Editor Login | Register
Ekle

> Bilgi Rehberi > Felsefe
Mantığın Konusu - Felsefe - Bilgi Rehberi -
APT II
(Date : 30.06.2008 12:17:06)
%-10


Mantığın Konusu

Mantığın Konusu:Mantık,doğru düşünmenin

bilimidir.Düşünme,Beynin bir işlevidir.Karmaşık ve çok

yönlü bir olgudur.Bu nedenle fizyolojiden psikolojiye

kadar bir dizi bilimin de konusudur.

Akıl Yürütme:Çeşitli yargılardan sonuç çıkarma

işlemidir.bir yargı taşıyan cümleler önerme bu

önermelerden hareket ederek yeni bir yargıya varma

işlemi çıkarım ya da akıl yürütme adını

alır.Çıkarımların doğruluğu,mantık doğruluğu adını

alır.Örneğin: "Tüm insanlar ölümlüdür,Sokrat insandır,

O halde sokrat da bir ölümlüdür."

Mantığın Tarihçesi:İlk mantık çalışmaları,Elea okulu

düşünürleri ve sofisler tarafından yapılmıştır.Bu

çalışmalar sonucu elde edilen bilgileri

toplayan,sistemleştiren ve mantığı bağımsız bir

disiplin haline getiren

düşünür,Aristo’dur.(M.Ö.384-322).Aristo bu bilime

yunanca "alet"anlamına gelen "organon"adını

vermiştir.6 kitaptan

oluşur:1)Kategoriler2)Önermeler3)1.Antikler4)ll.An tikler5)Topikler6)Sofistik

kanıtlar.Aristo mantığa biçimsel ya da genel mantık

adı vermiştir.

Kavram:Bir objenin zihindeki tasarımıdır.kavramlar

düşünmemizin en basit birimidir.

Terim:Kavramın dille ifadesi terim adını alır.

Aralarındaki Fark:Kavram,bir objenin zihindeki

tasarımıdır ve zihnimizde düşünülmüş herhangi bir şeye

işaret eder.Terim ise,Dildeki tüm sözcükler gibi bir

semboldür ve kavramı dile getirmek üzere kullanılır.

Kavram Çeşitleri:

Tek Tek ele alınışına göre kavramlar:

Tümel kavram,tikel kavram,tekil kavram,karmaşık

kavram,yalınç kavram,pozitif,negatif kavram

somut,soyut kavram,kollektif kavram,distribütüf

kavram.

Birbirleriyle olan ilişkilerine göre kavramlar:

Özlük kavram,ilintilik kavram.

Kavramlar Arası ilişkiler:

Eşitlik ilişkisi:Her insan düşünendir,Her düşünen

insandır

Ayrıklık ilişkisi:Hiçbir çiçek taş değildir,hiçbir taş

çiçek değildir.

Tam girişimlik:Bazı çiçekler güldür,Bütün güller

çiçektir

Eksik girişimlik:Bazı ağaçlar çiçeklidir,bazı çiçekler

ağaçtır.

Özgülük:Sadece bir türe ait olan öz.o türün

özgülüğüdür.Ör:Konuşmak sadece insana özgü bir öz.

olduğundan,insan türünün özgülüğüdür.

İlinti:Çeşitli Türlere Ait Olan Ortak öz.ilinti adını

alır.Ör.uyku hem insan hem hayvan türlerine ait bir

öz.olduğundan insan türünün ilintisidir.

Önerme:……………………………………. ………………

Önerme

Çeşitleri:Olumlu,olumsuz,basit,bileşik,yalın,zorun lu,

mümkün,koşollu,bağlantı,nedenli,ekli,özgülü,çıkarm alıkarşılaştırmalı,sınırlandırıcı

önermelerdir.

Olumlu önerme:Yüklemde bildirilenin öznede bulunduğunu

ifade eden önermelerdir.Ör."Tahta siyahtır"önermesi

tahtada siyahlık niteliğinin varlığını gösterdiği için olumludur

Kategori: Felsefe | Yorum Yok »

PisagorSalı, 06 Kasım 2007

PİSAGOR Yunan felsefeci(Yaklaşık M.Ö. 580 - M.Ö. 500) Doğum yeri olan Samos(Sisam) Adası’ndan M.Ö.529′da Güney İtalya’ya, Crotono’ya göç etti. Güney İtalya bu devirde bir Yunan kolonisiydi ve buraya yerleşenlerce Magna Graecia(Büyük Yunanistan) adıyla anılıyordu. Protona da bu yörenin zengin liman kentlerinden biriydi. Pisagor işte burada biraz kişisel çekiciliği, biraz kendisinde var olduğunu iddia ettiği kehanet gücü ve biraz da etrafında oluşturmayı başardığı gizemci havayla kentin zengin ve soylu delikanlarından 300 kadarını bir çatı altında topladı ve bir gizli örgüt, okul ya da mezhep kurdu. Pisagor, öğrencilerini iki bölüme ayırıyordu: Dinleyiciler ve Matematikçiler. Örgüte dinleyicilikle başlanıyor ve belirli bir deneme süresinden sonra başarılı olunursa matematikçiliğe geçiliyordu.

Pisagorculuk; evrende herşeyin bir sayıya bağlı olduğunu öne sürer. % rengin, 6 soğuğun, 7 sağlığın, 8 aşkın nedenidir. Pisagor’un öğretisinde; düzgün geometrik şekiller de önem taşır. Örneğin Pisagor yeryüzünün düzgün altı yüzlüden, ateşin piramitten, havanın düzgün sekizyüzlüden, suyun yirmiyüzlüden yaratıldığına inanır.

Pisagorcuların sayılara ve şekillere verdikleri gizemci anlamlar bu kişilerin sayıları ve geometrik şekilleri yakından incelemesine de neden oldu doğal olarak. Bunlar arasında en önemlileri Pisagor Teoremi ile İrrasyonel Sayının bulunmasıdır.

Pisagor, müzikle de uğraştı. Telin kısaltılmasıyla çıkardığı sesin inceldiğini keşfetti. İki telden birinin uzunluğu diğerinin iki katı ise, kısa telin çıkardığı ses, uzun telin çıkardığı sesin bir oktav üstündeydi. Eğer tellerin uzunluklarının oranı 3′ün 2′ye oranı gibiyse, iki telin çıkardığı sesler beşli aralıklı idi. Bu nedenle örneğin bağlamada parmağımızı tellerden birinin ortasına bastığımız zaman, teli titreştirirsek çıkacak olan ses, tel boş titreşirken çıkacak sesin bir oktav üstünde olacaktır. Benzer şekilde eğer parmağımız teli uzunluk 2/3 oranında bölen noktadaysa, telin boş durumuna oranla bir beşli aralık yukarda ses çıkacaktır.

Sayılarla müzik arasında bu ilişkiyi keşfeden Pisagor, epey keyiflenmiş olsa gerekir…

Pisagor; sabah yıldızı ile akşam yıldızının aynı yıldız olduğunu anlayan ilk Yunanlıdır. Kendisinden sonra bu yıldız uzun süre Afrodit ile anıldı. Bugün bunun Venüs Gezegeni olduğunu bilyoruz. Pisagor, gerek dayandığı öğrenci kitlesi gerekse öğretisinin içerdiği temel öğeler bakımından soylulara yatkın bir felsefeciydi. Pisagor’un ölümünden 10 yıl kadar önce, Güney İtalya’da demokratların egemenlik kurmasıyla Pisagorculuk ve Pisagorculuk yaygın bir şekilde kovuşturmaya uğradı. Pisagor’un kendisi de Crotona’dan sürüldü. Pisagorculuk da felsefecinin ölümünden sonra yalnızca yüzyıl kadar daha yaşadı ve tarih sahnesinden silindi gitt. Ancak Pisagor’un öğretisi ve fikirleri çağımıza kadar felsefe dünyasını etkiledi: Bir söylentiye göre "felsefeci" sözcüğünü üreten de O’dur…




Derecelendir
Kaynak www.1bilgi.com
İçerik İhbarı
Bağlantılar: bilgininefendisi.net

Open Source Document Project AUP&TOS