| Editor Login | Register | ||
| > Yaşam > İslam > Sohbet ve Söyleşiler |
|
|
| Sevgi sırrı |
Sevgi, insanın en ince hassas vicdan hislerinin meydana getirdiği, merhamet ve şefkat duygularının bir eseridir. Vicdan hükmü kalpteki iyi ve kötü bütün varlığı yakarak silip atmış ve orasını ayna gibi tertemiz bir hale getirmiş olduğundan, Cenab-ı Hakk o kalbe, tecelli tahtını kurmuştur. Böylece bütün benliği Hakk sevgisi kaplamış ve o kimse artık, sevgiden ibaret olmuştur. Artık o her şeyi, her şey de onu sever olmuştur. Bu nedenle o kimse, Cenab-ı Hakk’ın dostluk, intibak ve esenlik sıfatları ile sıfatlanıp, haslar (seçkinler) zümresine girmiştir. Artık o insanın her iki dünyada da yeri cennet, makamı ise, sefa ve dostluktur. İslamiyet, sekiz esasa dayalıdır. Bunlara "sekiz cennet kapısı" denir. Ayrıca divanlarda, "sekiz uçmak" diye de anılır:
1 - Merhamet ve şefkat, 2- Doğruluk 3- Sadakat 4- Cömertlik 5- Sabretmek 6- Sır tutmak 7- Fakirliğini ve acizliğini bilmek 8- Rabbine şükretmek
İşte bunlar olmadan, her iki dünyada da huzur, mutluluk ve cennet olmaz. Bu güzel huylarla huylanan ve benliğine maleden bir insan, gereği gibi bir müslaman ve Resulüne layık bir insan demektir. Çünkü bu güzel huy ve ahlaklar, peygamberimiz Muhammed Mustafa SallAllahu Aleyhi Vesellem’e ait güzel huy ve sıfatlardır. Ve keza, ondan da ailesine, evladına ve ashabına tecelli ederek, İslamiyet’in temel unsuru haline gelmiştir. Kur’an, böyle beyan ve ilan etmektedir. Bunun için de İslamiyet, kelime-i şehadet’le camide cennet aramaktan ibaret değildir. Bunlardan biri eksik olursa, o insan gerçek müslüman sayılmaz. Çünkü Allah’ın vahyindeki sırların sağlamlığı, bunlarla ayakta durur. Bunun için de hayatın devamı, huzur ve mutluluğu, bu esaslara bağlıdır. İnsan, hayatında daima iyiye, güzele ve doğruya dayalı olmalıdır. Ölümsüzlük ve ebedilik, bu gerçeklerle mümkündür.
İşte bu yüzdendir ki; yukarıdaki esaslar, insanlığın ve Hakk yolcularının elinde daima bir ışık ve bir meşale olmuştur. İnsan nasıl ki karanlıkta önünü göremez ve yol alamazsa, aynı şekilde Yaratan’ına da varamaz. Cenab-ı Hakk, "ışık olun, bana gelin, sırrıma erin" diye bizlere hitap ediyor ve bizleri dinlemiyor. İşte bu hitabın anlamını o yüce peygamber, Miraç yaparak bizlere anlatmak istemiştir. Şu halde bu hakikat ışıkları olmadan bu cehaletin karanlığında, Rabbimize nasıl yol bulup onun rızasına layık olacağız? Demek oluyor ki, gerek şeriatta, gerek tarikatta ve gerekse hakikatta olsun, değerli olan bu güzel huy ve sıfatlardır. Bir insan ister peygamber, isterse veli olsun, bu gerçeklere sahip olmadan Rabbine layık olamaz. Çünkü 100 Suhuf ve 4 Kitab’ın sırrı budur. İnsanlığa ve beşeri vicdanlara hayat kaynağı olan, neşe, huzur ve mutluluk bahşeden bu sekiz esastır. Dünyada ne kadar güzel huy ve ahlak varsa, hepsi bunlarm içindedir. Bu nedenle bunlara "sekiz cennet kapısı" denmiştir. Bunlara sahip olanlar, zaten bu alemdeyken cennet hayatı sürerler.
“Yedi tamu”ya gelince; cehennem kapılarını açan huylar da şunlardır:
1- Gurur, 2- Hırs, 3- Kıskançlık, 4- Bölücülük, 5- Dedikodu, 6- Şehvet, 7- Öfke,
İşte dünyada ne kadar kötü huy ve ahlak varsa, onlar da bunların içindedir. Onun için her kim iyiyi, güzeli ve gerçeği kabul etmezse, kişiliği ne olursa olsun ve ne kadar suret-i haktan görünürse görünsün, onun gönlünde bunlar yatıyor demektir. İsterse başı secdeden kalkmasın, hiç bir önemi yoktur. Gerek insanlık ve gerekse İslamiyet, bu gerçeklere dayanmakla olur. Keyfine göre hareket edip benliğe kapılarak, riya, gösteriş ve desinler diye İslamiyet olmaz. |
|
| Bağlantılar: | Bilisim Güvenligi Dernegi | Cyber-Security.Org.tr | Cyber-Warrior.Org |
| Open Source Document Project | AUP&TOS |