Bir zamanlar, büyük bir dağda kartallar yuva yaparlarmış. Bir gün bir deprem olmuş ve yuvalardan birinde bulunan bir yumurta aşağıya düşmüş. Yuvarlana yuvarlana vadide bulunan çiftliğe kadar gelmiş. Bu çiftlik, bir tavuk çiftliğiymiş.
Çiftlikteki tavuklar, bu değişik ve büyük yumurtayı sahiplenmişler. Yaşlı bir tavuk kendi yumurtalarının arasına aldığı bu yumurta üzerinde kuluçkaya yatmış. Bir gün küçük bir kartal doğmuş. Çevresindeki tavukları görmüş ve kendisini bir tavuk zannetmiş. Bütün tavuklar da ona bir tavuk gibi davranmışlar. Ailesini çok seviyormuş. İçinden bazen, "Ben kimim?" sorusu geçiyormuş. Ama o bir tavukmuş. Bunu böyle bilmeliymiş.
Bir gün çiftlikte oyun oynarken, yukarı baktığında, bir grup kartalın özgürce uçtuğunu görmüş. - Aman Allahım, ne güzel uçuyorlar. Ben de onlar gibi uçmayı çok isterdim, demiş. Tavuklar bu düşünceye hep birlikte gülmüşler. - Sen bir tavuksun ve tavuklar uçamazlar, diye alay etmişler. Küçük kartal, artık daha sık gökyüzüne bakıyor ve kartallar gibi uçmak özgür olmak istiyormuş. Ne zaman bu düşüncesinden ailesine, arkadaşlarına bahsetse hep şu cevabı alıyormuş, - Sen bir tavuksun, bırak bu hayalleri.
Zamanla küçük kartal da bu düşüncesini unutmuş. Hayal kurmaktan vazgeçmiş ve hayatını bir tavuk olarak yaşamaya devam etmiş. Ve hayatının sonu geldiğinde bir tavuk olarak ölmüş.
"NE OLDUĞUNU DÜŞÜNÜRSEN O OLURSUN."
Eğer, hayatınızın herhangi bir zamanında, kartal olma hayalini kurarsanız, hayallerinizi takip edin. Tavukların sözlerini değil. !!!
|