Editor Login | Register
Ekle

> Bilgi Rehberi > Basın Yayın
Avrupa’da Basının Ortaya Çıkışı - Basın Yayın - Bilgi Rehberi -
APT II
(Date : 03.07.2008 22:41:31)


Avrupa’da Basının Ortaya Çıkışı

AVRUPA’DA BASININ ORTAYA ÇIKIŞI

Yazının ve kağıdın bulunması, matbaanın icadı ile teknik olanaklar açısından kolaylıklar sağlanan basının gerçek anlamda ortaya çıkışı 17. yüzyılda Avrupa’dadır.

Basın denilince aklımıza ilk gelen yayın gazeteler olmaktadır. Ki gazeteyi mümkün kılan matbaa olmuştur. 15. yüzyılda matbaa icat edilip Avrupa’da yayıldıktan sonra gazetelerin basımı için geniş imkanlar ortaya çıkmış bulunuyordu. İlk basit makinelerle basım yapılması, hem çok güçtü, hem de basılan eserler hayli pahalıya mal oluyordu. Bu yüzden basma kitaplarda ve basma haber mektuplarından ancak zenginler faydalanabiliyordu. Bu durum karşısında matbaacılar, haber mektuplarına, bir çok kimselere ilgilendirecek meraklı ve çeşitli haberler koymaya başladılar. Su baskınları, yanardağ patlamaları, deprem ve kuyruklu yıldız gibi doğal olaylar, yangınlar, büyük hırsızlıklar, esrarlı cinayetler gibi olaylar, askeri veya siyasi haberler ile hareketler birarada topluca basılınca bu yayınlar halkın ilgisini çekmiştir.

15. yüzyılın sonlarında, dünyanın bilinmeyen topraklarının keşfe başlanması halkın merakını uyandırmış ve büyük kitleler bu keşiflerle ilgili haberleri aramaya koyulmuşlardır. Posta kolaylıkları sayesinde her türlü haberler, ülkeler arasında daha hızlı yayılma yoluna gitmiştir.

Bu sıralarda Avrupa halkının haber alma merakına kapılmasının diğer bir sebebi de Türklerin kıta içerisine doğru ilerlemeleri idi. Osmanlı orduları, Avrupa’da sürekli olarak toprak kazanıyorlardı. Fethedilen topraklarda Osmanlı İmparatorluğu, bütün askeri ve sivil teşkilatıyla ve her türlü resmi ve dini müesseseleriyle yerleşiyordu. Avrupa halkı kendinden çok üstün bir medeniyete sahip olan Türklerin bu ileri hareketini, büyük bir endişe ve merakla takip ediyor, sınır boylarından her gün yeni haberler bekliyordu.

Hıristiyan dininde girişilen esaslı reform hareketleri de bu dinin çeşitli mezhepleri arasında karşılıklı propagandalara yol açmış ve dini propaganda yapan çeşitli eserler yayınlanmaya başlamıştır.

Avrupa’da sistemli bilim, sanat, kültür çalışmalarının yapılması ve bunların yayınlanması sonucu Avrupa’nın sosyal, kültürel ve ekonomik bünyesinde belirli değişmeler olmuştur. Rönesans hareketi sayesinde, skolastik düşünce yerine akıl, nakilcilik yerine deney, teokrasi yerine laiklik hakim olmuştur.

Descartes, Kepler, Kopernic, Galile, Harvey, Bacon, Hobbes, Locke, Newton, Spinoza, Pascal bir çok eserler vererek insanlığın fikir ve düşünce hayatında ileriye dönük büyük atılımlar yapılmasını sağlamışlardır.

17. yüzyılda sadece Avrupa’ya özgü siyasi koşullarda basının oluşumunu büyük ölçüde etkilemiştir.

Bu yüzyılın başında (1609) Hollanda, İngiltere’den yardım görerek İspanya Kralı Philip’in egemenliğinden kurtulmuş ve bağımsızlığına kavuşarak, krallık halinde yönetilmeye başlanarak bir sömürge devleti haline gelmiştir.

Fransa’da 14. Lois zamanında soylular, İngiltere’nin aksine kralı desteklerinden monarşik idare güçlenmiştir.

Almanya otuzyıl savaşları (1618-1648) nedeniyle küçük devletler halinde bölünmek zorunda kalmıştır. Çünkü II. Ferdinand Katolik olduğundan Alman prenslerini Katolik olmaya zorlamaktaydı. Otuzyıl savaşları bu nedenle önce Almanya’da başlamış, giderek Danimarka, İsveç, Fransa, Hollanda, İspanya bu savaşlara katılmışlardır. Ekonomik koşullar aşırı derecede ağırlaşmış, geçim sıkıntısı çeken ve yarınından emin olmayan insanlar hem kendi ülkelerinde, hem de komşularında cereyan eden olayları öğrenmek ihtiyacını duymaya başlamışlardır. İşte bu siyasal ve ekonomik koşullar Almanya’da gazeteciliğin ortaya çıkmasında ve kökleşmesinde önemli bir etken olmuştur.

Avrupa’da ilk çıkan gazete hakkında bilgi veren “Ganmer” adlı bir İngiliz tarihçisidir. Bu zat 1588 tarihini taşıyan birkaç yapraktan ibaret bir gazete bulmuştur. Bu gazetenin adı “İngiliz Merküri” idi. Bunun manası “Haber Verici”’dir.

Ancak 16. yüzyılda belirli aralıklarla basılmış olan eserlere gazete demeye imkan yoktur; bunlar gazeteye çok benzeyen yayın araçlarıdır. Bugünkü anlamda ilk gazete 1609’da Strasbourg’da haftalık olarak Almanca yayınlanan “Avisa, Relation, eder, Zeiturg”’dır. Johann Carolus tarafından satışa sunulan bu gazete gerek olarak dış politika ve savaşlarla ilgili haberler vermekteydi. Bu haberler herhangi bir ayırım, açıklama veya analize tabi tutulmadan gelişigüzel veriliyordu. Aynı başlığı taşıyan diğer bir gazete yine 1609’da Augsburg, Cnedenck Wurdiye Zeiturg adlı gazete ise 1610’da Köln’de yayınlanmıştır.

Bundan sonra 1619’da Anvers’de “Nieu we Tijdirghe” adlı Hollanda gazetesi çıkmaya başlamıştır.

14 Mayıs 1622’de Londra’da ilk İngiliz gazetesi “The News Fran İtaly and Germany” ve 1631’de Paris’te ilk Fransız gazetesi “ La Gazette” adıyla haftalık yayınlanmış, bunları 1640’da Roma’da yayınlanan ilk İtalyan gazetesi “Gazetta Pulica” izlemiştir.

Siyasi anlamda ilk gazetecilik örneği ise 18. yüzyılda kral-parlamento çekişmesinin yaşandığı İngiltere’de görülmüştür. Edebi gazetecilik de Almanya’da gelişmiştir. Siyasi bir içerik taşıyan gazeteler ilanla beslenmiş, edebi yazılarla süslenmiş, hükümetleri eleştirerek de halkın sevgi ve ilgisini toplamışlardır. Orta sınıfın doğuşu, kahvehanelerin çokluğu gazetelerin satışına yardım etmiştir.

18. yüzyılda özellikle 1789 Fransız İhtilali’nden sonra basın, Avrupa’da bugünkü şeklini almaya başlayacaktır.

19. yüzyıl Batı’da, yasama, yargı ve yürütme kuvvetlerinin birbirinden bağımsız hale getirilerek, insanlara daha adil ve özgürlükçü bir toplum düzeni sağlayacak ortamın hedef alındığı dönemdir. Artık devlet bunlara dayalı olmadıkça modern sayılmıyordu. Bunun gerçek amacı, devleti bireylerin üzerinde yer alan konumundan çıkarıp, bireylerin hizmetine sokmaktı. Bireyin ve bireylerin oluşturduğu kitlelerden istemlermi yansıtacak bir araca gereksinimleri vardı. İşte basın bu görevi üstlenmiş ve bu sebepten “Dördüncü Kuvvet” olarak nitelendirilmiştir.

19. ve 20. yüzyıllarda gerek teknik gelişmeler gerekse yukarıda bahsettiğimiz sosyal ve siyasi gelişmeler basının geniş kitlelere ulaşarak toplumsal bir kurum olarak kamuoyunu yaratmakta ve yönlendirmekte en önemli araç haline gelmesine sebep olmuştur.








Derecelendir
Kaynak msxlabs.org
İçerik İhbarı
Bağlantılar: bilgininefendisi.net

Open Source Document Project AUP&TOS