Editor Login | Register
Ekle

> Bilgi Rehberi > Sosyoloji
Toplumsal Davranış Tipleri - Sosyoloji - Bilgi Rehberi -
sercenyurt
(Relased 04.07.2008 14:49:33)


Toplumsal Davranış Tipleri

Toplumsal davranışların düzenlilikler arz ettiği, yani gözetilen mananın aynı türde ve benzer olması durumunda davranışın aynı kişi tarafın­dan tekrarlanan, davranışta bulunanların birden fazla olması halinde ise yaygınlaşan bir seyir aldığı görül­mektedir, işte sosyoloji, davranışların kendi seyri içinde aldığı bu biçimlerle ilgilenmektedir. Ve bu özel­liğiyle tarih ilminden ayrılmaktadır. Zira tarih ilmi, daha önemli gördüğü ve tarihi gidişatı etkilediğine hükmettiği münferid hadiselerin tespiti ve nedensel açıklamalarıyla ilgilenmektedir.

Adet, toplumsal bir davranışın belli bir tarzda dü­zenlilik gösterme ihtimalinin bulunmasıdır. Şayet dü­zenlilik, toplumsal bir davranışın sadece rutin şekilde tekrarlanmasından oluşuyorsa ve bu düzenlilik ihtima­li bir topluluk içinde somut davranışlarla gerçekleş­mişse buna adet diyoruz. Şayet bu somut tekrarlar eski bir alışkanlığa dayanıyorsa o zaman adet, gelenek adı­nı alır. Şayet bu düzenlilik ihtimalinin gerçekleşmesi, kişinin davranışlarında sadece aynı tür beklentilerine gaye bilinçlice yönelmesine bağlıysa ve bağlı olduğu sürece bu düzenliliğe menfaate dayalıdır {menfaat kaynaklı) deriz.

1. "Moda" da adetlere dahildir.Geleneğin aksine sırf yeni bir davranış biçimi olduğu için modaya uygun davranış sergilenmesi modayı gelenekler değil, adetler sınıfına sokar. Bu yönüyle adetler "teamüllere" yakındır.Zira adetler de çoğu teamüller gibi sınıfsal asalet ve iti­bar kaygısından kaynaklanmaktadır.

2.  Gelenek, teamül ve hukukun aksine müeyyidesi olmayan kural demektir. Kişi bu kurala ister düşün­meksizin ister keyfinden ister başka bir sebeple olsun gönüllü olarak uyar ve kendi muhitindeki diğer insan­ların da aynı sebeplerle bu kurala uyacaklarına inanır.Kimse bir geleneğe uymaya "zorlanamaz". Bu bakımdan gelenekte mecburi bir geçerlilik yoktur. Gelenek­ler her yerde uyulması mecburi kuralların atası olmak­la beraber geleneklerin zamanla teamüllere ve hukuka dönüşmesi mutlak değildir. Sabahları alışılmış tarzda kahvaltı yapmak bugün için bir gelenektir ama bir "bağlayıcılığı" yoktur ve ayrıca bu her zaman gelenekde değildi.Buna mukabil gelenekten kaynaklanan gi­yim farzı bugün gelenek olmanın ötesinde teamül ha­lini almıştır.

 

3. Toplumsal davranışın, bilhassa iktisadi davra­nışın kendi seyri içinde gösterdiği çok sayıdaki düzenlilikler, ne mecburi kurallar olarak görülen normlardan ne de geleneklere yönelişten kaynaklanmaktadır. Bu düzenliliklerin dayandığı tek husus, tarafların davranış tarzının eşyanın tabiatı gereği kendi şahsi menfaatleri­ne ortalama seviyede en uygun düşen tarz olması ve tarafların davranışlarını bu niyet ve bilgiye uygun şe­kilde yönlendirmesidir. Serbest pazarda fiyatların be­lirlenmesinde tezahür eden düzenlilikler gibi. Pazarda yer alan insanlar için kendi şahsi iktisadi menfaatleri onların "gayelerini" oluşturmaktadır bu amaca ulaş­mak için sergilenecek davranışlar ise birer "vasıtadır". Yine başkalarından beklenen ortalama davranışları ise "şartlar" olarak görürler. Gayelerine ulaşabilmek için davranışlarını bir vasıta olarak gayelerine ve şartlara uygun şekilde yönlendirirler. Bu insanlar ne kadar katı şekilde gaye bilinçli davranış sergilerlerse karşı karşı­ya kaldıkları meselelerde o derece benzer tepki verir­ler ve işte bu suretle davranış ve tavırlarda benzerlik­ler, düzenlilikler ve süreklilikler husule gelir. Bu ben­zerlik, düzenlilik ve süreklilik, bir muhitte bağlayıcı olarak addedilen bir takım norm ve vazifelere uygun şekilde sergilenen davranışlara nispetle daha fazla is­tikrar arz eder. Şahsi menfaatler ve başkalarının men­faat beklentileri hesap edilerek davranışın bu menfaat­lere yönelmesi normlar kadar etkili olmakta, normlar koyma yoluyla zorla elde edilmek istenenlere yakın neticeler vermektedir. Bu olgu bilhassa iktisadi sahada hayli dikkat çekmiş ve iktisadın bir ilim olarak doğu­şuna temel teşkil etmiştir. Bu sadece iktisad değil dav­ranışın bütün sahaları için geçerlidir. Bu (menfaatlere uygun) davranış biçiminin özelliği vicdani bir kayıt olmaksızın iradi bir tercihle yapılmış olmasıdır ve bu özelliğiyle yerleşik bir geleneğe katılmayla oluşan her türlü manevi bağın ve değeri itibarıyla inanılan bir norma teslimiyetin tam zıt kutbunu teşkil etmektedir. Davranışın rasyonelleşmesinin mühim bir unsuru, geleneklere olan manevi bağlılığın yerini menfaatlere planlı bir şekilde adaptasyonun almasıdır. Tabii ki rasyonelleşme sadece bu süreçten ibaret değildir. Zira rasyonelleşme, gelenek ve hissi davranışların terk edile­rek değer-bilinçli davranış istikametinde müspet bir seyir alabileceği gibi değer bilinçli bir davranıştan değer gö­zetmeyen gaye bilinçli bir davranışa doğru bir seyir de alabilir.

4. Bir muhitteki insanların ekseriyeti şayet bir ge­leneğe itibar edip ona uygun şekilde hareket ediyorlar­sa, o takdirde bu geleneğe uymayan ve dikkat etmeyen biri, bir takım sıkıntılarla ve hoş olmayan durumlarla karşı karşıya kalabilir. İşte bir geleneği esas itibarıyla kalıcı ve sürekli kılan bu durumdur. Menfaate dayalı bir durumun sürekliliği ve kalıcılığı da bunun gibidir. Başkalarının menfaatlerini hesaba katmayan, davra­nışlarını buna göre ayarlamayan kişi onların mukave­metiyle karşılaşmak veya istemediği ya da tahmin et­mediği bir durumla karşı karşıya kalmak suretiyle kendi menfaatlerine zarar verir.

 

 













Derecelendir
Kaynak sercenyurt Tarafından yazılmış/derlenmiştir.
İçerik İhbarı
Bağlantılar: bilgininefendisi.net

Open Source Document Project AUP&TOS