| Editor Login | Register | ||
| > Yaşam > Türkiye |
|
|
| SamsuN |
| Samsun"un ilk insanlarinin Gaskalar oldugu mahalli kazilarda bulunan esyalardan anlasilmaktadir. Buraya daha önce gelenlerle birleserek Mert Irmagi agzinda küçük bir kent kurmuslardir. Gaskalar daha sonra Hitit egemenligine girerek yok oldular. Böylece Samsun bir Hitit sehri oldu. Hititler de M.Ö.1200 yillarinda Frigler tarafindan yikilmistir. Bazi eski Yunan kaynaklarinda Samsun ve civarinda Amazon adi verilen savasçi kadinlarin yasadigi ve kendi topraklarina asla yabanci erkek sokmadiklari yazilidir. Amazonlar"in bugünkü Çarsamba ve Terme ovalarinda yasadiklari iddia edilmektedir. Friglerden sonra Dogu Karadeniz kiyi seridinde Kimmerler"in tarih sahnesine çiktigi görülmektedir. Bu bölgeyi ele geçiren Kimmerler Trabzon ve Sinop"u yagmalamislardir. Lidya krali Giges Kimmerleri yendikten sonra Ege"nin denizci kavimlerinden olan Miletliler Amisos"a gelip yerlesmislerdir. Anadolu egemenligi yüzünden Lidya Krali Krezüs ile Pers imparatoru Kurus M.Ö. 546 yilinda Amisos sehrinin güneyinde savastilar. Bu savasta Krezüs"ün yenilerek esir düsmesi üzerine hem Anadolu hem de Amisos sehri Pers hakimiyetine girmistir. Büyük bir sefer hazirligi için Amisos"a gelen Pers imparatoru Darius sehrin yerini begenmeyerek üç kilometre batisindaki Toramantepe"de sehri yeniden kurdurtmustur ki burasi daha sonralari "Kara Samsun" adiyla anilmistir. Bir ara Yunan Krali Perikles tarafindan ele geçirilen Amisos, tekrar Persler tarafindan alinmis ve bu hakimiyeti M.Ö.331 yilina kadar sürmüstür. Büyük Iskender"in Persler"i yenmesi üzerine Amisos sehri Makedonyalilar"in hakimiyetine germistir. Iskender"in ölümünden sonra Pers krali Mitridat M.Ö. 225 yillarinda Amasya, Sinop ve Amisos"u ele geçirerek bu bölgede Pont Kralligi adiyla bir devlet kurmustur. Nitekim Amaya"daki kral mezarlari bu devletin krallarina aittir. M.Ö. 64.yilinda Amisos sehri Roma hakimiyetine girmistir. Roma hakimiyetinde iken Amisos sehrinin ticari önemi artmaya baslamistir. Bu ticare gelisme sehrin zenginlesmesini saglamis ve bir süre sonra da Amisos"ta Hiristiyanlik yayilmistir. Roma imparatorlugu ikiye bölündükten sonra Amisos Dogu Roma (Bizans) Imparatorlugu"nun idaresine geçmistir. Bu dönemde Amisos, piskoposluk merkezi haline getirilmistir.Bizanslilarla Müslüman Araplar arasinda baslayan savaslar Amisos"u da etkilemistir. Nitekim Malatya Emiri Ömer B.Abdullah"i yenen Bizans ordusu burayi geri almis ve sehir Türkler tarafindan fethedilinceye kadar Bizans hakimiyetinde kalmistir. Selçuklularin Anadolu"ya girmesinden sonra Danismentogullari Amisos"a akinlar yaptilarsa da burayi alamadilar. Amisos sehri Anadolu Selçuklu II. Kiliçarslan tarafindan Selçuklu hakimiyetine alindi. Türkler burada "Müslüman Samsun"u kurdular. Bundan sonra Arap kaynaklarinda "Samsun", Bati kaynaklarinda ise "Sampson" adina rastlanmaktadir. Sultan II.Kiliçarslan ülkesini 11 oglu arasinda taksim ettigi zaman (1185) Samsun, Rükneddin Süleyman Sah"in payina düstü. Samsun Selçuklularin hakimiyetinde olmasina ragmen sehrin eski yerlesim yeri olan ve bugün bile "Kara Samsun" veya "Gavur Samsun" diye bilinen kismi daha uzun süre Bizans ve Cenevizliler"in elinde kaldi. Müslüman Samsun"un yaninda hiristiyan meskun oldugu "Kara Samsun"u yaklasik 230 yil gibi uzun bir müddet bagimsiz yasayabilmesi, müsterek menfaat temeline dayanan bir iliski ile mümkün olmustur. Nitekim denizcilik alaninda henüz gelismemis olan Selçuklular, bu konuda hiristiyanlardan istifade ederken, onlarda emniyet içinde Selçuklular"dan aldiklari ticaret esyalarini deniz yoluyla Karadeniz"in diger limanlarina ve Avrupa"ya naklediyorlardi. Istanbul"un 1204 tarihinde Latinler tarafindan alinmasi üzerine Samsun"un hiristiyanlarin elinde kalan bu kisim Iznik Rum Imparatorlugu"na bagli kaldi. Bir ara Trabzon Rum Imparatoru Alexios Kommenos tarafindan kusatildiysa da alinamadi. Kusatmanin basarisiz kalmasinda hiristiyan kesime Selçuklular"in yardim etmesinin de payi büyük oldu. Anadolu Selçuklu Devleti"nin dagilmasindan sonra müslüman Samsun, Ilhanlilar"in eline geçti. Amisos ise öteden beri burada kuvvetli bir tüccar zümresi bulunduran Cenovalilar"in eline geçti. Cenevizliler sehri bir asirdan fazla ellerinde tuttular. Müslüman Samsun ve çevresinde ise bir takim küçük beylikler dogdu. Bu beylikler bazen Candarogullari"na, bazen Eretna Beyligi"ne (Kayseri), bazen de Osmanlilar"a dayanarak varliklarini sürdürdüler. "Canik Beyleri" adiyla bilinen sunlardi: Canik, Ladik ve çevresinde Kubadogullari, Ordu, Giresun tarafindan Emirogullari, Niksar, Terme ve Çarsamba havalisinde Taceddinogullari, Vezirköprü, Havza civarinda Tasanogullari, Bafra ovasinda Bafra Beyligi. Bu beylikler daha sonra Osmanli hakimiyetine girmislerdir. Samsun ve çevresinde Osmanli hakimiyeti Yildirim Beyazid devrinde baslamistir. Kubadogullari"nin elinde bulunan Müslüman Samsun, Yildirim Beyazid tarafindan ele geçirildi (1398). Buranin idaresi, Bulgar krali Sisman"in müslümanligi kabul eden oglu Aleksandr"a (Iskender Pasa) verildi. Ankara Savasi"nda (1402) Yildirim Bayezid"in yenilmesi üzerine Timur"un ordusu bu bölgeyi de yagma ve tahrip etti. Bu tarihten sonra Samsun, bir süre Yildirim"in oglu Emir Süleyman"in, 1419"da da Isfendiyarogullari"nin eline geçti. Kara Samsun olarak bilinen ve Hiristiyanlarin meskun oldugu bati kismi, Sultan Çelebi Mehmed tarafindan alindi (1419). Osmanlilarin sehri almasindan bir kaç yil sonra buradaki Hiristiyanlar, Kara Samsun"u yakarak gemilerle buradan ayrildilar (1425). Müslüman Samsun da yine Çelebi Mehmed tarafindan Isfendiyarogullari"ndan savassiz olarak Osmanli hakimiyetine geçirildi. Böylece Samsun, "Canik Sancagi" adiyla (Sivas) Eyaletine bagli bir sancak olarak Osmanli idare teskilatina dahil edildi. Samsun çevresindeki beylikler ise daha sonra padisahlar tarafindan peyder pey Osmanli idaresine alindi. Osmanli hakimiyetine geçtikten sonra Samsun eski ticari önemini kaybederek küçük bir iskele olarak XIX. yüzyila kadar kaldi. Bu dönemde Samsun iskelesi, Sinop Limani"nin gölgesinde kalarak gelisme imkani bulamadi. XVII. yüzyilin baslarindan itibaren deniz yoluyla gelen Kazaklar"in saldirisina maruz kalan Samsun, bakimsiz haldeki kalenin tamiri ve içine muhafiz tayin edilmesi suretiyle emniyet altina alindi. 1645 yilinda Samsun"a gelen Evliya Çelebi bazi bilgiler vermektedir. Samsun halkinin gemicilik ve kendircilikle ugrastigini söyleyen Evliya Çelebi, Samsun kalesinin deniz kiyisinda tastan yapilmis saglam bir yapi oldugunu belirtmektedir. Samsun"un lezzetli bir suyu olduguna dikkat çeken Çelebi, evlerin kiremitli, bagli bahçeli oldugunu, egitim kurumlarinin ise çok az oldugunu kaydetmektedir. Demir atilabilir nitelikte bir iskeleye sahip olan Samsun"un, yaban üzümü ve nar rengi armut tursusunun meshur oldugunu zikretmektedir. Bunlar fiçilarla Istanbul"a gönderilmektedir. Gemi palamalari için imal edilen kendir ipinin bütün dünyaya yetecek kadar çok oldugunu da söylemektedir. 1701 yilinda burada geçen Tournefort, Samsun"un adini zikretmekte ".......eski Atina kolonisi Amisos"un yerinde kurulmus bir köyü arkamizda biraktik" demekle, Samsun"un bu tarihte henüz gelisme egilimi göstermedigini ortaya koymaktadir. Bununla birlikte bu yüzyilin ilerleyen tarihlerinde Samsun ile Karadeniz"in diger limanlari ve bilhassa Kirim arasinda kayda deger bir deniz ticareti yapilmaya baslanmistir. 1813 - 1814 yillarinda Anadolu"da gezen Ingiliz seyyahi J.Macdonald Kinneir 4 mil genisligindeki bir koyun kenarinda agaçliklar içinde kurulmus olan Samsun"un sirin manzarasindan bahsetmekte, sehrin etrafinin Türkler tarafindan insa edilmis olmasi lazim gelen harap bir sur ile çevrili bulundugunu minareli bes cami, bir hamami ve tüccarlar için büyük bir hanin mevcut oldugunu söylemekte, nüfusunu ise ancak 2 bin olarak bildirmektedir. 1774 Küçük Kaynarca Andlasmasi ile Kirim"in elden çikmasi sonucu Samsun"un ticare önemi de iyice gerilemistir. Ancak XIX. yüzyil ortalarindan itibaren Samsun ve Canik sancagi yeniden gelismeye baslamistir. Tütün ekiminin yayginlasmasi ve buharli gemi isletmesinin Karadeniz"de de baslamasi bu gelismede önemli bir etken olmustur. Sehrin ve sancagin ticari ve ekonomik potansiyeli gelistigi gibi nüfusu da o oranda artmistir. 1869 yangini sehrin hemen tamamini kül haline getirdiyse de zengin bir ticaret sehri olan Samsun kisa zamanda kalkindi. Belediye tarafindan Fransa"dan getirtilen bir mimarin planina göre sehirde birbirini dik olarak kesen fakat umumiyetle zamanimizin ihtiyacina göre dar sokak ve caddeler boyunda bir kismi kargir olmak üzere evler ve umumi binalar yapildi. I.Dünya Savasi yillarinda ticareti felce ugrayan Samsun çok sikinti çekti. 1915 yilinda Rus harp gemileri sehri topa tuttu. Harbin son yillarinda ve mütareke senelerinde Samsun yakinlarinda Pontus çetelerinin faaliyeti dikkat çekmektedir. Mondros Mütarekesi"nden sonra 4 bin kisilik bir Ingiliz Hintli kuvveti Samsun"u isgal etti ki bu kuvvetler Milli Mücadele sirasinda ülkeyi terk etmislerdir. Yapilan kazi ve arastirma sonuçlarina göre çok eski bir yerlesim alani oldugu anlasilan Samsun yöresi, MÖ: VIII. yüzyila kadar Kaskalarin yurdu olan topraklar arasinda yer aliyordu. MÖ: VII. yüzyildan sonra Miletli denizcilerin Karadeniz kiyisinda bazi ticaret kolonileri kurmaya baslamasi ve Anadolu"ya çesitli yönlerden göç dalgalarinin gelmesine bagli olarak bu yöreye de baska halk topluluklari yerlesti. IÖ 6. yüzyilda Persler"in denetim kurmaya çalistigi Samsun yöresi, MÖ: III. yüzyilda Pontus Kralligi"na baglandi. Daha sonra Roma Imparatorlugu"nun egemenligine giren Samsun, XI. yüzyilda Bizans Imparatorlugu’nun yerel yönetim birimlerinden Armeniakon Themasi"nin sinirlari içindeydi. Bu sirada Anadolu"ya dogudan girmeye baslayan Türkmenler XI. yüzyil sonlarina dogru Samsun yöresine kadar yayildilar. Bir süre Bizanslilar ile Anadolu Selçuklulari arasinda el degistiren Samsun, XIII. yüzyilda Komnenos hanedani tarafindan kurulan Trabzon Rum Imparatorlugu"na baglandi. Bazi girisimlerine karsin Anadolu Selçuklulari tarafindan ele geçirilemeyen Samsun yöresi bir süre Ilhanlilarin, Pervaneogullarinin, Eretna Beyligi"nin, Kadi Burhan ed-Din Devleti"nin denetiminde kaldiktan sonra 1398"de Osmanlilarca alindi. Ama Osmanlilar 1402"de Timur"a yenilince Anadolu’nun birçok bölgesi gibi Samsun yöresi de bazi yerel yöneticiler arasinda paylasildi. Bir süre Candarogullari, Kubadogullari ve Taceddinogullari tarafindan yönetilen Samsun ili topraklari 1428"de tümüyle Osmanli Devleti"ne katildi. Kurtulus Savasi"nin baslangicinda Mustafa Kemal"in Samsun"a çikmasi ve Samsun ile Havza"da bazi çalismalar yapmasi ilin yakin tarihinde önemli bir yer tutar. |
|
| Bağlantılar: bilgininefendisi.net |
| Open Source Document Project | AUP&TOS |