Rekabetin artışı ve istihdamın azalmasıyla birlikte faaliyetlerde verimliliğin
sağlanmasına yönelik olarak bankacılıkta maliyet muhasebesi uygulamalarına ilgi
doğmuştur. Gerek kârı maksimize etmek, gerekse düşük fiyat yoluyla rekabet
avantajı sağlamak için maliyet muhasebesinden faydalanılmaya başlanmıştır. Kâr
maksimizasyonu, sağlanan rekabet avantajı, hatta maliyet muhasebesi
bilgilerinden faydalanılarak yapılan bütçe tahminlerinin kontrol aracı olması
sebebiyle maliyet muhasebesi bankacılıkta daha önemli bir yere gelmiştir.
1929 Dünya Ekonomik Krizine kadar bankacılıkta maliyet problemi çok da önemli
bir konu değildi. Çünkü kârın gelirlerin arttırılarak elde edilmesi
maliyetlerin düşürülmesinden daha kolay bir yöntem idi. Ekonomik krizin
ardından verimli olarak hizmet üretme anlayışı gündeme geldi. Bunun sebebi,
krizin ardından benzer banka işletmelerinin de sektörde yer bulmasıyla birlikte
rekabetin kızgınlaşması ve maliyet problemlerini çözerek düşük fiyatla rekabet
gücü kazanılmak istenmesiydi. Kârlılığı arttırmanın yolu hizmet fiyatını ya da
hizmet satışını arttırmaktan değil, düzenli bir maliyet muhasebesi sistemiyle
masrafların kısılmasından geçmektedir.
Son yıllarda İngiltere ve Almanya’da bankacılık sektöründe maliyet muhasebesi
uygulamalarına hız verilmiştir. Etkin uygulamalar sayesinde bankalar verimsiz
faaliyetlerini sona erdirme imkanını bulmuşlardır. Amerika’da ise halen çoğu
banka maliyet muhasebesi uygulamalarından uzak olduklarından gerçekleştirdikleri
faaliyetlerin getiri ve götürülerini tayin edememektedirler.
Ülkemizde de banka işletmelerinde maliyet muhasebesine gereken önem
verilmemektedir. Genel muhasebe verilerine göre yapılan yorumlar, gelişen
rekabet piyasası şartlarına boyun eğmek, bankacılık faaliyetlerinin maliyetlerinin
bilinmeden kararlar alınması özellikle 1980-1983 döneminde önemli banka
iflaslarıyla sonuçlanmıştır. Ülkemizde yaşanan son bankacılık krizinden sonra
da maliyet muhasebesine gereken önemin verildiği söylenemez.
Stratejik iş birimlerine ayrılan her bir banka faaliyetinin ayrı ayrı
getirisinin ve götürüsünün hesaplanması, yabancı kaynakların etkinliğinin ölçülmesi,
her faaliyetinin maliyetinin hesaplanması, şube getiri ve götürülerinin tesbit
edilmesi, faaliyetlerde kullanılan mevcut metodların etüd edilmesi ve
gerektiğinde en kârlı metodun seçilmesi, kârlılık, maliyet ve faaliyet
verimliliklerinin çeşitli faaliyet dönemlerinde süreç içerisinde izlenmesi
kurulacak maliyet muhasebesi düzeni içerisinde mümkün olur. Görülüyor ki,
maliyet muhasebesinin sağladığı en önemli fayda; banka yöneticilerinin
faaliyetlerin gidişinden zamanında bilgi sahibi olmalarıdır. Yöneticiler ancak
bu sayede gerekli gördükleri zamanda gerekli gördükleri yerlere müdehale
edebilirler.
Son yıllarda bankalarda maliyet muhasebesi düzeni uygulanması bir tercih
olmaktan çıkıp kaçınılmaz bir ihtiyaç haline gelmiştir. Bunun başlıca iki
sebebi kâr marjlarının azalması ve yeni hizmetlerin ortaya çıkmasıdır.
Bilindiği üzere bankaların en önemli fonksiyonu tasarruf kabul etmek ve havuzda
topladıkları fonları plase etmektir. Piyasanın bazı dönemlerinde fon talebi
yükselmesi kısa ve uzun dönem faizlerinin önemli ölçüde artması, bununla
paralele olarak da bankaların plasman gelirlerinin artmasıdır. Bu artış banka
üretiminin hammaddesini oluşturan banka kaynaklarının daha yüksek bir hızla
artmasına sebep olur ki bu da kâr marjının azalmasıdır. Gün geçtikçe kızışan
rekabet koşullarında daha da daralan kâr marjlarından maksimum faydayı sağlamak
ancak verimli bir maliyet muhasebesi çalışması sonucu olur.
Azalan kâr marjlarını sonucu olarak bankalar kâr getirecek farklı ve yeni
hizmetlere yönelmektedirler. Telefon bankacılığı, internet bankacılığı,
bireysel bankacılık son yıllarda banka faaliyetleri yelpazesine eklenen yeni
hizmetlerdendir. Bu hizmetlerin banka işletmesine kâr getirmesi düşünülüyorsa
anlamlı ve detaylı maliyet bilgileri göz önünde bulundurularak
fiyatlandırılırlar.
Maliyet muhasebesini sadece kâr getiren imajıyla sınırlandırmak da doğru olmaz.
Maliyet muhasebesi banka işletmelerinde iktisadîlik kontrolü sağlayarak
faaliyet dönemlerince yahut işletmeler arası karşılaştırma yapmaya olanak
tanır. Faaliyetler kontrol edildiği gibi işletmenin en uygun biçimde organize
edilip edilmediği de tesbit edilir. Örneğin kullanılmayan kaynakların
maliyetlere etkisi, fazla işgücünün maliyetleri göz önünde tutularak gerekli
düzenlemelere gidilir. Maliyet muhasebesinin fiyat politikalarının
belirlenmesinde de önemli rolü vardır. Faaliyet fiyatlarının taban fiyatları
belirlenir, rekabet, dış çevre, işletme strateji ve politikaları da göz önünde
bulundurularak izlenecek fiyat politikası belirlenir. Maliyet muhasebesi ayrıca
maliyetler ve gelirler arasındaki ilişkiyi düzenlemeyi hedefler. Etkin bir
maliyet muhasebesi uygulanması durumunda belirli dönemlere ait sağlıklı
tahminler yapılmasını sağlar ve belirli bir zaman dilimi içindeki başarı durumu
hakkında yöneticilere bilgi verir.
Açıkça görülmektedir ki günümüzün sert rekabet koşullarında maliyet muhasebesi
uygulamaları tüm işletmelerde olduğu gibi bankacılık sektöründe de büyük önem
arz etmektedir. Maliyet muhasebesi yardımıyla hesaplanan kıt kaynakların
maliyetleri, izlenmesi gereken yöntem ve yönetim hakkında uyarıcı, yol
gösterici bir rol üstlenmektedir.
|