İki
ay sonra Genelkurmay Başkanlığı koltuğuna oturmasına kesin gözüyle
bakılan Orgeneral İlker Başbuğ"la ilgili iddiaları duymayan kalmadı.
Özellikle Anayasa Mahkemesi Başkan Vekili Osman Paksüt"le kapatma
davasından 10 gün önce gerçekleştirdiği görüşme siyasi çevrelerde
zihinleri bulandırdı. Türkiye"yi etkisi altına alan bu Ankara havasının
askerî şûrayı nasıl etkileyeceği bir soru işareti. Başbakan Erdoğan ile Kara Kuvvetleri Komutanı Başbuğ
arasındaki görüşme işte bu atmosferde gerçekleşti. Başbakan"ın daveti
üzerine ve tam iki saat sürdü. Önceden duyurulmadı. Üç gündür herkes bu
sıra dışı zirvede neler konuşulduğunu öğrenmeye çalışıyor.
Başbakanlığın yaptığı açıklamanın iki saatin içeriğini tam anlamıyla
yansıtmadığı ortada. Başbuğ ise bir gün sonra görüşmenin "Başbakan"ın
talebi, Genelkurmay Başkanı Büyükanıt"ın müsaadesi ile gerçekleştiğine"
dikkat çekme gereği duydu. Benzer buluşmalara ilk kez tanık olmuyoruz. Başbakan
Erdoğan"ın Yaşar Büyükanıt"la iki kez; biri Genelkurmay başkanı olmadan
önce diğeri ise Ankara"da gerilimin müthiş arttığı dönemde İstanbul
Dolmabahçe"de yaptığı uzun görüşmesi var. Üzerinden yıllar geçti ama
hâlâ her iki görüşmede nelerin konuşulduğu bir muamma. İlerleyen
günlerde kimi gelişmeler karşısında bu buluşmalar referans gösterildi.
Buna rağmen taraflar bugüne kadar ayrıntılı açıklama yapmaktan kaçındı.
Erdoğan"ın Başbuğ"la görüşmesi, Dolmabahçe buluşmasından
ziyade Büyükanıt"la resmî konutta gerçekleştirdiği yine iki saat süren
zirveyi andırıyor. O zaman da Büyükanıt hakkında iddialar
yoğunlaşmıştı. Genelkurmay başkanlığının tehlikeye girip girmediği
tartışılıyordu. Sonrasında gelişen olaylara bakarak bazı tahminlerde
bulunmak mümkün. Siyasi irade iddiaları elinin tersiyle itti ve
teamülleri işletti, hatta bir adım ötesine geçti, Büyükanıt"ın
kararnamesini şûradan bir gün önce Çankaya Köşkü"ne gönderdi. Kabul etmek lazım ki Başbuğ"un Genelkurmay başkanlığının
önünde bir engel yok. Gündeme gelen iddialar koltuğunu riske atacak
türden değil. Ben "şûra" konulu bir görüşme olduğunu sanmıyorum. Zaten
kuvvet komutanlarının ve Genelkurmay başkanının ataması şurada
gerçekleşmiyor. Herkesi heyecanlandıran sürpriz görüşmede acaba iki
saat boyunca ne konuştular? Terörle mücadele tamam... Kuzey Irak"taki
gelişmeler de anlaşılabilir. Geri kalan bölümde konuşulanlar neler?
Bazı gazetelerde "Başbakan şöyle dedi, Başbuğ Paşa şöyle cevap verdi"
türünden haberler var. Bunların kesinlikle gerçeği yansıtmadığını
söylemeliyim. Başbakanlık kaynakları resmi açıklamanın ötesinde ağzını
açmıyor, konuşmamakta da kararlı. Zerre miktar bilgi sızıntısı yok,
olmayacak da. Daha önceki buluşmalarda olduğu gibi. Sağda solda yazılıp
çizilenlerin "olsa olsa bunlar konuşulmuştur" tahmini ile hayalî
senaryolardan öte anlamı yok. Bazı meslektaşlarımızın yaptığı gibi açıklamanın satır
aralarından, "Büyük oranda Başbuğ"un Genelkurmay başkanlığı kesinleşti"
gibi sonuçlar çıkarmak mümkün. Benzer neticeye Başbakan Erdoğan"ın
davranışlarından, bugüne kadar şûra toplantılarında sergilediği
tutumdan da pekala ulaşabiliriz. Erdoğan, hükümetin tasarrufunda olan
şûra kararlarında 6 yıl boyunca hiç teamüllerin dışına çıkmadı. Bu yıl farklı davranmasını gerektirecek nedenler söz konusu
mu? Pek, değil. Kapatma davası ve siyaset yasağı gibi can sıkıcı
gelişmeler yaşadığı doğru. Kapatma davasının sonuçlarının herkesi
etkileyeceği de ortada. Dolayısıyla iç içe geçen her Ankara
gelişmesinin birbiriyle ilişkilendiği de gerçek. Erdoğan-Başbuğ
buluşmasında konuşulanları ilerleyen zaman dilimlerinde karşımıza
çıkacak gelişmelerin seyrinden ancak anlayabileceğiz. Bekleyelim,
görelim.
|