İnsanoğlu,
merakının ve doğaya egemen olma isteğinin bir sonucu olarak, tarih
boyunca, sualtı dünyasını keşfetmek için çaba sarfetmiştir. Asurlar"dan
kalma duvar kabartmalarında rastlanılan dalgıç motifleri, bu arzunun ne
kadar eski zamanlardan beri süregeldiğinin bir göstergesidir. İlerleyen
bilim ve teknoloji insanoğlunu doğaya egemen kılsa da, 1940"lı yıllara
kadar geliştirilen teknolojinin sportif amaçlı dalışlar
gerçekleştirecek kadar pratik olmaması, yapılan dalışların sadece
askeri ve profesyonel amaçlarla sınırlı kalmasına neden olmuştur.
Günümüzde de hala kullanılmakta olan, bir hortum aracılığıyla dalgıca
yüzeyden hava basılan, "nargile" sistemi, sünger ve salyangoz avcılığı,
sualtı inşaatları gibi deniz dibinde çok uzun süre bulunmayı gerektiren
profesyonel amaçlı dalışlar için çok uygun olsa da, sportif amaçlar
için pratik değildi.
1942 yılında Jacques
Cousteau ve Emile Gagnan"ın geliştirdikleri bir soluk alma aracı
(regülatör) sayesinde, sualtına indirdikleri basınçlı hava dolu bir
tüpten soluyabilmeleri, ilk kez yüzeye bağlı kalmadan sualtında özgürce
dolaşabilme olağını sağlamıştır. SCUBA (Self Contained Underwater
Breathing Apparatus, Kendi üzerinde Taşınabilen Sualtında Soluma
Aygıtı) dalışın temelini oluşturan bu gelişme, dalışın hızla yayılan
bir spor haline gelmesini sağlamıştır. Sportif dalışın kısa bir sürede
popüler hale gelmesi karşısında, içinde Jacques Cousteau"nun da
bulunduğu bir grup tarafından 10 Ocak 1959 tarihinde CMAS
(Confédération Mondiale des Activités Subaquatiques, Dünya Sualtı
Etkinlikleri Konfederasyonu) kuruldu. üyesi olan ülkelerdeki sportif
sualtı etkinliklerini standart hale getirmek ve daha da geliştirmek
amacını güden CMAS"a, 5 kıtada 83 ülkenin federasyonu bağlıdır. Ayrıca
CMAS tarafından tanınan, OCC (Organisation Conventionnée CMAS, CMAS"la
Anlaşmalı Kuruluşlar) adı verilen çok sayıda dalış okulu ile birlikte
onbinlerce dalıcıyı da bünyesinde barındırmaktadır.
|