|
Fransa
Cumhurbaşkanı Sarkozy"nin bu hafta Cezayir"e yaptığı gezi bütün dünyada
olduğu gibi Türkiye"de de yankı buldu. Sarkozy, sekiz bakan ve 150
işadamıyla gittiği Cezayir"de hâlâ, 1,5 milyon masum insanın ölümünden
sorumlu bir ülkenin cumhurbaşkanı sıfatını taşıyordu.
Fransa;
insanlık dışı muameleler ve yüz binlerce masumun öldürülmesinden sonra
terk etmek zorunda kaldığı Cezayir"in zengin petrol ve doğalgaz
yataklarıyla ilgilenmeye devam ediyor. Sarkozy"nin ziyaretinin asıl
sebebi de buydu. Yani bir Afrika ülkesine el uzatmasının, işbirliği
önermesinin altındaki en önemli, belki de tek neden orada bulunan
doğalgaz ve petrol yataklarıydı. Fransa Cumhurbaşkanı, Cezayir"de
yaptığı konuşmalarda çok enteresan sözler söyledi. Mesela sömürgeciliği
çok adaletsiz bularak kınadı ve Cezayirli işadamlarına, ""Sömürge
sistemi tamamen gayri adildi ve cumhuriyetimizin dayandığı özgürlük,
eşitlik ve kardeşlik ilkelerine tamamen zıttı."" dedi. Cezayir"de tam
132 yıl süren sömürge idaresinin de çok adaletsiz olduğunu itiraf etti.
"1962"de 7 yaşında olan bendeniz, bugün bütün kurbanları saygıyla
anıyorum." ifadesini kullanırken, "Ben o zaman 7 yaşındaydım. O işleri
yapmışsa babam yapmış. Benim ne suçum var?" demeye getirdi. Bu
sözlerden Fransa"nın yüzlerce yıl sürdürdüğü sömürgecilikten pişman
olduğu zannedilebilir. Peki Fransa sömürgecilikten pişman ve artık
politikalarını sömürgeciliği tekzip edecek şekilde mi yapıyor? Tabiî ki
hayır! Cezayir"in çok şanslı olduğunu söylemek mümkün. Çünkü Fransızlar
geçmişte yüz binlerce masum insanın ölümüne sebep olmuş olsalar bile
Cezayir"le bugün cumhurbaşkanı düzeyinde ilişki kuruyorlar. Diğer
sömürge ülkeleri hâlâ bu kadar şanslı değil (!) Fransa"nın, geçmişte
sömürgesi olmuş her ülkeye böylesine uygar davrandığı söylenemez. Sarkozy, "adaletsizdi, pişmanız" gibi laflar etse de
Fransa"nın sömürgeciliği hâlâ devam ediyor. Dünyanın en zengin elmas ve
altın madenlerine sahip olan Afrika ülkelerine hiçbir zaman kendi
kaynaklarını kullanma fırsatı vermediler ve vermemeye devam ediyorlar.
Bugün Kara Afrika"nın elmas yataklarının büyük çoğunluğunu hâlâ başta
Fransızlar olmak üzere Avrupa firmaları kullanıyor ve burada yaşayan
Afrikalılara sadece hayatta kalabilecek kadar gelir bırakıyorlar.
Bölgeyle ilgili en taze haberleri alabilmek için Orta Afrika
Cumhuriyeti"nden birkaç gün önce dönen Samanyolu Haber Genel
Koordinatörü Metin Yıkar"ın anlattıklarına kulak verelim.
""Dünyanın en zengin elmas ve altın madenlerine sahip Orta
Afrika Cumhuriyeti"nde kendi kaynaklarını kullanma fırsatını hiç
vermemişler. Bugün bile hâlâ elmas yataklarını başta Fransızlar olmak
üzere Avrupalı firmalar kullanıyor. Oysa Orta Afrikalılar sadece
hayatta kalabilecek kadar yiyecek bulabiliyor. Yarının hesabını hiç
kimse yapamıyor. Hiçbir üretimleri yok. Kibrit kutusu bile
üretemiyorlar. Ölmeyecek kadar yiyecek bulup günlerini geçiriyorlar.
İnsanlar üretmeye değil, istemeye adeta alıştırılmış. Resmi dil
Fransızca. Yerel dilleri okullarda bile öğretmiyorlar. Yönetim
kadrolarına mutlaka Fransa yanlısı ve Fransa"da eğitim görmüşler
getiriliyor. İşler tersine giderse muhalefetten birine para ve güç
desteği verilerek, önce ülkede yıllarca sürecek kargaşa çıkartılıyor,
sonra da işlerine gelen bir tanesine darbe yaptırılarak yönetime tekrar
ortak oluyorlar."
Sarkozy, Cezayir konusu açılınca "Ben o vakit 7 yaşındaydım,
onların suçunu ben niye ödeyeyim?" demeye getiriyor; ama Türkiye"de
yaşayan herkesi babamın değil, dedemin değil, dedemin babasının
döneminde olmuş olaylardan dolayı zanlı olarak anmaktan geri durmuyor.
Cezayir olaylarını tarihçilere bırakıp kurtulmaya çalışırken,
Ruanda"daki 500 bin insanın katledilmesini ve Afrika"da devam eden
sömürgeciliği gündeme bile getirmiyor. Salonlarda konuşurken,
sömürgeciliğin ne kadar adaletsiz bir şey olduğunu söylerken, başında
bulunduğu Fransa Afrika"yı sömürmeye devam ediyor. Diğer sömürgeci ülkelerin olduğu gibi Fransa"nın zenginliğinin
altında da kuşkusuz Afrika"nın zengin hammaddeleri yatıyor. Afrika"nın
zenginliklerini haksız yere alıp, oluşturdukları müreffeh ülkelerine
Afrikalı göçmenlerin gelmesinden de bir hayli rahatsızlar. Sarkozy"nin,
Pinokyo gibi konuştukça burnu uzuyor, haberi yok...
|