|
TANZİMAT DÖNEMİNDE YURT DIŞINDA
BASIN (GENÇ OSMANLILAR)
1839 yılında Mustafa Reşit Paşa tarafından ilan edilen Tanzimat Fermanı ile
batılılaşma, batıya yönelme anlamında önemli bir adım atılmış. Devleti
modernleştirme yönünde önemli adımlar atılmak istenmiş ancak bu gayretler
basına çok fazla yansımamıştır.
II. Mahmut döneminde başlatılan basın hareketi, Abdülmecit ve Abdülaziz
dönemlerinde gelişme göstermiş, git gide daha fazla gazete basılarak, bu
gazeteler dönemin siyasi ve sosyal olayları ile ilgilenerek eleştirilere
başlamışlardır.
Böyle bir ortamda 1865 yılında Genç Osmanlılar Cemiyeti kurulmuş ve bu cemiyet
içerisinde olanlar genellikle basının önde gelen isimleri olmuştur.
Gazeteciliği kendilerine meslek olarak seçmiş olan bu kimseler yazılarında
devlet yönetiminin yanlışları üzerinde durmuşlar, hürriyet, meşveret gibi
fikirleri ile gazeteleri aracılığı ile halkı uyandırmayı kendilerine görev
bilmişlerdir.
1864 Matbuat Kanunu’ndan sonra Sadrazam Ali Paşa tarafından 27 Mart 1867
yılında basınla ilgili olarak Ali Kararname yayınlanmış, fikir hayatı, basın
özgürlüğü olabildiğince kısıtlanmaya çalışılmıştır. Bu şartlar altında baskı
ortamının artması üzerine Genç Osmanlılar içerisinden Agah Efendi, Namık Kemal,
Ziya Bey, Ali Suavi gibi isimler yurt dışına kaçmışlar ve eleştirilerine yine
buradan basın aracılığı ile devam etmişlerdir. Bunlar adına ilk olarak Ali
Suavi 1867’de Londra’da Muhbir gazetesini çıkarmıştır.
Muhbir: 31 Ağustos 1867’de Londra’da
yayınlanmıştır. Türkiye dışında yayınlanan ilk Türk gazetesi Muhbir’dir. Niçin
İngiltere’de çıkarılmıştır: o dönemde Fransa’da basın ağır cezalar öngören bir
kanuna tabi olduğundan dolayıdır. 3 Kasım 1868’e kadar 50 sayı kadar çıkan bu
gazete meşveret fikrinin yanısıra millet adına yapılan borçlanmalara, eğitim ve
öğretim sistemindeki gereksinmelere bol bol yer veriyordu. Ali Suavi,
yapısındaki eylemci dinamizmi yazılarına aktarmaktan çekinmiyordu. Eğer
önerdiği meclis fikri hükümetçe kabul edilmezse, halkın bunu zorla alacağını
belirtiyordu.
Ali Suavi’nin başına buyruk bu davranışı grubun diğer üyelerinde tepki yarattı
ve Muhbir’in Genç Osmanlıların sözcüsü olamayacağına karar verildi.
Ulum: Muhbir gazetesini kapattıktan sonra 1869
yılında Londra’dan ayrılan Ali Suavi Paris’e gitmiş ve burada adlı bir gazete
çıkarmıştır. Bu gazetede yazdığı tarih ve kültür konularındaki yazılarıyla
Türkçülük akımına öncülük etmiştir. Türk dilinin Arapça ve Farsça köklerinden
arıtılmasını istemiş, “Lisan-i Osmani” yerine “Lisan-i Türki” teriminin
kullanılmasını istemiştir.
Fransız-Alman savaşı nedeniyle Paris kuşatılınca Ali Suavi gazetesini Lyon2da
yayınlamaya başlamış, I. Meşrutiyetin ilanından sonrada yurda dönmüştür.
Hürriyet: 29 Haziran 1868’de Londra’da önce
Reşat Bey’in sonra Namık Kemal’in yönetiminde Hürriyet gazetesi yayınlandı.
Bunun 64. sayısından sonrasını Ziya Bey yönetmiştir. Muhbir’e göre daha dengeli
ve ilkeli bir yayın yapmıştır. Montesguieu’nün kuvvetler ayrılığı ilkesini
savunuyor, kişisel yönetimlere kararlara karşı çıkıyordu. Meşrutiyetin
kurulmasını, meşveret sisteminin ve basın özgürlüğünün gelmesiyle yönetim
üzerinde bir kontrolün gerçekleşmesini savunuyordu. Batıdan alınacak kurumlarla
İmparatorluğun çöküşünün engellenebileceği görüşündeydiler. Millet veya dinleri
ne olursa olsun insanlar “tek vatan” olan Osmanlı topraklarının tümünü temsil
etmekteydiler.
Bizde belirgin bir amaç için çıkmış ilk fikir gazetesi Hürriyet’tir. Ali
Suavi’nin Ali Paşa’nın katledilmesini teşvik eden bir yazısından dolayı gazete
hakkında dava açılınca, 3 Nisan 1870 tarihinden itibaren Cenevre2de çıkmaya
başlamıştır. Ancak Ziya Bey burada on bir sayı çıkarabilmiş, 100. sayı
basıldıktan sonra gazeteyi kapamıştır.
Yurt dışında bulunan bu Genç Osmanlılar Ali ve Fuat Paşa’yı eleştiriyorlar,
meşrutiyet yönetiminin ilanını istiyorlardı. Bu basının ihtilalci safhası
başlamıştı. Namık Kemal 1869’da, Ziya ve Agah Efendi ise 1871’de Ali Paşa’nın
ölümü üzerine vatana geri döneceklerdir.
|