| Editor Login | Register | ||
| > Basın > BT Haberler |
|
|
| Yüzyılın deneyinde Türk bilim adamları |
|
""Parçacık hızlandırıcılarıyla atom altı parçacıkları
çarpıştırarak maddenin nasıl oluştuğuna ilişkin birçok sırrın anlaşılmasını
sağlamak"" amacıyla Türk bilim adamlarının çalışmaları ile ilgili bilgi veren Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) Öğretim Üyesi Prof. Dr. Metin Subaşı, Türkiye"den Ankara, Boğaziçi, Çukurova, Doğuş, Ortadoğu Teknik ve Yıldız Teknik üniversitelerinin, CERN"de yapılan çalışmalarda üye olarak yer aldığını, bunların dışında bazı üniversitelerin de bu üye üniversiteler kanalı ile deneylere katılma olanağı bulduklarını bildirdi. 2007"de uçak kazasında hayatını kaybeden Prof. Dr. Engin Arık"ın 30 senedir bu konuda çalıştığını, hayalinin Türkiye"nin CERN"e tam üye olarak katılımı olduğunu ifade eden Prof. Dr. Subaşı, CERN"e ülke bazında tam üye olmak için 15-20 milyon dolar gibi bir paranın her sene ödenmesi gerektiğini söyledi. Türkiye"de yüksek enerji fiziği alanında büyük bir
potansiyelin olup olmadığı tartışmalarıyla ülke olarak üyeliğin geciktirildiğini
öne süren CERN"DE TÜRK ÜNİVERSİTESİ Yıldız Teknik Üniversitesini CERN"deki ALICE deney grupları arasına dahil eden Prof. Dr. Metin Subaşı, CERN serüveninin 2006 yılında başarılı doktora öğrencisi Ayben Karasu"nun doktora tezini CERN"de yapması, oradaki ALICE grubunun lideri Prof. Jean-Pierre Charles Revol ile bir arkadaşı vasıtasıyla iletişim kurarak sağladığını, kendi imkanlarıyla gidip gelen öğrencisine daha sonra Türkiye Atom Enerjisi Kurumu (TAEK) tarafından projeleri kapsamında destek verildiğini anlattı. Prof. Dr. Subaşı, CERN"deki projelerine daha sonra 3 öğrencisini daha dahil ettiğini, ALICE grubu yöneticilerinin de çalışmalarına büyük destek verdiğini ve kendilerini cesaretlendirdiğini söyledi. Subaşı, şunları kaydetti: ""Bu zor koşullarda, bu kadar hevesli olduğumuzu görerek
CERN"de bizi o kadar iyi karşıladılar ki, bize "Siz grup olarak üye olun. Hiçbir
para ödemeden deneylere katılmanızı sağlayacak bir üyelik verelim size. Resmi
hale getirelim çalışmalarınızı, zorlukla karşılaşmayın" dediler. Bunun üzerine
Kasım 2007"de başvuruda bulunduk. 6 Nisan 2008"de üyeliğimizin kabul edildiğine
dair mektup geldi. Bizim ALICE grubunun program ve stratejileri hakkında söz
hakkımız yok, ancak deneye katılma, deney verilerini kullanma ve yorumlama
konusunda görev üstlenebiliyoruz. Metin Subaşı, sözlerini şöyle sürdürdü:""Kısıtlı olanaklarla ortaya koyduğumuz performansı takdir eden CERN"deki bilim adamları, bize kahraman gözüyle bakıyorlar. Ve Türkiye"den gelen grupları isim isim biliyor, çalışmalarını takdir ediyorlar. Bizler de ülkemiz adına bu tarihi fizik deneylerine katıldığımız için gurur duyuyor, CERN"deki meslektaşlarımıza ve bizleri destekleyen, ülkemizi CERN"e tam üye yapmak için uğraşan TAEK"e teşekkür ediyoruz."" CERN"DE NELER OLUYOR? Nükleer reaksiyonların ancak yüksek enerjilerde oluştuğunu, yüksek enerjinin ise atom altı parçacıkları çok yüksek hızlara getirecek ""hızlandırıcı"" denilen makineler kullanılarak elde edildiğini anlatan Prof. Dr. Subaşı, büyük yatırım gerektiren yüksek enerji fiziği alanındaki çalışmalar için birçok Avrupa ülkesinin bir araya gelerek kurdukları CERN"e, bilim adamlarının projeleriyle katıldığını söyledi.Subaşı, CERN"de yapılan çalışmalara ilişkin şu bilgileri verdi: ""Bugün, atomun bir çekirdek ve etrafında dolanan elektronlardan ve de çekirdeğin, proton ve nötronlardan oluştuğunu biliyoruz. Proton ve nötronların ise "kuark" ve "gluon" ismi verilen parçacıklardan oluştuğunu öngörüyoruz. Kuarklar, "kuvvet taşıyıcı" olan gluonlarla çekirdek içinde hapsolmuş durumda bulunduklarından, bugüne kadar serbest olarak gözlenebilmiş değillerdir. İşte, atomdan kuarklara uzanan bu süreç CERN"de deneysel ortamda tersinden izlenecek. Yani protonlar ve nötronlar Büyük Hadron Çarpıştırıcısı"nda (LHC), güneştekinin 100 bin misli sıcaklıkta "eriyerek", kuarkların ve gluonların serbest kalmasına, dolayısıyla gözlenebilmelerini olanaklı kılacaklar. Böylece, evrenin oluşumu sırasında meydana geldiği düşünülen büyük patlama "Big Bang", 13 TeV kütle merkezi enerjisindeki protonlar çarpıştırılarak, laboratuvarda, 10-15 metre çaplı küre hacmi gibi küçük bir hacim içinde oluşturulmuş olacak. Dolayısıyla, patlamadan sadece saniyenin milyonda biri uzunluğunda bir süre sonra oluşacak kuark-gluon ortamından, yoğunlaşmayla, proton ve nötronun oluşumunu, yani, maddenin nasıl kütle edindiğini öğrenmiş olacağız. Tabii, beklenenler gözlenemezse, öngörülerimizin arkasındaki teorilerimiz iflas etmiş olacak, yeni teoriler yaratılması gerekecek."" ALICE, CMS, ATLAS ve LHCb DENEYLERİ CERN"de parçacık hızlandırıcılarıyla yapılacak ve evrenin
ilk yapı taşlarının ortaya çıkmasını sağlayacak bu deneyde parçacıkların
(proton, Hızlandırıcı halkasının üzerinde 4 adet detektör istasyonu
bulunduğunu ve buralardaki detektörlerin CERN"de yapılacak 4 temel deneyin
merkezini ""FİZİK BİLİMİNDE TAM BİR KIRILMA NOKTASINDAYIZ"" Büyük patlamayı resmedecek deney sonrasında çok mikro
düzeyde bir maddenin oluşacağını, çarpışma olduğu zaman ""Büyük Patlama""da
olduğu gibi etrafa parçacıkların saçılacağını kaydeden Prof. Dr. Subaşı, şunları
anlattı:""ALICE deneyinde, ALICE detektör sisteminin merkezinde bu patlama
olacak. Detektör sistemi, 16-20 metre çapında binlerce ton ağırlığında dev bir
sistem. Detektörler soğan kabuğu gibi, biri diğerini sarmalayacak şekilde kat
kat yapılmış, her biri çeşitli parçacıkları tanımlayacak yetenekte. Diğer bir
deyişle, patlamadan yani çarpışmalardan çıkan parçacıklar ne kadar yüksek
enerjide olurlarsa İLK DENEY HAZİRAN AYINDA BAŞLAYACAK Prof. Dr. Subaşı, evrenin sırlarını ortaya koyacak deneylerden ilkinin ALICE olduğunu, bu deneyde önce protonların ardından ağır kurşun iyonlarının birbiriyle çarpıştırılacağını söyledi.Protonların çarpıştırılacağı deneyin ilk kısmının bu yaz başlamadan gerçekleşeceğini ifade eden Prof. Dr. Subaşı, ""Aksilikler çıkıyor, onların çözümüne gidiliyor ama şu anda bize söylenen tarih, 2008 yılı Haziran ayı. CERN Başkanı"nın ifadesine göre, herhangi bir sorun yok, deney başlatılacak."" İNTERNETTEN SONRA CERN"İN YENİ BULUŞU: GRİD SİSTEMİ CERN"de bu işler yapılırken büyük teknolojik gelişmelerin de yapıldığını, örneğin, günlük yaşantının artık vazgeçilmez bir parçası olan Web"in (www) CERN tarafından oluşturulduğunu belirten Subaşı, ""Şimdi "Grid" diye bir sistem geliştiriliyor. Grid sistemi ile dünya üzerindeki mevcut pek çok laboratuvardaki bilgisayarları tek bir bilgisayardan (PC) kullanma olanağı sağlanacak"" dedi. Subaşı, binlerce bilgisayarın aynı anda çalıştırılmasıyla
çok daha çabuk işlem yapılmasının sağlanacağını, halen CERN içinde çalışan lokal
bir |
|
| Bağlantılar: bilgininefendisi.net |
| Open Source Document Project | AUP&TOS |