| Editor Login | Register | ||
| > Basın > Seçilmiş Köşe Yazıları |
|
|
| Kablosuz internet kullanmak ve internet siteleri üzerine |
|
Soru:
Komşum kablosuz internet almış, evinde kullanıyor. Ben ise henüz para
verip de internet abonesi olmadım. Bununla beraber komşumun kablosuz
internetine habersiz girebilmem mümkün. Hatta bazen giriyorum, bazı
yazışmalarımı da yapıyorum. Bu durumda beni ikaz edenler oluyor,
komşunun kendine ait internetini izinsiz kullanman uygun olmaz, izin
al, masrafına ortak ol, sonra kullan, diyorlar. Ben ise, komşum
internetine girmemden bir zarar görmüyor, mahzur olmaz diyorum. Siz
nasıl bakıyorsunuz kablosuz interneti sahibinin izni olmadan
kullanmama? Kul hakkına girer mi?
Cevap: Kablosuz internete abone olan komşunuz, abone olmak için bir ödeme yaptı. Bundan sonra da her ay yine kullandığı internete para ödemektedir. Siz ise hiç abone olmadan, hiç ödeme yapmadan komşunun internetini kullanıyorsunuz? Hangi hakla para ile kullanılan sistemi parasız, bedavadan kullanıyorsunuz? Şayet size böyle bir hak tanınırsa, başkalarına da bu hak tanınacaktır. Bu durumda para ödeyerek internete abone olanlar, olmayanların yükünü de çekmeye mecbur kalacaklar. Sınırı aşan kullanımın fazla ödemesini de yapmak zorunda kalacaklar, yavaşlama düşüşlerine de maruz kalacaklar. Buna ise hiçbir abone sahibinin razı olup hakkını helal edeceğini sanmıyorum. En azından şifresini çözerek kullandığınız abonenin hissenize düşecek miktarını ödemeniz gerekir ki, hak sahibiyle helalleşerek kullanmış olasınız. Acil durumlarda istisnai olarak kullansanız bile, sürekli şekilde başkasının hattını masrafına ortak olmadan kullanmak uygun olmasa gerektir, diye düşünüyorum. *** Soru: Bazı çevreler internete zararlı bir sistem olarak bakıyor, bazıları da faydalı olacağından söz ediyorlar. Siz hangisini isabetli görüyorsunuz? İnternet faydalı mı, yoksa ahlaki açıdan zararlı mı? Hangi yanı ağır basıyor size göre? Cevap: Bence her iki ihtimali de göz önünde bulundurmak gerekiyor. İnternet hem çok zararlı hem de çok faydalı olabilir. Tıpkı silah gibi. Silahı kullanmasını bilirsen kendini korur, kullanmasını bilemezsen kendini vurur, aile facialarına bile sebep olabilirsin. Bu yüzden uzmanlar bilgisayarın herkesin göreceği geniş ve açık yere konulmasını, herkesin gözü önünde ve kontrolünde kullanılmasını tavsiye ediyor, bunu faydalı bir tedbir olarak görüyorlar. Böylece aile kontrolünde olan internetin ahlaki dejenerasyona sebep olmayacak faydalılıkta kullanılabileceğini ifade ediyorlar. Bazı irşatçılarımızın da ifade ettikleri gibi, tek başına kalan insan şeytanın tasallutuna daha çok maruz kalır. Hatta iki insan da kötülükte ortaklaşabilirler. Üç ve daha çok kimsenin olabileceği mekanda şeytanın vesvesesi ve etkisi daha az olur. İkiden fazla sayı bir cemaat manasına da gelmektedir. Cemaat ise yanlışta ittifak etmez diye bir hüküm vardır. İnternet aslında eşsiz bir (nimettir.) Ama her nimet gibi yanında (nikmeti) de vardır. İmtihanı da beraberindedir. Nimet oluşundan istifade edip (nikmetine) bulaşmamak için mümkün olduğu kadarıyla herkesin bakıp istifade edeceği yerlere yerleştirilmeli, faydalı bilgiler veren dinî sitelere yönelmeyi esas almalıdır. 14 Kasım 2007, ÇarşambaAHMED ŞAHİN |
|
| Bağlantılar: bilgininefendisi.net |
| Open Source Document Project | AUP&TOS |