| Editor Login | Register | ||
| > Bilgi Rehberi > Felsefe |
|
|
| Mantığın Konusu |
|
Mantığın Konusu:Mantık,doğru düşünmenin bilimidir.Düşünme,Beynin bir işlevidir.Karmaşık ve çok yönlü bir olgudur.Bu nedenle fizyolojiden psikolojiye kadar bir dizi bilimin de konusudur. Akıl Yürütme:Çeşitli yargılardan sonuç çıkarma işlemidir.bir yargı taşıyan cümleler önerme bu önermelerden hareket ederek yeni bir yargıya varma işlemi çıkarım ya da akıl yürütme adını alır.Çıkarımların doğruluğu,mantık doğruluğu adını alır.Örneğin: "Tüm insanlar ölümlüdür,Sokrat insandır, O halde sokrat da bir ölümlüdür." Mantığın Tarihçesi:İlk mantık çalışmaları,Elea okulu düşünürleri ve sofisler tarafından yapılmıştır.Bu çalışmalar sonucu elde edilen bilgileri toplayan,sistemleştiren ve mantığı bağımsız bir disiplin haline getiren düşünür,Aristo’dur.(M.Ö.384-322).Aristo bu bilime yunanca "alet"anlamına gelen "organon"adını vermiştir.6 kitaptan oluşur:1)Kategoriler2)Önermeler3)1.Antikler4)ll.An tikler5)Topikler6)Sofistik kanıtlar.Aristo mantığa biçimsel ya da genel mantık adı vermiştir. Kavram:Bir objenin zihindeki tasarımıdır.kavramlar düşünmemizin en basit birimidir. Terim:Kavramın dille ifadesi terim adını alır. Aralarındaki Fark:Kavram,bir objenin zihindeki tasarımıdır ve zihnimizde düşünülmüş herhangi bir şeye işaret eder.Terim ise,Dildeki tüm sözcükler gibi bir semboldür ve kavramı dile getirmek üzere kullanılır. Kavram Çeşitleri: Tek Tek ele alınışına göre kavramlar: Tümel kavram,tikel kavram,tekil kavram,karmaşık kavram,yalınç kavram,pozitif,negatif kavram somut,soyut kavram,kollektif kavram,distribütüf kavram. Birbirleriyle olan ilişkilerine göre kavramlar: Özlük kavram,ilintilik kavram. Kavramlar Arası ilişkiler: Eşitlik ilişkisi:Her insan düşünendir,Her düşünen insandır Ayrıklık ilişkisi:Hiçbir çiçek taş değildir,hiçbir taş çiçek değildir. Tam girişimlik:Bazı çiçekler güldür,Bütün güller çiçektir Eksik girişimlik:Bazı ağaçlar çiçeklidir,bazı çiçekler ağaçtır. Özgülük:Sadece bir türe ait olan öz.o türün özgülüğüdür.Ör:Konuşmak sadece insana özgü bir öz. olduğundan,insan türünün özgülüğüdür. İlinti:Çeşitli Türlere Ait Olan Ortak öz.ilinti adını alır.Ör.uyku hem insan hem hayvan türlerine ait bir öz.olduğundan insan türünün ilintisidir. Önerme:……………………………………. ……………… Önerme Çeşitleri:Olumlu,olumsuz,basit,bileşik,yalın,zorun lu, mümkün,koşollu,bağlantı,nedenli,ekli,özgülü,çıkarm alıkarşılaştırmalı,sınırlandırıcı önermelerdir. Olumlu önerme:Yüklemde bildirilenin öznede bulunduğunu ifade eden önermelerdir.Ör."Tahta siyahtır"önermesi tahtada siyahlık niteliğinin varlığını gösterdiği için olumludur Kategori: Felsefe | Yorum Yok » PisagorSalı, 06 Kasım 2007PİSAGOR Yunan felsefeci(Yaklaşık M.Ö. 580 - M.Ö. 500) Doğum yeri olan Samos(Sisam) Adası’ndan M.Ö.529′da Güney İtalya’ya, Crotono’ya göç etti. Güney İtalya bu devirde bir Yunan kolonisiydi ve buraya yerleşenlerce Magna Graecia(Büyük Yunanistan) adıyla anılıyordu. Protona da bu yörenin zengin liman kentlerinden biriydi. Pisagor işte burada biraz kişisel çekiciliği, biraz kendisinde var olduğunu iddia ettiği kehanet gücü ve biraz da etrafında oluşturmayı başardığı gizemci havayla kentin zengin ve soylu delikanlarından 300 kadarını bir çatı altında topladı ve bir gizli örgüt, okul ya da mezhep kurdu. Pisagor, öğrencilerini iki bölüme ayırıyordu: Dinleyiciler ve Matematikçiler. Örgüte dinleyicilikle başlanıyor ve belirli bir deneme süresinden sonra başarılı olunursa matematikçiliğe geçiliyordu. Pisagorculuk; evrende herşeyin bir sayıya bağlı olduğunu öne sürer. % rengin, 6 soğuğun, 7 sağlığın, 8 aşkın nedenidir. Pisagor’un öğretisinde; düzgün geometrik şekiller de önem taşır. Örneğin Pisagor yeryüzünün düzgün altı yüzlüden, ateşin piramitten, havanın düzgün sekizyüzlüden, suyun yirmiyüzlüden yaratıldığına inanır. Pisagorcuların sayılara ve şekillere verdikleri gizemci anlamlar bu kişilerin sayıları ve geometrik şekilleri yakından incelemesine de neden oldu doğal olarak. Bunlar arasında en önemlileri Pisagor Teoremi ile İrrasyonel Sayının bulunmasıdır. Pisagor, müzikle de uğraştı. Telin kısaltılmasıyla çıkardığı sesin inceldiğini keşfetti. İki telden birinin uzunluğu diğerinin iki katı ise, kısa telin çıkardığı ses, uzun telin çıkardığı sesin bir oktav üstündeydi. Eğer tellerin uzunluklarının oranı 3′ün 2′ye oranı gibiyse, iki telin çıkardığı sesler beşli aralıklı idi. Bu nedenle örneğin bağlamada parmağımızı tellerden birinin ortasına bastığımız zaman, teli titreştirirsek çıkacak olan ses, tel boş titreşirken çıkacak sesin bir oktav üstünde olacaktır. Benzer şekilde eğer parmağımız teli uzunluk 2/3 oranında bölen noktadaysa, telin boş durumuna oranla bir beşli aralık yukarda ses çıkacaktır. Sayılarla müzik arasında bu ilişkiyi keşfeden Pisagor, epey keyiflenmiş olsa gerekir… Pisagor; sabah yıldızı ile akşam yıldızının aynı yıldız olduğunu anlayan ilk Yunanlıdır. Kendisinden sonra bu yıldız uzun süre Afrodit ile anıldı. Bugün bunun Venüs Gezegeni olduğunu bilyoruz. Pisagor, gerek dayandığı öğrenci kitlesi gerekse öğretisinin içerdiği temel öğeler bakımından soylulara yatkın bir felsefeciydi. Pisagor’un ölümünden 10 yıl kadar önce, Güney İtalya’da demokratların egemenlik kurmasıyla Pisagorculuk ve Pisagorculuk yaygın bir şekilde kovuşturmaya uğradı. Pisagor’un kendisi de Crotona’dan sürüldü. Pisagorculuk da felsefecinin ölümünden sonra yalnızca yüzyıl kadar daha yaşadı ve tarih sahnesinden silindi gitt. Ancak Pisagor’un öğretisi ve fikirleri çağımıza kadar felsefe dünyasını etkiledi: Bir söylentiye göre "felsefeci" sözcüğünü üreten de O’dur… |
|
| Bağlantılar: bilgininefendisi.net |
| Open Source Document Project | AUP&TOS |