Almanya"da Basın
Klasik anlamda, Almanya"da yayınlanan ilk gazete "Aris Relation oder Zeitung"dur. 17. Yüzyıl Almanya birliğini sağlayamadığı için bir Alman kamuoyu oluşmamış. Bu yüzden o dönem Alman basını Fransız ve İngiliz basını kadar gelişmemişti.
1870"lerde Bismarck hükümeti, basının kuvvetini anlayan ve onu susturma yoluna giden bir politika izlenmiştir. Bu politika sonucu birçok gazete kapatılmıştır. 1874 yılında çıkarılan Basın Yasası, basın özgürlüğünü güvence altına almayı amaçlamıştır. Ancak, yasanın 9. paragrafı; bir yayımcının, basılan gazetenin her sayısından bir örneği polise göndermek zorunda olduğunu belirterek, bu amacı baltalamıştır. Böylece, polisin uygun görmediği yayınlara el konulması olanağı verilerek, ön sansür uygulaması öngörülmüştür.
1933 yılında iktidara gelen Hitler "Propaganda ve Halkla İlişkiler" bakanlığını kurarak, sert uygulamalarla, basını, hükümetin emrine sokmuştur.
12 yıl süren Ulusal Sosyalist hükümetin baskıcı yönetiminde konuşulmuş ve yazılmış olanlar, halkın basına olan güvenini sarsmıştır. Almanya"nın yenilgisi, Hitler rejiminin sona ermesi ve işgal devletlerinin Almanya"ya girmesi ile birlikte, Alman basınında yeni bir dönem başlamıştır. İşgal kuvvetleri Almanya"da basına doğru bilgilendirme ve haber verme işlevini tekrar kazandırabilmek için, üç aşamalı bir planı uygulamaya sokmuşlardır. Buna göre, önce tüm sosyal çalışmalar durdurulmuş, sonra askeri gazeteler çıkarılmış, daha sonra işgal kuvvetlerinin kontrolünde Alman gazetelerinin çıkışına izin verilmiştir. Planın üçüncü aşamasıyla birlikte Almanya"da "lisanslı gazeteler" dönemi başlamıştır. İşgal kuvvetlerinin, kendi işgal bölgeleri içinde, Hitler döneminde yayın yapmamış olanlara verdikleri izinlerle oluşturulan, gazeteler aracılığı ile, Ulusal Sosyalistlerin izleri silinmeye çalışılmıştır.
Almanya"da 1845 yılındaki işgalden sonra kurulan izne bağlı yayın sistemi kaldırıldıktan sonra, basın hürriyetinin korunması ve kamuoyunun bilgilendirilmesi sırasında muhtemel olabilecek kötüye kullanmaları önleyebilmek düşüncesiyle, "Basın Konseyi" çalışmaları başlatılmıştır. Alman Basın Konseyi, 1956 yılında Alman Gazeteciler Birliği tarafından süreli yayınların kendi kendini denetlemesi amacı ile kurulmuştur.
Konseyin görev ve yetkileri üç ayrı grupta toplanmaktadır. İlk grupta yer alan görevleri basın hürriyetinin korunmasına ilişkindir. Konsey bu amaçla basında tekelleşmenin önlenmesi ile mücadele ettiği gibi, basını ilgilendiren her yasa tasarısının basın hürriyetine karşı olmaması için çaba gösterir. Konseyin ikinci önemli bir görevi, basının sakıncalı yönleriyle mücadele etmek, basın hürriyetinin kötüye kullanılmasını önlemek ve basın mesleğinin saygınlığını koruma ve daha yükseltmektir. Bu görevin yürütülmesi konusunda pek çok karar verilmiştir. Mesele cinsiyet ve suç konularını kapsayan, yabancı devlet başkanlarını küçük düşürücü, ahlaki ve dini duyguları hiçe sayıcı, kişilerin özel hayatlarını açıklayıcı, Doğu Berlin"den Batı Berlin"e (Federal Almanya ve Demokratik Almanya"nın birleşmesinden önce) kaçma girişimlerinin gizli tutulması yükümlülüğüne uymayan yayınlara karşı yetkilerini kullanmıştır. Basın konseyinin üçüncü görevi ise, basını hükümete, yasama organına ve kamuya karşı temsil etmektir.
|