Editor Login | Register
Ekle

> Yaşam > Türkiye
Aydın Yabacılaşması - Türkiye - Yaşam -
Hardware TIM
(Relased 24.11.2007 14:25:33)


Aydın Yabacılaşması

Aydın yabancılaşması;

Aydın; dış dünyadan ya da yaşadığı hayattan en fazla algılama becerisini geliştirmiş olmakla beraber genelde kaderdaşı olan kalabalığa da bir o kadar uzak. Ve Aydının Türkiye’deki davranışı; genelde güç tekelleriyle işbirliği ya da resmi ideolojiye dayanak noktası teşkil etme kolaycılığında. Kendi keşfettiği mutlu dünyanın mutlu insanlarını yaratmak üzerine dayatmacı: belki bu insanın doğasından gelen bir özellik olmakla beraber kime ne sunduğunu ve kime hangi elbisenin uyacağı üzerine yeterince kafa yormadığından bulduğu reçeteler de sürekli güdük, yarını olmayan ve birbirini izlemeyen görüşler içermekte. Cumhuriyetin kuruluşundan beri topluma, kalabalığın kimliğini beğenmediğinden ya da yeni bir kimliğe sahip olması gerekliliğine inandığından dolayı yeni bir insana evrilme gerekliliğinden bahsetmekte. Bu kimlikle sen bir işe yaramazsın diye başa kakmakta. Aydının kalabalıktan farklı olması doğası gereği olmakla beraber kalabalığın niteliği, özellikleri, endişeleri, duyarlılıkları üzerine yeterince kafa yormadığı ya da yabancılaştığı dolaysıyla kalabalığın çile çekmedeki ve azla yetinmedeki becerisinin ila nihayet devam edeceği gerekçesiyle kalabalığın hayatını kolaylaştıracak ve ortamı yaşanır kılacak çözümler üretmek yerine benini her şeyin üzerinde tutması, kalabalık tarafından dilini anlamasa da bu türlere güvenilemeyeceği gibi bir görüntü oluşturuyor. (Burada aydının özgür olarak düşünmesi, üretmesi akla gelse de  düşündüklerinin, ürettiklerinin de bir amaca bir faydaya yönelik olması gerekir. Yoksa “sanat, sanat için mi sanat toplum için mi” tartışmalarının kulvarına girilir ki, onun da içinden çıkmak zordur. Malum sanatı diğerlerinde olmayan yeteneklere sahip insanların bunu bir amaca göre mi yahut içinden geldiği gibi mi icra  edeceği  tartışılmakla beraber aslında herkes içinden geldiği gibi yapmakta ama icraatının  savunduğu görüşe uygun bazı şifreler içerdiği öne sürülmektedir.) Kalabalığı dönüştürebilecek olması da en büyük hayali ve bu dönüşümde kalabalık için istediklerinden çok kendisi için istedikleri başı çekiyor. Bir tür kendisini ululama ihtiyacı, kendisini dev aynasında görüş.

 

Türk Dil Kurumu"nun eski kültürle bağları koparmak gerekçesiyle yarattığı dil, anlam, kavram anarşisine de alkış tutan ve yeni kelimeleri kullanmayanları küçümseyen de aydın, aradan geçen bunca yıldan sonra Kelimelerle kavga ede ede, bazı kelimeleri aforoz ede ede dilini bir kaç bin kelimeye düşürdüğü, kuşaklar arası okumanın hatta konuşmanın bile imkânsız hale gelmesine rağmen Dildeki yabancılaşmayı başka dilleri duyarsızca kullanan kalabalığa  fatura ederek kızan da aydın. Her iki zamandaki aydınların aynı gruptan olmadıkları akla gelse de tavır olarak kime kızılacağını kimin suçlanacağını bilmek ortak tavır.. Dili sadeleştirme diyerek iletişime dil açısından balta vurulmakla beraber ihtiyaca yönelik kelimeler öneremeyen önerdikleri şeylerin de hiçbir çağrışım yapmamasına karşı kalabalığın bazı yabancı kelimeleri kolaylıkla, yarım yamalak da olsa, eğilim göstermesi de yine kalabalığın bağışlanmaz suçlarından. Etkenlere kızmak başa bela olduğundan edilgenlere kızmak daha kolay..

Aydın aslında kalabalıkla hayatı aynı zorluklarla yaşamıyor. Ekonomik sıkıntı pek azında söz konusu olur. İş hayatı stresi de pek karşılaştığı şeylerden değil. İşe gidiş geliş , bir yere ulaşım güçlüğü, sağlık sorunlarını gidermede zorlanmadığı da muhakkak. İşsizlik gibi şeyler de ancak geçiş dönemlerinde kendisi için tehlike, çocuklarının geleceği endişesi de pek yok o işleri halletmiş.  Bütün derdi kalabalığa sunduğu sihirli reçetelerin neden daha çok kişi tarafından algılanmadığı ve kabullenilmediği. Kalabalığa yabancılaşmış aydının kalabalık için önereceği şeyler de yabancı. Bu durumda aydının imdadına okurları yetişir. Aklını aydına kiraya vermekle yüceltilir okurlar aydın tarafından. Okur derki sizi okumak bir ayrıcalık, aydın da derki evet beni okumak ayrıcalık ama siz de müthiş okursunuz....

 Aydının 100 yıllık bir tarihi varsa ülkede  kalabalığın okur kısmını denek olarak görmekle beraber yeterince sayıda kalabalık tarafından okunmaması, sadece okuyarak öğrenmeye meraklı olanı da hayata ve yaşadığına yabancılaştırması nedeniyle insanlar arasında hep nifak tohumu eken örneklerle dolu bu tarih.

Hayatı ve insanları Televizyondan gördüğü, gazeteden okuduğu ve de içinde yaşadığı kesimdeki insanlardan ibaret zanneden (yayınlanan bir takım anketlerle insanları sayılara indirgemesi nedeniyle) aydının kendi gözüyle iç içe yaşasa belki fark edeceği belki de bir parçası olacağı "öteki" kalabalıklara söyleyeceği şeyler de kendisini öteki durumuna düşürmüştür

 



Hardware TİM Burak







Derecelendir
Kaynak Hardware TIM Tarafından yazılmış/derlenmiştir.
İçerik İhbarı
Bağlantılar: bilgininefendisi.net

Open Source Document Project AUP&TOS