülkesinde teslimi için gerekli lisans ve yetkiler

 

n    Senetlerin ödeme yeri

 

 B - Forfaiter’in kredi analizi:

 

 Forfaiter, aşağıdaki başlıca beş konuda tatmin olmak ister:

 

n    Ülke riski yönünden kayıtlarındaki güncel ülke limitlerinde boşluk var mıdır ?

 

n    Garantörün kredi değerliliği konusunda kuşkusu var mıdır ?

 

n    Teklif edilen ticari işlem makul bir iş teklifi midir ?

 

n    İhracatçı ve ithalatçının kredi değerliliği, alanlarındaki uzmanlıkları ve

yeterlilikleri hakkında elinde olumsuz bilgi var mıdır ?

 

n   Senetleri kabul edilebilir bir fiyata satabilecek midir ?

 

 C - İskonto edilecek kâğıtların şekli:

 

       Forfaiting piyasasında bono ve poliçelerin şekilleri standart hale sokulmuş değildir. Forfaiter kâğıtları incelerken şekil şartları yönünden eksiklik ve kusur bulunduğu takdirde onları tamamlatmadan işlem yapmaz.

 

 D - Aval ve garantinin şekli:

 

  Aval kaydı, bono ve poliçenin ön yüzlerinde bu iş için ayrılmış boşluğa, böyle özel

bir boşluk yoksa yine ön yüzdeki uygun görülen bir boşluğa konulur.

 

       Poliçede aval FOR (veya PER) AVAL FOR DRAWEE veya drawee yerine bizzat keşideli / borçlunun ismi yazılarak bu ibarenin altı aval verence kaşelenir, imzalanır, tarihlenir ve referans numarası verilir. İmzaların altına isim, ünvan, imza sirkülerindeki imza numarası veya sayfa numarası yazılır.

 

       Aval kaydı keşidelinin poliçeyi kabul etmesinden sonra konulur. Avalin kimin için verildiğinin belirtilmesi gerekmektedir. Poliçe, borçlunun üzerine keşide edildiğinden yukarıdaki   FOR DRAWEE ibaresinin keşideliyi belirttiği açıktır.

 

       Bonoda ise kâğıdı düzenleyen ve imzalayan borçlunun bizzat kendisi olduğundan kimin için aval verildiğinin yazılmasına gerek yoktur. Bononun ön yüzüne sadece FOR AVAL veya PER AVAL yazılıp altının aynı şekilde imzalanmasıyla aval verilmiş olur.

 

       Garanti mektubu avalle eş değerli ödeme taahhüdünün ayrı bir belgede oluşmuş şeklidir. Garanti mektubu, alıcı tarafından kabul edilmiş bono veya poliçelerin vadelerinde alıcı tarafından ödenmemeleri halinde garantörce ödeneceklerini doğrudan Forfaiter’a garanti edebildiği gibi garantörün satıcıya hitaben girdiği ve belirli tutarların belirli vadelerle ödenecekleri taahhüdü şeklinde de olabilir.

 

Garanti mektubunda devir ve temliki yasaklayan şartlar bulunmamalıdır.

 

 E - Belgelerin incelenmesi ve imzaların kontrolü:

 

Forfaiter, senetlerin vadelerinde ödenmesi ile kendisi arasında hiçbir engel bırakmamak için aşağıda kontrolleri yapar.

 

n    Poliçe ve bonoların şekil şartlarına uygunluğu,

 

n    Bunların ilgili ülkenin kıymetli evrak mevzuatına uygunluğu,

 

n    Bunlara aval veren bankanın evvelce satıcının isimlerini verdiği bankalar olup olmadığı

 

n    Aval imzalarının bankanın imza sirkülerinde bulunup bulunmadığının teyit ettirilmesi

 

n    Avalin, ilgili bankanın doğru ünitesince verilip verilmediği (aval verenin yetkili olup olmadığı)

 

n    Aval yerine garanti mektubu ibraz edilmişse mektubun tetkiki, şartların ve devir yasağının bulunmadığının kontrolü,

 

n    Poliçe ve bonoların damga vergisi veya harcına tabii olması halinde bunların ödendiğine veya muafiyetine ait kaydın, avalin kayıt numarasının kontrolü,

 

n    Ciro imzasının ihracatçıyı temsil edip etmediklerinin kontrolü,

 

n    Sözleşme ve taşıma belgesi kopyalarından ayrıntıların kontrolü.

 

        F - Fortfaiting İşleminin Aşamaları

 

a)  Forfaiting’te Taraflar

 

Forfaiting işleminde dört taraf bulunmaktadır:

 

a) Dış satımcı, kredili mal satışı yapan taraf (ihracatçı)

 

b)  Kredili satışı finanse eden banka (forfaiter)

 

c)   Dış alımcı, kredili mal alan taraf (ithalatçı)

 

d)  Kredili satışa garanti veren banka (Aval Banka)

 

b) İşlemin Aşamaları

 

n    Satıcı Forfaiting maliyetini göz önünde bulundurarak alıcı ile ticari

sözleşmesini yapar

 

n   Satıcı malları sevk eder ve malları temsil eden sevk belgelerini doğrudan veya 

kendi bankası aracılığıyla alıcının bankasına gönderir.

 

n    Alıcının bankası poliçe kabulü veya bono düzenlenmesi karşılığında belgeleri

alıcıya teslim eder. Poliçe / bonoya aval kaydını koyar veya duruma göre

garanti mektubunu düzenleyerek bunlardan birini doğrudan satıcıya veya

satıcının bankasına gönderir.

 

n    Satıcı, ilgili kâğıdı ve diğer belgeleri Forfaiter’a ibraz eder.

 

n    Gerekli kontrolleri yaptıktan sonra Forfaiter iskonto işlemini yapar ve satıcıya ödemede bulunur.

 

n    Forfaiter, vadeden önce senedi aval bankasına veya onun ödeme ajanına ödeme için ibraz eder.

 

n    Aval bankası / garantör, alıcı ile temasa geçerek bedelini tahsil eder ve vade tarihi valörüyle Forfaiter’a ödemeyi yapar.

 

       4 - FORFAITING İŞLEMİNDE MALİYETLER

 

Forfaiting işleminin çeşitli faktörlere bağlı olarak belirli bir maliyeti olmaktadır. Bu

faktörler şu şekilde sıralanabilir:

 

a)  Ticari Risk

 

Alıcının borcunu ödeyememesi riskinin banka avali ile garanti altına alındığını

biliyoruz. Normal olarak avali alıcı temin ettiğinden satıcının bu konuda masrafı             yoktur. Ancak alıcı, avali temin etmek istediği takdirde alıcının risk kalitesine bağlı           olarak Forfaiter poliçe veya bonoyu banka avali olmadan iskonto edebilir veya etmeyebilir. Ederse riski üstlendiğinden iskonto oranını banka avalli işlere kıyasla      daha yüksek tutabilir.

 

b)  Politik ve transfer riski:

 

Dış alımcının ülkesinde devletin aldığı olağanüstü önlemler, savaş, ayaklanma, ödeme güçlüğüne düşme, moratoryum ilanı gibi nedenlerle saptanmış döviz cinsi üzerinden borçların ödemede güçlüklerle karşılaşmasından veya borçlarını ödemeden kaçınmasından kaynaklanmaktadır.

 

Borçlu ülkenin risk kalitesine göre Forfaiter bir prim belirler. Ülkelere ait primler Forfaiting piyasasında oluşmuş durumdadır. Sürekli olarak kâğıdı kabul edilen ülkelere ait iskonto oranları tablolarla ilân edilir. Tablolarda ismi yer almayan ülkeler için tek tek işlem bazında (case by case) değerlendirme yaparak karar verirler.

 

c)   Faiz oranı riski:

 

Belirtildiği üzere Forfaiting sabit faiz esasına dayanmaktadır. İhracatçıya karşı belirli süre için sabit faiz oranı taahüdüne giren Forfaiter’in kendini sağlama alarak aynı süre için aynı oran üzerinden kendi fonlamasını yapacağı, böylece faiz oranı dalgalanmalarından korunacağı doğaldır. Ancak bazı hallerde bazı süreler için bu korunma sağlanamayabilir.

 

d)  Kur riski:

 

Forfaiter kendi milli parası dışında bir para birimi üzerinden düzenlenmiş kâğıtları satın alabilir. Bu durumda üstlendiği kur riskini “hedge” etmek yani peşinen kur riskinden kurtulmak için SWAP veya FORWARD işlemleri yaparak yabancı parayı kendi parası karşılığında satın almak zorunda kalır. Bunun maliyetini de prime yansıtmak durumundadır.

 

Bunların dışında forfaiter kendi idari ve yönetim masraflarını ve beklediği kârlılığı düşenerek prime ekleme yapabilir.

 

A - İthalatçı Açısından Maliyetler

 

İthalatçıyı doğrudan ilgilendiren tek maliyet unsuru kendi bankasına ödeyeceği aval ve garanti komisyonudur. Bu ücret genellikle garanti veya aval verilen senet ya da poliçenin itibari değerinin belirli bir yüzdesidir. Bu yüzde ise ithalatçı ve garantörün pazarlığı sonucu tespit edilir. İthalatçının bir kamu kuruluşu veya çok uluslu şirket olması halinde Forfaiter tek başına ithalatçının riski yeterli kabul ederek onun bankasının avalinde ısrarlı olmayabilir. Bu durumda ithalatçının normalde kendi bankasına ödeyeceği aval / garanti komisyonuna eş değerli bir komisyonu Forfaiter’in bizzat kendisi talep edebilir.

 

     B - İhracatçı Açısından Maliyetler

 

a) İskonto Oranı

 

          İskonto oranı, Forfaiter’in işlem için taahhüde girdiği tarihteki ilgili para cinsinin piyasadaki faiz oranına dayanmaktadır. Bu anlamda Forfaiter’in iskonto oranını saptamada hareket noktası satın alacağı kâğıdın vadesine kadar geçecek ortalama sürenin piyasada oluşmuş fonlama maliyetidir.

 

          Faiz tespit edildikten sonra bu orana ne kadar risk primi veya spread ekleneceğine karar verilecektir.

 

b) Opsiyon ve taahhüt komisyonları

 

Opsiyon süresi 3 günden 3 aya kadar olabilir. 3 güne kadar olan opsiyon süreleri

için komisyon alınmaz. Şartlara ve politikasına göre Forfaiter kaç günlük bir süreden sonra opsiyon komisyonunu alacağını kararlaştırır. Süreye bağlı olmaksızın senet bedeli üzerinden bir defa (flat) alınan bu komisyonun tipik oranı %1/8’dir.

 

Taahhüt komisyonu ise opsiyon süresi içinde ihracatçının Forfaiter’in teklifini kabul etmesinden itibaren senetlerin fiilen iskonto edildikleri tarihe kadar geçen süre boyunca Forfaiter’in taahhüdünü açık tutmasının bedeli olarak senevi %3/4 ile %1,5 arasında değişir. Genellikle ayda binde 1 oranında ve peşin alınır.

 

Bazı durumlarda taahhüt komisyonu ödediği halde satıcı iskonto edilecek senetleri temin ve Forfaiter’a ibraz edemediği zaman kendisinden bir ceza komisyonu (penalty fee) ödemesi istenebilir.

 

c)       Marj Süresi (Grace period, days of grace)

 

Forfaiter, iskonto miktarını belirlerken ödemelerde belli bir gecikmeyi hesaba katarak bekleme süresi için ücret talep eder. Her geçen gün Forfaiter için faiz kaybı demektir. Bu ekleme genellikle 2-3 gündür. Bu şekilde eklenen süreye “grace period” denir. Anlaşmaya göre iskonto hesabına eklenen belirli bir grace period fiili ödeme de aşıldığı takdirde aşılan gün kadar ek faiz hesaplanabilir.

 

     5 - FORFAITING’DE İKİNCİL PİYASA

 

            Forfaiting işlemi, forfaiter açısından orta vadeli bir yatırım niteliği taşımaktadır.

Forfaiter, kimi zaman yaptığı yatırımın tamamını kendi bünyesinde karşılamak isteyebilir. Bu durumda ilendeki senetlerin bir kısmını başka birine satmaya çalışır. Bu son işlem Forfaiting açısından bir ikincil piyasa (secondary market) işlemi olarak adlandırılmaktadır. Forfaiting’deki gelişmelere bağlı olarak, ikincil piyasa da gelişmektedir. Uygulamada birçok Forfaiter her iki piyasada da aktif olarak faaliyet göstermektedir. Bu kuruluşlar bir yandan satın aldıkları senetlerle dış ticaret finanse ederken, diğer yandan bunların bir kısmını yeniden satarak kendilerine fon sağlamaktadırlar. İkincil piyasa bakımından da Londra, dünyanın en aktif merkezi görünümündedir.

 

Forfaiter, tüm riski üstlenerek yerine getirdiği dış satımın finansmanı işlevinin yanı sıra, orta vadeli yatırım açısından da ilginç olanaklar sunmaktadır. Forfaiting işlemleri, göreli olarak yüksek riskli olmaları nedeniyle, benzer güvence, vade ve dövizi konu alan diğer yatırım tiplerinde çok zor ulaşılabilen getiri düzeyini sağlayabilmektedir. Söz konusu yüksek risk ise, dağıtılarak azaltılabilmesi bakımından, devir alınan alacaklar ikincil piyasada tekrar iskonto edilerek satılmaktadır.

 

Forfaiting senetlerinin ikincil piyasada satılması sırasında potansiyel alıcı sayısının sınırlı olması nedeniyle bir takım sorunlarla karşılaşılmaktadır. İkincil piyasada yapılan işlemlerin en önemli özelliğini forfaiter’lara duyulan güven oluşturmaktadır. (geri dönülemez oluşu nedeniyle yatırımcı senedi satın aldığında yeni forfaiter olmaktadır.) Dış satımcıya geri dönebilme hakkı ayrı bir belge ile ortadan kaldırılmış olsa dahi bazı ülkelerde, poliçede düzenleyene geri dönebilme hakkının saklı kalacağına ilişkin yasal düzenlemeler geçerliliğini koruyabilmektedir. Bu bakımdan, alacağın ödenmemesi durumunda, Forfait edilmiş yükümlülüğün satıcısına  geri dönülebileceğinden, satıcı bir sermaye kaybıyla karşılaşabilecektir. Bu nedenle Forfaiting işleminin başarısı ilke olarak Forfaiter’ın güvenilirliğine bağlıdır.

 

Yatırımcının finansal kaynak zenginliği de ikincil piyasa işlemlerinin gelişmesinde büyük rol oynamaktadır. Forfaiting’de ikincil piyasaya sürülmek istenen bir taksit senedi bile önemli tutarlara ulaşabilmektedir. Bu büyük boyutlu riskin etkisini azaltmak ve belirli sınırlar içinde tutmak amacıyla , Forfaiting’e yapılan yatırım, yatırımcının toplam portföyünün sadece belirli bir bölümünü oluşturmalıdır.

Forfaiting senetlerinin ikincil piyasada satışı sırasında ortaya çıkabilecek ek bir güçlüğü de ticari sırların kaynağının diğer taraflara açıklanması oluşturmaktadır. Dış satımcı, Forfaiting yoluyla girdiği iş ilişkisine bir ikincil piyasa simsarının katılmasından rahatsız olabilmektedir. Dış satımcı kendi senetlerinin, kendisinin hiçbir şekilde etkide bulunamayacağı ikincil piyasada dolaşıma konu olmasının isteyebilmektedir.

 

Dış satımcının bankası Forfaiter olduğu takdirde, dış satımcı bütün kayıtları konusunda bilgi sahibi olan bankasının, kendi senetlerinin ikincil piyasaya sürmesine tepki gösterebilmektedir. Sonuç olarak dışsatımcı daha sonra yapacağı işlemlerde, çalışmakta olduğu Forfaiter’i devreden çıkararak doğrudan kendisi diğer Forfaiter’larla ilişkiye girebilmektedir.

 

Forfaiting işleminde garanti veren banka fonksiyonunun üstlenen kuruluş da bu tür ticari kağıtların ikincil piyasa girişini genellikle önleme girişiminde bulunmaktadır.

 

Forfaiting’den doğan borcun dolaşıma konu olması sözleşme ya da garanti belgesi üzerine düşülecek el değiştiremez kaydı ile sınırlandırılabilir. El değiştirilebilirliği bu tür kayıt ile sınırlandırılan senetlerin satın alınması, alıcısının ödenmeme durumunda hiç bir telafi edici mekanizmaya başvuramaması nedeniyle çok büyük risk taşımaktadır.

 

 

 

 

     6 - TÜRKİYEDE FORFAITING

 

Ülkemizde, uzun yıllar çağdaş bir finasman tekniği olan Forfaiting’ten çok kısıtlı ölçüde ve zaman zaman bazı dış satımcılarımız, dış kaynaklı uygulamalar çerçevesinde yararlanabilmiştir. Bir örnek vermek gerekirse, bir firmanın (Otomarsan) Mısır’daki bir ithalatçıya 6 ay vadeli olarak ihraç ettiği otobüslerle ilgili olarak bir dış Forfaiter’ın (London Forfaiting Company Ltd.) sağladığı Forfaiting işleminden söz edilebilir.

 

Forfaiting olarak tanımlanan finansman tekniğine ilk yasal kapının Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı karar ile açıldığına inanılmaktadır. Nitekim, Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı Karar ile Başbakanlık Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığının 89-32/1 sayılı Tebliğine ilişkin Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası 1/A sayılı Genelgesi’nde adı açıkça belirtilmemekle birlikte ihracata ilişkin hükümler kapsamında Forfaiting’le ilgili açıklama ve hukuksal düzenleme yer almıştır. Fakat, burada vade bakımından bir sınır getirilmiştir (En çok 180 gün).

 

Buna göre;

 

Vadeleri fiili ihracattan itibaren en çok 180 günle sınırlı olmak ve konvertibl bir döviz cinsi veya Türk Parası üzerine düzenlenmek kaydıyla keşide edilecek poliçeler,

 

n    Senedin ciro edildiği tarihteki iskonto oranı, uluslararası piyasada geçerli faiz oranını aşmamak ve keşideciye rücu edilemeyeceği şartını taşımak kaydıyla yurt dışındaki bankalarca,

n    Yurt dışındaki muteber bir bankanın garantisini veya kabulünü veyahut muhatap lehine verilmiş aval şerhini taşıması kaydıyla yurt içindeki bankalarca veya özel finans kurumlarında,

 

iskonto edilebilecektir. Poliçeler konvertibl bir döviz cinsi üzerinden düzenlendiği takdirde;

 

n    Vadeleri 180 günü aşmayan poliçelerin yurt dışında iskonto ettirilerek bedeli dövizlerin fiili ihracattan itibaren 90 gün içinde alışının yapılması halinde poliçe bedelinden mevzuata uygun giderler düşüldükten sonra kalan tutarın,

n    Vadeleri 90 günü aşmayan poliçelerin yurt içinde iskonto ettirilmesi halinde poliçe bedelinin

 

% 30’u ihracatçının serbest kullanımına bırakılmaktadır.

 

Türk parası üzerinden düzenlenmiş poliçelerin yurt dışında iskonto ettirilerek bedellerinin konvertibl bir döviz cinsi üzerinden tahsili halinde de aynı hükümlerin uygulanacağı kararlaştırılmıştır.

 













Derecelendir
Kaynak sercenyurt Tarafından yazılmış/derlenmiştir.
İçerik İhbarı
Bağlantılar: bilgininefendisi.net

Open Source Document Project AUP&TOS