Toplam fiziki ürünün maksimum olduğu noktada marjinal
fiziki ürün sıfırdır.
· Denge fiyatı 70 TL iken herhangi bir malı 135 TL"den almaya razı olan bir
tüketicinin sağlayacağı tüketici rantı 65 TL"dir. 135-70=65
· Herhangi bir malın talep miktarı arttığında, arzında da aynı miktarda bir
azalış meydana gelirse piyasa fiyatı yükselir.
· Bir piyasada herhangi bir malın talebinin arzından fazla olması durumunda
ortaya çıkan talep fazlasının, fiyatları enflasyonist baskı yaratacak ölçüde
artırmasını önlemek amacıyla devletin ekonomiye müdahale ederek söz konusu
malın fiyatını yasalarla sınırlamasına tavan fiyat uygulaması denir.
· Tam rekabet piyasasındaki bir firmanın toplam gelirinin toplam maliyetine
eşit olduğu durumda firma başabaş noktasındadır.
· Tekel piyasasındaki bir firmanın ürettiği mallara ilişkin fiyat
farklılaştırması yapabilmesi için gerekli koşullar: Piyasayı alt piyasalara
ayırırken önemli bir marjinal maliyetin çıkmaması. Firmaların en azından ilgili
malı görünüşte değiştirerek farklı yerlerde farklı fiyattan satması. İlgili
malın piyasanın her bölümünde farklı talep esnekliklerine sahip olması. Malın
satıldığı piyasanın bölümlü olması.
· Pareto optimalitesi koşulunun sağlanabilmesi için tam rekabet piyasa türünün
geçerli olması gerekir.
· Toplam fiziki ürün miktarı 1260 birim, kullanılan değişken girdi miktarı 30
birim ise ortalama fiziki ürün 42 dir. 1260/30=42
· Üretim için sadece iki girdinin kullanıldığı ve bu iki girdinin de değişken
olduğu durumda, aynı toplam ürün miktarını sağlamaya imkan verecek girdi
bileşimlerinin geometrik yerlerini birleştiren eğrilere eş ürün eğrisi denir.
· Fiyatı 750 TL olan bir mal, bir günde 60 birim talep edilirken, fiyatı 650
TL"ye düştüğünde talep edilen miktar 70 birime yükseliyorsa talebin fiyat
esnekliği 1,25 tir.
· Engel yasasında tüketicilerin geliri arttıkça:
Giyim harcamaları gelirle aynı oranda artar. Gıda harcamalarının toplam harcama
içindeki oranı azalır. Kültürel harcamalar gelir artışından daha hızlı artar.
Barınma harcamaları gelirle aynı oranda artar. Sağlık ve likse yönelik
harcamalar gelir artışından daha hızlı artar.
· İlgili malın fiyatındaki değişme, arz edilen miktarı kesinlikle
etkilemiyorsa, arz esnekliği sıfırdır. e=0
· Belli bir dönemde, bir ülke vatandaşlarının sahip oldukları üretim faktörleri
kullanılarak üretilmiş bütün nihai mal ve hizmetlerin piyasa fiyatları ile
hesaplanmış değerine gayri safi milli hasıla denir.
· 1987"nin sabit fiyatlarıyla gayri safi milli hasıla(GSMH) 1997"de 300 trilyon
TL, 1998"de 324 trilyon TL ise, 1998 yılı ekonomik büyüme hızı %8 dir.
(324-300)/300=8
· Bireylerin tüketim harcamalarını etkileyen faktörler: Reel faiz oranları,
Harcanabilir gelir, Hanehalkı yaş ortalaması, Gelecekte beklenen gelir
· Marjinal tüketim eğilimi 0,70 olan bir ekonomide marjinal tasarruf rğilimi
0,30 dur. Marjinal tasarruf eğilimi=1-marjinal tüketim eğilimi
· Otonom tüketim 12 katrilyon TL, otonom yatırım 9 katrilyon TL, marjinal
tüketim eğilimi 0,8 ise bu ekonomideki milli gelir denge düzeyi 105 katrilyon
TL"dir. Y=(12+0,8.Y)+9
· Dış ticaretin varolduğu bir ekonomide dış ticaret çarpanı 1:(marjinal
tasarruf eğilimi+marjinal ithalat eğilimi)
· Mal olarak ele alındığında hemen hemen hiç değeri olmayan , ancak üzerinde
yazılı miktar kadar bir değer taşıyan paraya itibari para denir.
· Ani mevduat çıkışlarını karşılamak ve karlı yatırım fırsatlarını
değerlendirebilmek amacıyla bir emniyet unsuru olarak bankaların ellerinde
tuttukları rezervlere serbest rezervler denir.
· Talep enflasyonuna yol açan nedenler: Kamu harcamalarının artması, Dış
ülkelerde reel gelirin artması, Para arzının artması, Dış ülkelerin fiyatlar
genel düzeyinin yükselmesi
· Ekonomide fiyat artışları yanında üretimin azalmasına stagflasyon denir.
· Fonksiyonel gelir dağılımına göre, girişimcinin üretim faaliyetleri sonucu
elde ettiği gelir kardır.
· Gelecekteki bir tarihte teslim için bugünden satın alınan veya satılan işlem
için öngörülen döviz kuru Forward döviz kuru denir.
· Eş anlı konjonktür göstergeleri: Sanayi üretim endeksi, Tarım dışı
sektörlerde ödenen ücretler, İmalat ve ticaret sektörlerindeki satış hacmi,
Kişisel gelir.
· Keynesyen teoriye göre ekonomik konjonktürün itici gücü gelecekteki satışlara
ve kara ilişkin bekleyişlerdir.
· İşgücündeki 15 birimlik artış hasılada 60 birimlik bir artışa yol açıyorsa
emeğin marjinal verimi 4 tür. 60/15=4
· Bir ekonomide kısa dönemde geçici olarak meydana gelen şokların uzun dönem
dengesini bozması, ancak durum yeniden normale döndüğünde ekonominin eski uzun
dönem dengesine dönememesine Hysteresis hipotezi denir.
· İki ayrı üreticinin eşürün eğrilerinin birbirlerine teğet oldukları noktaları
birleştiren eğriye etkin üretim eğrisi denir.
· Reel ekonomik dalgalanmalar teorisini savunan iktisatçılara göre, ekonomide
yaşanan şokların kaynağı teknolojik değişmelerdir.
· Akım değişkenleri: Tüketim, Yatırım, İhracat, Üretim.
Para arzı akım değişkeni değildir.
· 1998 yılında nominal GSMH 16 katrilyon TL, Fiyat endeksi 125 ise 1998 yılı
reel GSMH değeri 12,8 katrilyon TL dir. Reel GSMH=Nominal GSMH*100/Fiyat
ekdeksi=16*100/125=12,8
· Bir ekonominin belirli bir dönemindeki başarısının ölçülmesinde kullanılan
temel kıstaslar: Enflasyon oranı, Büyüme hızı, İşsizlik oranı.
· Otonom yatırım kararını etkileyen etmenler: Reel faiz oranı, Sermayenin
marjinal etkinliği, Alternatif yatırım türlerinin getirileri, Amortisman
yatırımlarına duyulan ihtiyaç
· Milli gelir 800 trilyon TL, Otonom ithalat 250 trilyon TL, Marjinal ithalat
eğilimi 0,65 ise toplam ithalat 770 trilyon TLdir. M=250+0,65*800=770
· Bir ekonomideki bazı bireylerin planlanan tasarrufları artırma girişimlerinin
ve daha fazla tasarruf yapma arzularının milli geliri ve dolayısıyla cari
toplam tasarrufları aşağıya çekme olgusuna tasarruf paradoksu denir.
· Toplam arz eğrisini kaydıran fiyat dışı etmenler: verimlilikteki değişmeler,
girdi fiyatlarındaki değişmeler, kamu düzenlemeleri, kurumlar vergisi ve
sübvansiyonlar
· Paranın, mal ve hizmetlerin satın alınmasında kullanılmak üzere satın alma
gücünü elde tutma olanağı sağlaması para fonksiyonlarından değer biriktirme
aracı olmayı ifade eder.
· LM nin keynesyen bölgesinde (yatay) milli geliri arttırabilmek için maliye
politikası daha etkin olacaktır.
· Vergilerin dahil edilmediği bir ekonomiye ait IS-LM modelinde, devletin kamu
harcamalarını menkul kıymet piyasasında tahvil satarak karşılaması durumunda ,
artan tahvil arzı sonucu tahvil fiyatlarının düşmesi ve faiz oranlarının
yükselmesi dolayısıyla yatırımların bir miktar azalmasına dışlama etkisi denir.
· Maliyet enflasyonuna yol açan faktörler: parasal ücretlerdeki artış, hammadde
fiyatlarındaki artış.
· Hedeflenen reel ücret 500bin TL/saat, beklenen fiyat düzeyi %60 ve
gerçekleşen fiyat düzeyi %80 iken reel ücret düzeyi 375000 TL/saattir. Nominal
ücret=hedeflenen reel ücret*beklenen fiyat düzeyi
Reel ücret=hedeflenen reel ücret*beklenen fiyat düzeyi/gerçekleşen fiyat
düzeyi=500000*60/80=375000
· Eşdeğer üretim faktörlerine, üretime aynı katkıyı yapmalarına karşın farklı
ödeme yapılmasına ekonomik ayırım denir.
· Cari hesap açığı+net sermaye girişi=0 eşitliği bir ülkenin ödemeler
bilançosunun her durumda dengede olduğunu gösterir.
· Monetarist konjonktür teorisine göre, ekonomik dalgalanmalara neden olan
temel faktör para arzındaki dalgalanmalardır.
· Solow büyüme modeline göre, durağan durumda işçi başına sermayedeki ve
hasıladaki değişme oranı sıfıra eşittir.
· Ekonomik büyüme kaynakları: İşgücündeki artış, sermaye birikimindeki artış,
teknolojik gelişmeler ekonomik büyümenin kaynakları arasında yer alır.
· Tam istihdamda talep edilen mal ve hizmet miktarının ekonominin tam istihdam
kapasitesini aşmasına enflasyonist açık denir.
|