|
Faktör piyasası üretim faktörlerinin alınıp satıldığı piyasadır. Faktör
talebi bir türev taleptir ve üretiminde bu faktörlerin kullanıldı¤ı malın
talebiyle doğrudan ilişkilidir. Faktör talebini, talep edilen mal miktarı,
faktörlerin verimliliği ve diğer faktör fiyatları etkiler.
• Bir firma marjinal ürün geliri, marjinal faktör maliyetine eşit oluncaya
kadar faktör istihdam eder. Marjinal ürün geliri, ek bir faktörün istihdam
edilmesi sonucu ortaya çıkan gelir artışıdır. Marjinal faktör maliyeti ise ek
bir birim faktör kullanmanın maliyetidir. Marjinal ürün geliri aynı zamanda
firmanın faktör talep eğrisidir.
• Faktör arzı ile ilgili kararlar faktör sahiplerince verilir. Bu nedenle
geriye dönük faktör arz eğrisi ortaya çıkabilir. Yani faktör arz eğrisi, düşük
faktör fiyatlarında pozitif eğime sahipken, yüksek faktör fiyatlarında negatif
eğime sahip olabilir. Faktör gelirlerinin nasıl belirlendiğini ve neden
farklılaştığını açıklayabilmek
• Faktör gelirleri ücret, faiz, rant ve kârdan oluşur. Ücretler nominal ve reel
ücretler olmak üzere ikiye ayrılır. Nominal ücretler, ücretlerin parasal
değerini; reel ücretler ise ücretin satın alma gücünü gösterir. İktisatçılar
faizi de nominal ve reel faiz olarak ikiye ayırırlar. Reel faiz beklenen
enflasyon oranına göre düzeltilmiş faiz oranı iken, nominal faiz oranı piyasada
geçerli olan oranı gösterir. İktisatçılar ekonomik rant kavramını
geliştirmişlerdir. Bu kavram kira kavramından farklıdır. Kâr ise bir işletmenin
toplam gelirlerinden ücret, faiz ve rant ödendikten sonra kalan artığı temsil
eder, kâr girişimcinin üretimi organize etmesi ve belli bir risk üstlenmesinin
karşılığını oluşturur.
Kamusal Mallar ve Dışsallıklar
• Toplumun tüm üyelerinin herhangi bir bedel ödemeden tüketebileceği ve bir
kişinin tüketiminin bir başkasının tüketimine engel teşkil etmediği mallar
kamusal mallardır. Bu mallar toplumda ödeme yapan ya da yapmayan tüm toplum
üyelerine fayda sağlar. Ödeme yapmayanlar bu faydayı elde etmekten mahrum bırakılmadığı
için kamusal mallarda bedavacılık sorunu ile karşılaşılır.
• Kamusal malların varlığı fiyat sistemi için sorun yaratır ve piyasa
başarısızlığına neden olur. Bu yüzden, kamusal malların üretiminde devletin
bizzat üretimi üstlenmesi alternatifi ya da piyasaya devlet müdahalesi gündeme
gelir.
• Kamusal malların çıktı düzeyi tüm bireysel taleplerin dikey toplamları ile
elde edilen marjinal sosyal fayda eğrisi ile marjinal maliyet eğrisinin
kesiştiği noktada belirlenir. Bedavacılık sorunu yüzünden kamusal malların
üretiminde özel kesim etkin çıktı düzeyinde üretim yapamaz. Dolayısıyla,
kamusal mallar devlet tarafından üretilir ve genelde vergilerle finanse edilir.
Dışsallık kavramını ve özelliklerini tanımlayarak dışsallık türlerini
içselleştirme yöntemlerini açıklayabilmek
• Bir ekonomik birimin üretim ya da tüketime ilişkin kararı bir başka birimin
veya birimlerin fayda ya da maliyetlerini piyasa dışında başka bir yolla
etkiliyorsa, dışsallıkların var olduğunu söyleyebiliriz. Rekabetçi piyasalarda çok
fazla negatif dışsallık ve çok az da pozitif dışsallık üretilmektedir. Bu durum
kaynakların aşırı ya da düşük düzeyde tahsis edilmesine neden olduğu için
piyasa başarısızlığının da nedenlerinden biridir.
• Devlet, piyasa başarısızlığını gidermek ve dışsallıkları içselleştirmek için
vergi, sübvansiyon, yasal düzenlemeler ve üretimi üstlenme gibi araçları
kullanır. Dışsallıkların içselleştirilmesi, marjinal özel fayda ve maliyetlerin
marjinal sosyal fayda ve maliyetleri de kapsayacak şekilde belirlenmesi
amacıyla üretici ve tüketici kararlarına dönük düzenlemelerdir. Bu tanıma göre,
negatif dışsallıklarda marjinal dışsal maliyeti içselleştirmek için bu maliyeti
marjinal özel maliyete eklerken, pozitif dışsallıklarda marjinal dışsal faydayı
içselleştirmek için bu faydanı n marjinal özel faydaya eklenmesi gerekir. Bir
dışsallığın içselleştirilmesi bir malın tüm sosyal maliyeti ve tüm sosyal
faydasını yansıttığı için fiyatlarda da bir değişme meydana gelecektir.
• Negatif dışsallıkların olduğu durumda, dışsallığı meydana getiren firma veya
kişi için, bu ekonomik faaliyet bir maliyet oluşturmazken, maliyet topluma
yüklenmektedir. Bu durumda, devlet üçüncü kişilere yüklenen bu maliyetle
orantılı olarak, dışsallığı meydana getiren firma veya kişiden bir düzenleyici
vergi alabilir. Düzenleyici vergilerin amacı, bir mal veya hizmetin dışsal
maliyetini marjinal özel maliyete eklemektir. Bu amacı gerçekleştirmek için
düzenleyici verginin her birim çıktının marjinal dışsal maliyetine eşit olması
gerekir.
• Sübvansiyonlar, pozitif dışsallıklar meydana getiren üretim veya tüketim
faaliyetinin marjinal dışsal faydasını içselleştirmek için kullanılır. Amaç,
tüketici veya üretici tarafından yapılan ödemeleri azaltmaktı r. Sübvansiyonlar
düzenleyici vergi temeline dayanan negatif bir vergi olarak da düşünülebilir.
|