Editor Login | Register
Ekle

> Bilgi Rehberi > Biyoloji
Lenf Dolaşımı - Biyoloji - Bilgi Rehberi -
APT II
(Date : 07.07.2008 15:00:28)


Lenf Dolaşımı




Normal 0 21 MicrosoftInternetExplorer4 /* Style Definitions */ table.MsoNormalTable {mso-style-name:"Normal Tablo"; mso-tstyle-rowband-size:0; mso-tstyle-colband-size:0; mso-style-noshow:yes; mso-style-parent:""; mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt; mso-para-margin:0cm; mso-para-margin-bottom:.0001pt; mso-pagination:widow-orphan; font-size:10.0pt; font-family:"Times New Roman";}

Herhangi bir yerimizde bir yara ve­ya iltihabî bir hadise (çıban, böcek sok­ması, çivi batması gibi...) meydana geldi­ğinde o bölgeye en yakın lenf ukdeleri eli­mizin altında hissedilebilecek kadar irileştiği fark edilir. Bu yara veya iltihabî olaylar­dan birisi el ve kolumuzda husule gelirse, koltuk altında; ayaklarımızda, baldır, diz ve uyluğumuzda olursa, kası klanınızda; başı­mızda olursa, ensede; dişimizde ve boğa­zımızda husule gelirse, boynumuzun ön ta­rafı, kulak önü ve kulak arkasındaki lenf ukdeleri dediğimiz ileri karakollar alarma geçerek irileşip elle hissedilebilir hale ge­lirler.

Bunun niçin böyle olduğunu hiç dü­şündük mü acaba? Vücudun atardamar sis­teminden hücreler arası bölüme geçen mâyinin % 90’ı venöz dolaşıma geri emilir; % 10 kadarı ise lenf dolaşımı dediğimiz du­varları tek katlı yassı epitel (edotel) hücre­lerinden yapılmış İncecik damarlar vasıta­sıyla toplanıp dolaşıma katılırlar. Lenf do­laşımı sayesinde sıvı ile beraber, kılcal da­marlar tarafından emilemeyen, büyük mole­küllü proteinlerin de emilebilmesi temin edilmiş olur. Çünkü lenf damar duvarları­nın geçirgenliği daha fazladır. Bu incecik lenf damarları birleşe birleşe lenf damar­larına ulaşan büyük lenf damar duvarlarını yaparlar. Bunlarda lenf akımını temin ede­bilmek için kapakçıklar bulunur. Bu lenf yollan üzerinde aralıklı olarak di­zilmiş lenf ukdeleri dediğimiz karakollar bulunur. 1 mm3te 40.000 hücre ihtiva eden ve kesafeti 1.016-1.023 olan lenf mayii böyle bir ukdeden geçmeksizin kana erişemez. Lenf ukdelerinin vücudun mik­roplara, tümör hücrelerine ve zehirli madde­lere karşı müdafaasında çok ehemmiyetli süzgeç rolleri vardır. Lenf ukdelerinin ileri­sinde vücudun bağışıklık (muafiyet) siste­minde esaslı rol oynayan lenfositler dediği­miz tek hücreli teşekküller çok bol bulu­nurlar. Lenf akımı lenf ukdelerine birden fazla giriş yeri ile girerler ve fakat onları da­ima bir tek kanalla terkederler (Şekil). Hücrelerarası mayiye girmiş olan mikrop­lar kana geçmek için lenf yollarını takip ettiklerinde önüne gelen ilk lenf bezindeki karakol bekçileri olan akyuvarlar tarafın­dan tutulurlar ve yok edilirler. Bu duruma ait bir çalışma Drinker ve arkadaşları tara­fından yapılmıştır. Bu araştırıcılar köpek diz ve kasık lenf ukdelerine mil i metre küp­te 250 milyon mikrop (virulan steptokok-lar) ihtiva eden sıvıyı vermişler, bu bölge­den daha sonra gelen ana lenf yolundan aldıkları numunede hiçbir mikroba rastla-yamamışlardır. Lenf ukdesi bol olan müda­faa organları arasında bademcikler, boğaz adenoidleri, dalak, timus, apandiks zikredi­lebilir.

Atardamarların en uç noktalarına ulaşıldığında kılcal damar ağı ile karşıla­şılır. Bu kılcal damar ağından sonra ise top­lardamar sistemi başlamış olur. Buna göre kılcal damar ağının iki bölümünden söz edi­lebilir. Kılcal damarların uç atardamarlar (arterioller) ile irtibatlı bölümü ve kılcal da­marların uç toplardamarlar (venüller) ile ir­tibatlı bölümü... Dolaşım ile kılcal damarların (kapillerler) arteriol bölümüne gelen ve buradan damar dışına çıkan sıvı ve pro­teinler, kapillerlerin venöz tarafından tama­men geri emilemezler. Eğer bu arta kalan mayii lenf sistemi ile de emilemese idi hücreler arası mayiide protein miktarı artar ve buna bağlı olarak onkotik basınç yükselir­di ve sonucunda ise doku ve hücrelerin beslenmesi bozulurdu. Nitekim meme kanseri ameliyatı sonucu koltuk altı lenf ukdeleri çıkartılan kadınlarda lenf akımının inkitaa uğraması sebebiyle ödem dediğimiz hâl meydana gelir ve o taraf kol şişer.

Lenf ağının her organda buna benzer vazifeleri olduğu düşünülünce bu kılcal dolaşım sisteminin ehemmiyeti çok açık şekilde ortaya çıkar. Bunun yanında bu lenfatik sistemin bazı organlarda, o organın fonksiyonuna yardımcı faaliyetleri de var­dır. Meselâ: ince bağırsakların viltus denen mikroskobik çıkıntıları ki bu sayede ince barsak emme sathı 8-10 misli artaryağı ge­çirici olduklarından vücuda emilen yağın toplamının % 60’ı bu yolla kana karışır

Normalde lenf akımı devamlı ve ay m miktarda değildir. Bir saatteki vasati lenf akımının miktarı 1200 cc. kadardır

Lenf akımına tesir eden faktörleri özetleyecek olursan: a)Doku basıncının art­ması lenf akımını arttırır, b) Nefes alma ve nefes verme ile meydana gelen göğüs içi ba­sıncı da emme-basma tulumba gibi tesir ya­parak lenf akımına yardımcı olur, c) İs­kelet kası faaliyeti ile hem doku basıncı ar­tar, hem de lenf damarları üzerinde masaj etkisi görülür, lenf akımı bu gibi fiziki ek-sersizlerle 3-10 misli artar, d) Diyafragmanın kasılması da büyük karın lenf damarla­rını sıkıştırarak lenf akımını arttırır.

Büyük lenf damarlarının lenf sıvısı­nın tek yönlü akmasında yardımcı kapak­lara sahip olduğu da bilinmektedir. Bazı yerlerde ise bizzat lenf damarlarının bizzat kendileri çeperlerin deki düz adaleler yardı­mı ile ve onların kasılması ile lenf akımını arttırırlar.

Harika bir sanat eseri olan insan vücu­dunda o kadar mükemmel bir sistemle karşılaşıyoruz ki, her an alarma geçebiliyor, çeşitli karakollarla tehlikeleri engelleyebili­yor. Bu müthiş mekanizmanın işleyişi karşısında insanın hayret ve tebriklerini te­sadüflere vermesi veya bu müthiş oluş kar­şısında akılsız şuursuz maddi sebepleri sanatkâr kabul etmesi hiç mümkün olabilir mi?


APT II TIM / CyberSun







Derecelendir
Kaynak http://www.sizinti.com.tr/konular.php?KONUID=1404
İçerik İhbarı
Bağlantılar: bilgininefendisi.net

Open Source Document Project AUP&TOS