| Editor Login | Register | ||
| > Bilgi Rehberi > Sinema & TV |
|
|
| Kamera Kullanımı ( Temel Bilgiler ) | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Kamera kullanımında uyulması gereken basit kurallar. Elektronik VİDEO kameranın kullanımı esnasında öncelikli olarak sahip olduğunuz cihazın teknik özellikleri ve çekim esnasında kullanacağınız özelliklerini önceden deneyerek elinize alıştırmanız gerekir; Bunlardan ilki Start stop butonu ve genellikle bu buton üzerinde bulunan kilit anahtarı yada ON-OFF swicidir. Bu swic kamera kullanım dışı iken akü de tasarrufa gidecek şekilde, sistemi devre dışı bırakacak yapıda tasarlanmıştır, ufak bir hareketle ON durumuna getirilerek cihaz çalıştırılır. Diğer husus ise ZOOM mandalının elinizin altında olması nedeniyle yakın ve uzak çekim amacıyle bu mandalı uygun hız ve miktarlarda kullanabilmek için elinizi alıştırmanız gerekir. Çekim esnasında yakın çekilmek istenen konuya veya objeye ZOOM girilmek isteniyorsa, mutlaka çekim anından önce o noktaya kadar zoom girilerek netlik yapılması gerekir ve daha sonra geniş açıda kayda girilerek konuya yakın çekim yapılmalıdır: Ev tipi video kameralarda genellikle otomatik FOCUS yani netlik yapma özelliği bulunmaktadır bu yüzden pratik kamera kullanımınız artıncaya kadar otomatik netlik özelliğini kullanmakta fayda vardır. Yine makinanızın renk ayar özelliğini otomatik renk ayarında tutmakla farklı renkteki ışıklı ortamlarda cihazınız kendi kendine renk ayarını yapacak ve görüntüde doğal renkler hakim olacaktır.Gün ışığı ve evlerde kullandığımız flaman akkor lambaların renkleri birbirinden farklıdır, yeni kameralar bu farklılığı devamlı kontrol ederek beyaz ayarı adı verilen renk tashihini sağlar. Kullanmakta olduğunuz video kameranın normal göz vizörünün dışında ufak açılabilir ekranıda mevcut ise yine buradaki görüntüye bakarak çekim yapılabilinir. ÇEKİM ANINDA UYULMASI GEREKEN KURALLAR: Kameranızla çalışmaya başlamadan önce çekim yapacağınız konu yada kişileri gelişmelere yada kafanızda kurguladığınız şekilde basit de olsa çekim planı tasarlıyabilirsiniz.Kalabalık bir ortamda çekim yapacağınız çekimlerde kişilerin tamamını aynı çerçevede almaya gayret ediniz. Sonradan bu konu seyredilirken kişiler ile ilgili fikir teatisinde bulunduğunuzda çerçevedeki herkezin üzerinde en az beş saniye bakma ve tanıma süresi gerekebilir yani 10 kişilik bir topluluğu çekiyorsanız ve bu konu hemen dağılmıyorsa en az 30-50 saniye sabit çekim yapılmalı.Bu esnada kameranızı mümkün olduğunca sabit ve hareketsiz tutunuz.Daha sonra konu hala aynı yerde ve şekilde önünüzde devam ediyorsa kişilerden yakın, göğüs ve baş kısımları görünecek ölçüde tek tek 5-10 saniye uzunlukta yakın plan çekimlerinizi gerçekleştirin.Bu planlar ikili üçlü de olabilir o takdirde süre biraz daha uzaya bilir.Ancak hareketli ve çabuk değişen konularda bu kurallar şahsi isteğinize göre değişebilir. Bebek ,küçük çocuk ve çok yaşlı insanlarda yüzdeki değişimler daha sonra izlendiğinde kişilere önemli anlar yaşatacağında yüz çekimleri önemlidir. Çekim esnasında kısıtlı planların dışında uzun süreli çekimlerde yapılabilir. Bu çekimlerde ses unsuru da görüntü kadar önemli olabilir dolayısıyle kesintisiz uzun süreli çekimler yapılırken konuşan kişiyi bel yada göğüs plan çekerek konuşulanlar seyirci tarafından daha kolay anlaşılabilir. Bu tür çekimlerde çekim yapan kişi uzun süre kamerayı zoom yada yakın planda tutmak zorunda kalabilir ve bir süre sonra elleri yorularak titreyebilir bu yüzden konuşan kişiye 2-3 metre mesafede durarak çekim yaparsak kamera daha az zoom değerinde olacağından sallantı ve titreme az olur ve kameraman daha az yorulur, kamerada otomatik netlik esnasında daha az hata yaparak olumsuz bir görüntü oluşmasını engeller. Çekim esnasında her plan en az 5 saniyeden az olmamalı ve 5-10-15 saniyelik planlar halinde çekilmeli. Kafanızadan bu resmi bu kadar çektim yeter artık diye düşündüğünüzde orada stop yaparak başka bir çerçeve ile çekime devam edilmeli. En son çektiğiniz konuyu yada kişiyi tekrar çekmek gerekecekse, kesmiş olduğunuz andaki çerçeve büyüklüğünden farklı bir çerçevede tekrar çekmeye başlayın, yani dar bir yakın çekimde bitirmişseniz geniş bir çerçevede tekrar çekime devam ediniz. Böylece resimdeki kişi yada hareketli konunun sıçrama tabir edilen hatası göze çarpmaz. Devamlı çekmek zorunda kalacağınız konularda, konuşan ya da konunun önemine binaen uzun süre sabit çekimlerde izleyici sıkılabileceğinden çevrede izleyen diğer kişi yada objelere ara sıra PAN adı verilen , yani kamerayı sağa yada sola doğru aynı eksen etrafında döndürerek detay resimler alınabilir, bu dönüşler 3-5 saniyeden fazla sürelerde olmamalı ve bu detay olarak almakta olduğunuz resimdede 10 saniyeden fazla kalınmamalı.Yine pan olarak adlandırdığımız sağa veya sola harekette kamera süreye uygun olarak fakat yumuşak hareket etmeli ..Sert hareket insan gözünü yorar. Pan hareketi yapacağınızda kameranızın objektifini en geniş açıya kadar geri alarak dönüşde genişe çıkmak gerekir. Dar açıda pan hareketi gözü yorar ve kameramanın dönmekte olduğu konuyu bulup çerceve yapmasını zorlaştırır. Geniş açıda PAN yaptığınız takdirde görüntü zaten çerçevenin içine gireceğinden sizede kolayca kameranızı yönlenirmenizi sağlar. Zoom hareketleride yavaş ve yedirerek yapılmalı.Hızlı pan ve zoom larda izleyici gözü zorlanır ve kameramanda yapmak istediği çerçeveye ulaşmakta hata yapabilir. Zoom esnasında yeterince yakına girdiğinize kanaaat getirdikten sonra konudan hemen uzaklaşmayın bu yakın planı izleyicinin özümlemesine zaman tanıyın bu süre en az 5 saniye olmalıdır.
Çekim alanındaki ışık önemli; Çekim yapmak istediğiniz ortamdaki ışık seviyesi görüntü kalitenizi etkiler, dışarıdan ışık alan bir oda yada salonda çalışıyorsanız mümkün olduğunca ışığı arkanıza yada en azından yan tarafınızdan gelecek şekilde karşılamalısınız, karşıdan gelen bir ışık kameranızın otomatik diyaframını dış ışık seviyesinde kısacağından içeriye dönük yüzler daha karanlık olacak ve seçicilik azalacaktır. Dış çekimlerde güneşli bir havada çalışıyorsanız, ışık arkadan yada biraz yandan gelebilir.Bulutlu kapalı havalarda ışık yumuşak ve gölgeler az olacağından ışık yönü sorun olmayabilir ama yinede yüksekteki bir kişiyi çekiyorsanız arkasındaki gök yüzü fazla parlak olmamalı yani hava bulutluda olsa yüz kararır , eğer arka planı mavi bir gök yüzü kaplıyorsa bu diyaframı kapamaz ve resim aydınlık olabilir. TERS IŞIK ya da kontur tabiredilen durumlarda eğer makineye hakim olabiliyorsnız manual pozisyonda diyaframı biraz açmakta fayda vardır yada bu tür kullanım için bazı kameralarda bir düğmeye basılarak diyafram bir yada iki stop kendiliğinden açılarak yüzler aydınlanır arka plan daki ışık patlasada tercih ön kısımdakiler oduğundan kabul edilebilir resim oluşur. Bir konuşmacıyı ya da konuyu çekerken ışık kaynağınıda dikkate alarak kendinize bir mahalli sabit merkez olarak belirleyin ve salonun ortasından bir çizgi geçtiğini düşünerek karşı tarafa geçerek çekim yapmayın. Örneğin kürsüde konuşan bir kişi çekiliyorsa ve onu izleyenlerde karşısında iseler, konuşmacı bir süre göğüs, bel yada geniş açıda çekildikten en az 3 dakikadan sonra izleyicilere PAN yapılarak yani yavaşca dönülerek yine en az 5 saniye veya daha fazla onların görüntüsü alınabilir ve tekrar konuşmacıya yada ana konuya dönülür bu konu konuşan birisi yada oynayan bir çocuk yada hareketli bir olayda olabilir .. Ancak konunun hareketli bir yapısı ve kaçırılmaması gereken bir şeyler olabileceği söz konusu ise uzun süreli ve dikkatli bir şekilde çekime devam edilebilir detay tali durumda kalabilir. Yukarıdaki gibi bir yerde eğer çekim devam ediyorsa mutlaka detaya dönüşlerinizi yerinizden fazla değişiklik yapmadan aynı noktadan çekiniz . Bu açık ortamlardada geçerli bir kuraldır. Bu şekilde izleyici konuşanla onu izleyenlerin birbirlerine bakışlarında oluşabilecek sıçrama denilen hata olmamış olur ve konuşanla onu seyredenler birbirlerine doğru bakıyor olacaklardır, aksi takdirde ilk çekim mahalliniz değiştirip karşı taraftan çekim yaparsanız aks sıçrama etkisi oluşur . TİLT adı verilen bir diğer kamera hareketide kamerayı yüksekliği sabit kalmak şartıyle yere paralel vaziyetten yukarıdaki yada bulunduğunuz yerden aşağıdaki bir konuya doğru döndürerek eğmek ya da yukarı çevirmekdir.Bu hareketlerde eğer konu çok hızlı ve kaçacak şekilde gelişmiyorsa yavaş ve yumuşak şekilde yapılmalı. Eğer hızlı gelişen bir konu ise hareketler daha hızlı olabilir. Unutulmaması gereken bir kuralda konulara mümkün olduğunca yakında çekim yapmakdır, zoom imkanını kullanarak konuyu yakına getirmeniz esnasında ise görüntünün büyüme oranına paralel olarak, elinizden ve vücudunuzdan kaynaklanan titremelerde bu tür çekimlerde görüntüye yansır, resimde sallantı ve titremeler artar. Gelişmekte olan bir konuyu çekiyorsanız ve planlı bir şekim yapamıyorsanız, ve konu devamlı yer değiştiriyorsa takip esnasında kamera objektifiniz mutlaka en genişde olsun, sizde rahat edersiniz, görüntü izlendiğindede ana konu çerçeve dışında kalmadan çekilmiş olur. Bu tür devamlı yer değiştiren bir konunun çekimi yapılıyorsa , geniş açılı takiple birlikte sizde yürümek zorunda kalırsanız adım atışlarınızı biraz yumuşak sanki dolu bir su bardağı taşıyormuşsunuz gibi hareket etmelisiniz, bu davranış resimde aşağı yukarı vücut hareketinizden kaynaklanacak dikey ve yatay sallantıları azaltacak, uçarak ya da kayarak giden bir görüntü oluşacaktır. Bu tür takipler hep en geniş açıda yapılmalıdır. UZAKdaki konuyu ZOOM yaparak çekmek istediğinizde Zoom karakteri çoğaldıkça konu büyüyecek ama sallantı ve titremede artacak demiştik, bu tür çalışmada eğer TRİPOT-Sehpa kullanmıyorsanız, çekim anında sakin ve nefes alışlarınızın hızlı yada soluk soluğa olmaması gerekir çünki kameranın sabit ve sallantısız tutulması gerekir, bunu sağlamak için dinlenmiş ,kalp atışınızın ve nefesinizin hızlı olmaması lazım.Yani sakin ve nefesinizi uzun süreli tutup çekimi yaptıktan sonra tekrar nefes almanız gerekir. Böyle çekimlerde 30 saniye kadar nefesi tutmak ve tekrar alırken sallantıyı vücudunuzla dengeleyip yada absorbe edip almanız gerekir, bu da sallantının görüntüye fazlaca girmesine mani olabilir. Bütün bunların dışında bir duvar, ağaç ya da benzeri bir yapıya kolunuzu ya da vücudunuzu dayayarak kameranın daha az sallanmasını sağlıyabilirsiniz. Yinede ZOOM yapmadan yakından çekilebilecek konuların yakınından yapılan çekimler renk kalitesi ve derinlik nedeniyle göz alıcı görüntüler verirler. Zoom u gerekmedikçe kullanmayın. Yakın ve geniş açılı, sakin , yeterince uzun çekimler daha anlaşılır ve etkilidir. ZOOM kulanımı resimdeki derinliği azaltır arka ve ön planlar FLU olur.Tabii böyle bir ön arka FLU çalışma yaparak konuyu daha çarpıcı hale getirmek isterseniz objeyi tele-yani zoom konumunda çekerken diğer yakın ve uzak konular ikinci planda ve flu olacağından etkili olabilirsiniz. Bakış açısı boşluğu; kişilerin yakın çekimleri esnasında bakmakta oldukları yöne doğru ekranda bir miktar boşluk bırakmak gerekir. Bu boşluk tam profilden çekim söz konusu ise hemen hemen ekranın yarısını boş bırakmak yada yarı öne doğu 1/3 bakışda ise, biraz daha az boşlukla sağlanır. Eğer kişi tam karşıdan size bakıyorsa o zaman tam ortada ve ekranın her iki yanıda eşit boşlukta olacaktır. Bu boşluk kuralı kişi yukarı ya da aşağıda bakıyorsa uygun oranlarda bırakılarak konu ve bakışa anlam kazandırılır. Çerçeve yaparken kişilerin kollarını eklem yerlerinden yani dirsek, bilek diz yada ayak bileklerinden keserek çerçeve yapmayınız. Mutlaka az daha aşağıdan yada yukarıdan çekiniz. Kapalı bir ortamdaki duvardaki resim çerçeveleri ile çekim yapılacaksa mutlaka resim ya tam alınmalı ya da tamamen dışarıda bırakılmalı, bilhassa Atatürk resimlerinde resim kişinin üzerinde ise kesinti yapılmadan tam çerçeve resmedilmeli ya da tamamen konu dışı bırakılmalı. Bu konuda TRT, deki çekimlerden örnek alınarak çekimler yapılabilir ve yine konulu sinema filmlerindeki yakın, uzak planlar, zoom hareketleri, PAN sağa sola çevirim ve kameranın gövde olarak ileri geri ya da sağa sola doğru yaptığı hareketler takip edilerek uygulamalarla tecrübe kazanılabilinir. SES ÖNEMLİ: Amatör kamera ile de çalışıyor olsanızda ses resim kadar önemlidir. Aile içi çekimlerde ve konulu çekimlerde konuşmacının cümlelerinin bitiminde çekimi kesmek doğru olur . Geniş mekanlarda çok fazla hoparlörün olduğunu var sayarsak farklı seviye ve gecikmede gelecek sesler karışıklık oluşturur.Bunu en aza indirmek için ses ve resimin en uygun çekileceği ve yankı ya da ses girişiminin az olduğu yeri tercih ederek azaltabiliriz. Kullanım öncesi Kameranızın akülerini en fazla bir gün önce şarj etmelisiniz. Sehpalı çekimlerde kameranızdan uzaklaşmayın , her zaman bir eliniz kamera sehpasının kolunda olsun. Kamera üzerinde iken, kullanmadığınızda sehpa kilidini sıkıştırın , boşta kalan sehpa kafası öne arkaya eğilir ve devrilebilir. Aracınızı içinde kameranızı bırakacaksanız güneş ışığından ve kalorifer çıkışından uzak noktalarda barındırın, eğer sıcak ve güneşli bir ortamda bırakacaksanız mutlaka ışığı yansıtacak beyaz bir nesne ile örtün.Çekim öncesi objektif ve vizörü yumuşak bir mendil ya da özel objektif kağıdı ile silin. Selpak gibi kağıt mendillerdeki sert partiküller objektifin üzerindeki sır olarak tabir edilen kaplamayı çizer matlaştırır. Ufak tip kameraları kullanırken boyundan geçirilen askı ya da kemerle kullanılması düşmelerini önler. Kasetler kullanılma dışında mutlaka kutularında tutulmalı, açıkta kalan kaset statik etkileşim nedeniyle toz tutar ve kamerada kullanılırken ya da videoda izlenirken bu tozlar okuma ve senkron kafalarını kirletir. GECE çekim özellikli kameralarda enfrared ışıma ile çekim yapıldığından mesafe kısadır. Dolayısı ile konuya yakın olduğunuzda tek renk de olsa net resim oluşur , uzak çekimlerde resimde gürültü yani karlanma oluşur.
SABİT VE KARARLI ÇEKİMLER ANLAMLI OLUR. SÜPÜRÜR GİBİ TABİR EDİLEN DEVAMLI HAREKET HALİNDE VE KARARSIZ ÇEKİMDEN UZAK DURUN. HER OBJE YA DA KONUDA YETERİNCE SALLANTISIZ ANLAŞILACAK KADAR SABİT KALIN. IŞIĞI SIRTTAN YA DA YANDAN ALIN. SESE DE ÖNEM VERİN. FAZLA ZOOM KULLANMAYIN. PANLARI YUMUŞAK YAPIN. YAPACAĞINIZ ÇEKİM ÖNCESİ PROVA YARAR SAĞLAR.
Kamera teknikleri temel bilgiler IŞIK NEDİR:Işık foton (PHOTON) denilen parçacıklardan oluşan bir enerji türüdür. D vitamini vücutta kalsiyumu tutmaya yarar,bu arada fotoğraf ve hareketli film kameralarının gelişmesine sebep olan Film tekniği gümüş bileşiklerinin ışık altında metalik gümüşe dönüşüp kararmalarından yola çıkılarak bulunmuştur Gözde görme ve algılama: İnsan gözü baktığı yerdeki görüntü algılamasını iki türlü yapar .Baktığı görüntünün merkezindeki çok dar bir alanı algılayabilir (MAKULA)bu merkezi algılamadır bunu dışındaki görüntü periferal görüntüdür ve esas görüntünün dışındadır,ancak göz çok keskin hareketlerle artalan alandaki resmi de inceler ve akılda tutarız, her tarafı aynı anda aynı detay kalitesinde görüyor zannederiz.İnsan gözü aslında en yüksek yoğunlukta gördüğü alan 1 mm çapındaki alandır diğer bölgeler daha az detay taşır.Kitabınızı okurken birden bir harfin üzerinde durun ve gözünüzü hiç kımıldatmayın ve harfin üzerinde bakışınızı devam ettirin dikkat ettiğinizde o harfin bile çok küçük bir noktasını hatta iğne ucu kadar ufak bir alanını tam olarak gördüğünüzü anlarsınız.FOTOĞRAFTA ise bir çerçeve içine girip tesbit edilmiş görüntü size geniş bir şekilde değişip kaybolmuş bir hareketin anlık görüntüsünü inceleme imkanı verir. GÖZÜN YAPISI:Göz karanlık oda prensibiyle çalışır.Mavi,kırmızı ve yeşil renklere duyarlı hücrelere sahiptir,bu hücreler retina adı verilen ve gözün arka kısmında görüntünün mercek yardımı ile düştüğü noktadadır.Tek renkli görüntü o rengin hücresini , iki renk karışımı bir görüntü de içerdiği renklere uygun ölçüde ilgili hücreleri uyarır.Eğer üç renk den eşit miktarda renk geliyorsa BEYAZ yada açık gri görürüz. Mavi Yeşil Turuncu Lazer Kırmızı Nano metre milimetrenin milyonda biridir. Yine 1676 da Daniel schwenter(Alman) Üç mercekli bir objektifi geliştirerek kullanmaya başlar.Gelişmeler devam eder 45 derecelik bir ayna yardımı ile görüntü düzeltilerek bir buzlu cam üzerine düşürülür.Bu haliyle kolay kullanılabilen bir düzenek haline gelmiştir.Ressamlar artık konuyu gözle ölçü alarak yapmaktan ziyade bu tür kopyalama tekniği ile daha hızlı ve orantılı resimler yapmaktadırlar. 17 yy ilk çeyreğinde gümüş tuzlarının ışığa duyarlı olduğu fark edilir ve bu tür etkileşimin fotoğraf tekniğinde kullanımına hala zaman vardır.yaklaşık elli yıl sonra 1795ler de Thomas Wedgwood porselen tabaklar üzerine resim yapmak için bazı görüntülerin kopyalarını Gümüş nitrat kullanarak parlak porselen üzerine geçici olarak aktarmayı başarır.Ancak bu görüntü uzun süreli değildir ve fotoğrafı kalıcı hale getirmek için uğraşır. Hareketli filmin Tarihçesi:Arka arkaya çekilmiş fotoğraf karelerinin seri bir şekilde hareket ettirilmesiyle hareketli görüntü etkisi oluşmaktadır.18 yy son çeyreğinde bu konuya meraklı araştırmacılar fotoğrafları ya da elle çizilmiş resimleri ardarda döndürerek yada bakaç önünden geçirerek hareketli filmin oluşmasında ilkleri başarmışlardır.Yüz yılımızın başlarındaki en önemli buluş olan sinema,hareketli görüntüyü perde üzerinde tekrar görmemize imkan sağlar. İlk hareketli görüntü denemelerinde elektrik kıvılcımlarını resim geçişi ile senkron sağlayarak karanlıktaki resmi çok kısa süreli görmeyi sağlayan düzenler kurulmuştur.Diskoda müzikle birlikte çakan flaşlarla dans edenler karanlıkta donuk ve hareketsiz gibi görünür, saniyenin çok kısa bir anında insan hareketi de göze durağan gelir.Gözümüzün bir kusuru kesik hareketleri kesintisiz hareket olarak algılamamıza sebep olur. Gözün retina tabakasına düşen görüntüler kaybolmalarından sonrada kısa bir süre retinada kalmaya devam ederler.[1829 Ferdinant Plateu- Belçikalı.]Yani 10 kesintili sabit resim arka arkaya retinaya ulaştığında kesintisiz hareket ediyor hissini başlatır.Standart Resim sayısı Sinema filminde 24 kare TV de ise 25 Karedir.Gözde görme yanılgısı 10 resimdir. Karanlıkta hızla sallanan bir el feneri yada akkor halindeki odun parçası uzayan bir görüntü verir. Buna sebep; Göz farklı noktalardaki yanan cismi hatırlamaya devam ettiğinden bir sonraki görüntüye birleştirir.Ancak göz saniyenin binde biri gibi kısa sürede çakan flaşı ve daha kısa süreli ışımaları görebilir, hatırlaması ise devam eder. STROBOSKOPİK GÖZLEM:Sinemada hareket halindeki araçların tekerlekleri bazen duruyor yada tersine dönüyor gibi görünür.Dönme hızının saniyede 25 kez oluştuğunda ve kameranın filmi pozlandırma anlarına senkron olunduğu zaman bu görsel yanılma oluşur.Aslında gözde oluşmaz bu yanılgı, film karesinde durağan olur ve dönme sayısı arttığında tersine dönme şeklinde pozlanır. TV tarihçesi: 1-Görüntüyü delikli sarmal disk üzerinde tarama yöntemi ise 1884 yılında Paul Nipkowtarafından gerçekleştirildi. Ancak 1926lı yıllarda mekanik olarak çalışan TV ler de resim sayısı saniyede 5 kare ve tarama sayısı 30 çizgiden ibaretti. ÇAĞDAŞ GÖRÜNTÜ: Renkli TV kamerasında üç ana renk için üç filtreli üç ortikon tüp bulunur. TUNUS Secam olmasına rağmen yayın cihazları Pal dir ve antene çıkarken SECAM’a döndürülür.Bunun sebebi: Fransız sömürgesi iken sistem Secam kurulmuş ve TV alıcısı satmakta bir sebep olabilir.Ancak daha sonra daha ucuz olan Pal yayın sistemi cihazlar kurularak yenilenmiştir. TV resim tüpleri ve plazma tüpler 4:3 veya 16:9 oranında ölçülerde imal edilebilmektedirler. 4:3 oranına göre çalışmaya ve çerçeve kurallarına alışan kameramanlar 16:9 da genişekranın yan bölümlerinde oluşacak görüntü bulaşmalarında biraz sorun yaşayabilirler. 16:9 oranında bir ekranda 4:3 oranında bir görüntüyü basık ve aslına göre orantısız olarak izleyebiliriz,tam orantılı izlemek istersek alt ve üst çerçevede ekran dışında kalan bölgeler oluşur. Tersine 4:3 oranında bir ekranda ,16:9 oran ekran görüntüsünü izlemek istersek ekranın alt ve üst taraflarında karanlık bölgeler oluşur ve sinemaskop bir görüntü verir. Günümüz sinema filmleri ve bazı DVD filmlerin ekran boyutu 16.9 oranının da dışına taşarak ekranın üst ve alt bölgelerinde %12lik karanlık alan oluşur.Yani giderek yeni ekran boyutları oluşmaktadır bu da karmaşa demektir. İlk video kameralar,kamera ve kayıt edici olarak iki ayrı cihaz halinde ve bir ara kablosu ile birleştirilmişlerdi. Ve toplam ağırlığ 25 kg bulmaktaydı ve taşınma zorluğu nedeniyle iki kişi tarafından kullanılmak zorundaydılar.(1983) İlk üretilen mono blok tek parça Betacam kameralar 15 kg bir ağırlığa ve oldukça büyük boyutta üretilmişti (1986).Her şeye rağmen tek bir cihaz olmaları kullanım yönünden büyük kolaylıklar içeriyordu.Akü kullanımı kısa süreli ve çabuk bitmesi hala bir sorun olmasına rağmen ,ses ve resmi birlikte kayıt ederek kısa sürede yayına kaliteli video ulaştırılabiliyordu. Broadcast yayın kameraları üç ayrı renk için üç ayrı resim tüpü veya CCD içerir. Herbir CCD dicronik filtelerden gecerek ayrıştırılan kırmızı, mavi ve yeşil renklerin ışık seviyelerine uygun elektriksel değişimi algılayarak devamındaki resim geliştirme ve matriks devresine görüntünün elektriksel şeklini iletir. Her bir ccd resim tarama frekanslarıyle eş zamanlı olarak gelen ayrışmış üç rengin değerlerine uygun olarak sistemi besler. CCD ler eskiden kullanılan resim tüplerine oranla darbelere daha dayanıklı ve daha kaliteli resim üretirler.Resim tüplerinde sarsıntı ve darbeler sonucunda bağlantılarda meydana gelen mekanik değişimlerden dolayı birbirleriyle aynı tarama ayalarından kayarak resimde konvergens-yakınsama hatası denilen resim bozulması olurdu. Resim kaydında ve okumasında video kafa ve band hareketlidir.Band ileri doğru akarken video kafa da kendi etrafında sabit devirde ve çok yüksek hızda dönmektedir.Kafa üzerinde kayıt noktaları çok ufak bir parçacık halinde bandın üzerine yanlamasına eğik bir doğrultuda sinyal kaydını yapar. Akü ağırlık olarak hatırda tutulması gereken bir parça olup kameranın en arkasındadır ancak kamera imalatçıları kullanılacak akünün ağırlığını kameranın ağırlığı ile dengelemek için yani ağırlığın tam omuz tünde olması için kullanılan malzemeleri sadece üretim kolaylığı olarak değil omuzda ortalama bir yerde oluşması için genele dağıtırlar. Kameraların sağ alt köşesinde Kamera nın STNBY aç - kapa anahtarı,VTR yi STNBY alma anahtarı,GAIN kazanç anahtarı,White balance fabrika ayarları Renk A-B hafızaları anahtarı ve DCC Dinamik kontrast kontrol anahtarı bulunur. Kameranın sol ortasında ve kameramanın kulak hizasında ses monitor mini hoparlörü ve bunun seviye potansiyometresi bulunur. Kameranın ön alt köşesinde kamera nın estantene ayarına benzeyen SHUTTER ayar anahtar ve ince ayarı bulunur. Recorderin sağ üst arkasında Teybin tüm fonksiyonlarını gösteren LCD ekranlı display yada gösterge bulunur. Yeni nesil ENG ve EFP kameralarda bir çok yeni kullanım kolaylığı sağlıyan özellikler eklenmiş eklenmeye devam etmektedir. RENK SICAKLIĞI KAVRAMI Yer yüzünde insan gözü ile görebildiğimiz güneş ışınlarının maviden kırmızıya doğru değişen ısı skalası yada renk ısı değerleri vardır. Gök kuşağı optik prizma görevi yapan su damlacıklarının,güneş ışığı bileşenlerini ayırmasıdır.Yani gün ışığı dediğimiz güneş ışığı Kırmızı,portakal,sarı,yeşil,mavi,çivit mavisi ve mor renklerin bileşenlerince gün ışığını verir. Aydınlatma aralığı 7000 K ile 2000 arasıdır.Gün ışığının renk ısısı 5600 Kelvin olarak kabul edilir.Bilim adamlarının güneşin yüzeyindeki renk ısısının 5800 kelvin olarak tesbit etmişlerdir.Ancak atmosferi katederek yer yüzüne ulaştığında 5600 kelvin olarak ölçülür. Bu değer gün ortası ve bulutsuz havadaki renk ısısıdır. Eğer sabah ve akşam üzeri ölçüm yaparsak bu değer 4 bin kelvininde altına düşebilir.Çünki gün batımı ve doğumunda güneş ışığı atmosfer de kalınca bir tabakadan geçer ve bazı atmosfer gazları ışığı filtre ederek yüksek ısıdaki 5600k ve yukarısını absorbe ederek emer. Daha az sıcak olan sarı turuncu ışığı geçirirler.Film ve TV kameralarının aydınlatma kaynakları genellikle 3200 Kelvin ışık veren ve sarı ışık olarak adlandırdığımız TUNGSTEN akkor flamanlı lambalardır.Halojen ampul olarak adlandırılan bu ışık kaynakları maximum dereceye ulaştığında yani akkor haline geldiğinde 3200 Kelvin renk ısısı ile ışırlar.Gün ışığı veren kaynaklar ise ark ışığı diye adlandırılan ve 5000-5600 kelvin arası ışıma yaparlar.Cıva yada ıyot buharlı ışık kaynakları gün ışığını ısındıktan bir süre verirler. Bilindiği üzere filmler de üretildikleri uygun ışık aydınlatmasında doğal renklerde pozlanırlar.Aksi takdirde film farklı ışıkta mavi yada sarı rengin hakim olduğu baskın renklerde pozlanır, diğer renkler kaybolur. Işık kaynaklarının ürettiği renk ısıları
İnsan gözü renk farklılıklarına kolay uyum sağlar ve beyaz bir kağıdı gün ışığında da Tungsten ışıktada beyaz olarak algılarız, ancak arka arkaya 3200 ve 5600 K ışıkta beyaz kağıda baktımız takdirde bu kısa süre için de göz renk farkını görür ve hemen beyaza uyum sağlayamaz. Kameralar ve fotoğraf filmleri renk ısı farklılıklarında renk düzeltme filtrelerine ihtiyaç duyarlar. Video kameralarda filtreler Renk spektrumunda insan gözünün gördüğü aralığı 1000K.-20.000 Kelvin olarak sınırlandığını göz önünde bulundurursak, sarı ışıktan turuncuya,kırmızıdan maviye doğru bir yelpaze gibi renk ısıları da bu skalanın içinde yerlerini alırlar.Video kameralar 3200 K.(Kelvin) renk ısısına göre imal edilirler. 3200K. Halojen tungsten akkor flamanlı lambalardan elde edilebilen ışık türüdür.Isıl değeri 3200 K.dir.Genellikle spot ve Fernsel aydınlatma amatürleri ile kullanılırlar.TV stüdyoları ve film platolarında en çok kullanılan ışık tipidir.Ancak TV kameralarının resim tüpü veya CCD leri sarı yada turuncu olan bu ışığa duyarlı imal edilerek ,en çok kullanılan ışık türü olmalarının yanında görüntü elde edilmesi gereken yerlerde en kolay temin edilecek ışık tipi olmasından dolayı, kamera imalatçıları resim beyaz renk ayarında kameranın sarı turuncu arasında kalan bu aralığı beyaz dengesi için uygun görmüşlerdir. Yani bir elektronik kamera herhangi bir renk filtresi kullanmadan 3200 K. Isı değerinin az altında ve üstündeki aydınlatılan ortamlarda, izlenen görüntünün renklerini , konunun doğal renklerine yakın bir renk dengesinde algılar.3200K. altında beyaz bir obje beyaz renkli olarak,diğer renklerde doğal hallerinde izlenebilirler.Eğer gün ışığında bu kamera ile görüntü tesbit etmek istersek objektif ile CCD resim algılayıcısı arasına 3200K.yı 5600K e çevirecek bir turuncu filtre koymak gerekir.Aksi takdirde görüntü gün ışığının ısıl değerinin yüksek olmasından dolayı5600K.Mavi renkli veya mavinin hakim olduğu bir resim olarak belirecektir. Video kamera filtreleri.
1 no. lu filtre gelen görüntü üzerinde herhangi bir renk değişimi yapmaz ve ışığı aynen CCD ye iletir. Objektif önünde kullanılan jelatin filtreler iki cam arasında ki kullanım şekli ile tercih edilirler.Cam filtrelerin hata oranı az ve geçirgenliği yüksektir.Diğer filtrelerde ışık zayıflatma ve astigmat hataları olabilir. ASTIGMAT:Filtre üzerinde kırışıp kıvrılma . Filtreler genelde kendi renklerini geçirir,diğer renkleri az yada hiç geçirmezler. Ana renklerden oluşan filtreler kendi renklerini ve bileşenlerini, ara renklerdeki filtreler de kendi bileşenlerini geçirirler. ANA RENKLİ FİLTRELER:
ARA RENKLİ FİLTRELER:
Sinema ve fotoğraf makinelerinde kullanılan filmler Gün ışığı DAY LIGHT (5600K) yada Tungsten flaman akkorlu ışık (3200K) ya duyarlı şekilde imal edilirler. TV kameralarıda tek tip renge duyarlıdır ve farklı ışıkta filtre ile düzeltilmeleri gerekir. 5600K Gün ışığına duyarlı film ile Tungsten 3200 K ışık kullanıldığında aydınlatma kaynağının önüne mavi filtre konularak ışık gün ışığına yükseltilir yani daylight olur.Bu işlemde kullanılan filtre ışık ısısını 5600 K ya çıkartırken ışığı bir miktar absorbe ederek zayıflatır.Yada kamera objektifinin önüne veya arkasına takılan filtrede bu işi görebilir. Filtrelerin ışık düzeltme(Kelvin arttırma yada azaltma)değerleri dereceli olarak artar, yani ışık kaynağı ile kullanılan filmin renk ısısı arasındaki fark kelvin metre ile ölçülerek aradaki düzeltme farkına karşılık gelen filtre kullanılır. Kullanılan filtre kamera üzerine takılıyorsa ,pozometre ışık seviye ölçümlerinde kullanılacak filtrenin zayıflatma faktörü göz önünde bulundurularak diyafram uygun stopda biraz daha açılır ve doğru pozlanma elde edilir. İnsan gözü diğer duyu organları gibi deyişimlere kısa sürede uyum sağlıyarak farklı ışıkta bile beyaz rengi doğru görmeğe başlar.Filmlerde kullanılan emülsiyonların böyle bir uyum yeteneği olmadığından, imal edildikleri ışık ısısının dışında kalan aydınlatmalarda ana renginde renk sapmaları ve beyaz dengesinde maviye yada turuncuya doğru kaymalar olurBu kayma oranlarının düzeltilmesinde kullanılan filtre değerleri ve zayıflatma Faktörleri ise söyledir:
Filtrelerin film düzlemine düşürülecek ışığın niteliğin kontrol etmek için kullanıldığını söylemiştik. Bu kontrolü yaparken normal poz değerleriyle düşürülecek ışık şiddetinin ne kadar etkilediğini filtre faktörü belirler. Aşağıdaki tablo objektife takılacak filtrelerin faktörlerine göre f değerinin ne kadar daha artırılması gerektiğini gösterir.
UV-Ultraviyole :(Morötesi) Filtrestik veya jelatinden yapılmışlardır. A1-Skylight: (Gökışığı) Filtre Doğrudan gelen parlak gün ışığıyla çekilen fotograflarda mavi renk fazlalığını gidermek ve fotografa daha kontrast bir görüntü vermek için kullanılırlar. Pozlamaya hiçbir etkisi yoktur Polarize Filtre: Doğrudan gelen ışık kaynaklarının nesneler üzerinden yansıyan ışık kaynağına polarize ışık denir. Bu polarize ışığın yarattığı yansımaları azaltmak ve fotograftaki kontrastı artırmak için kullanılan filtrelerdir. Polarize filtrelerin oluşturduğu düzlemde; Yansıyan ışınlar kırılarak yaratığı etki azaltırılır veya yok edilir. Polarize filtre kullanarak çekilmiş mavi gökyüzü üzerindeki bulutlar gözle gördüğümüzden daha belirgin çıkarlar e Polarize filtreler ikiye tipdir. Doğrusal (linear) Polarize Filtrelerde ışık tek düzlemden geçer. Dairesel (Circular) polarize filtrelerde ışık iki düzlemden geçerek işlevini tamamlar. Işık ölçümü objektifin içinden yapan fotoğraf makinalarında dairesel(circular) polarize filtreleri kullanılır ND-Nötr Yoğunluk FiltresiBu filtreler film düzlemine düşen ışığın renk dengesini bozmadan sadece ışık şiddetini azaltmak için kullanılır. Nötr yoğunluk gri filtreleri renklerin dalga boylarına hiçbir etkisi yoktur. Kullanılan Nötr yoğunluk filtre faktörüne göre diyafram ayarını zayıflatma tablosundan bakılarak tespit edilir. Bu filtreleri asa değeri yüksek filmlerin yüksek ışıkta ya da yüksek diyaframda çalışmak zorunda kaldığımız zaman kullanırız. ND filtre ışığın renk değerlerinde değişim yapmadan sadece yoğunluğunu azaltmada kullanılır ve daha açık diyaframda çalışma imkanı verir. ND filtreleri renk düzeltme filtreleri ile birlikte imal edilerek, hem renk hemde ışık yoğunluğunu düzeltmede kullanılabilirler. RENK DÜZELTİCİ FİLTRELERKullanılan film ile çekim mekanındaki ışığın renk ısısının uyuşmadığı durumlarda kullanılır. Bu filtreler renk ısısını Gün ışığı ısı değerlerine getirmek için kullanılan filtrelerdir 80 B Tungsten ışık (3200 Kelvin)"de Gün ışığı filmleri ile çekilen fotoğraf kırmızıya kaçar. Bu kırmızılığın yoğunluğunu azaltmak için kullanılırlar. 80 B filtreler renk ısısını yaklaşık olarak 2100 Kelvin artırarak gün ışığı ısısı seviyesine getirerek film düzlemi üzerine düşmesini sağlar. Filtre rengi mavi olup filtre faktörü 2.4x"dir 85 A 80 B filtresinin tam tersine çalışır. Gün ışığı(5500 Kelvin)"de Tungsten tipi filmlerle çekilen fotoğraflar maviye kaçar. Bu maviliğin yoğunluğunu azaltmak için kullanılırlar. 85 A filtreler renk ısısını 2100 Kelvin azaltarak film düzlemi üzerine düşmesine izin verirler.Filtre rengi Turuncu olup filtre faktörü 2x"dir 85 B 85 A "nın biraz daha kuvvetlisi olup aynı amaç için kullanılırlar. Renk ısısını 2300 Kelvin azaltırlar Filtre rengi Turuncu olup filtre faktörü 2.4x"dir 81 B Yüksek renk ısında çekilen fotoğrafların aşırı maviye kaçmasını önlemek için kullanılır. Renk ısısını 300 Kelvin azaltır Filtre rengi amber olup filtre faktörü 1.4x"dir FL-D Floresant lambaları ile aydınlanmış mekanlarda gün ışığı filmler kullanılarak yapılan çekimlerde fotoğrafta oluşacak aşırı mavi-yeşil tonun etkisini azaltır. FL-B Tungsten filmlerle floresant ışığında yapılan çekimlerde fotoğrafta aşırıya kaçan mavi-yeşil tonların etkisini azaltıFL-W Floresant ışığında gün ışığı filmleri ile yapılan çekimlerde fotoğrafta aşıraya kaçan yeşil-kahverengi tonların etkisini azaltır.Close-Up filtreler Normal objektiflere takılarak konuya daha çok yaklaşarak yakın plan konuların çekilmesini sağlar. Makro objektifi olmayanların kullanabileceği filtreler olup macro objektiflerden daha ucuz olup kullanımı macro objektifler kadar kolay değildir. 2x, 4x, 8x gibi büyütme faktörleri vardır. |
|
| Bağlantılar: bilgininefendisi.net |
| Open Source Document Project | AUP&TOS |