Geçen hafta yayınladığımız “İş dünyasındaki fırtınalar” makalesinde
işe başladıktan sonra karşılaşabileceğiniz bazı durumlardan
bahsetmiştik. Bu yazının konusu ise eleştiri. Her ne kadar “eleştiri”
kelimesi ilk anda olumsuz bir şeyi ya da durumu çağrıştırsa da, iş
dünyasındaki en önemli besin kaynağınızın olacağını unutmayalım.
Eleştiri kapınızı açın, karşınızdakilere bunu hissettirin.
Eleştirilmeyi kendisine verilen önemin göstergesi olarak gören bir
çalışan olmayı seçin.
Aynı şekilde eleştiri yapmak konusunda da yapıcı olun. Bir
arkadaşınız sizi de ilgilendiren bir konuda genel bir sunum yaptı
diyelim. İnsanlar iş yapınca geri bildirim beklerler. Biri onlara
yaptığı işle ilgili yorum yapsın isterler. “Sunumun çok iyiydi” değil,
“pazarlama planının ayrıntılarını çok açık vermişsin, çok beğendim”
deyin. Veya “Konuya çok hakim görünüyordun” gibi doğrudan iyi
bulduğunuz noktayı vurgulayın.
Henüz çok yeni olduğunuz işyerinde ise, geribildirimi elbette
ekipteki diğer arkadaşlarınızdan bekleyin. Henüz fikir yürütme
aşamasına gelmediğiniz bir konuda eleştiri ve yorum yapmanız itici
olabilir. Bildiğiniz konularda bildiğinizi, düşündüğünüzü söylemek
yerine susmayı tercih edin demiyoruz. Bildiklerinizi bir şekilde
göstermek zorundasınız ki fark edilesiniz. Ama aynı zamanda
alçakgönüllü ve saygılı olmalısınız ki saygı göresiniz. Çok karışık,
çok zor gibi görünüyor değil mi? Aslında değil. Görgü kurallarına göre,
daha iyi bilenlerin yanında bilgelik taslanmaz. Fikir sahibi olunan
konularda ise bilgi paylaşmak yanlış olmaz.
Kaynak:
İşteiş Yeni Mezunun İş Rehberi, 2007.
|