Bir yazarın,
kişisel görüş ve düşüncelerini fazla derinleştirmeden, muhatabıyla
konuşuyormuş hissini verecek bir üslûpla makale plânında yazdığı fikir
yazısına sohbet (söyleşi) denir.
Sohbet, makaleden
üslûp yönüyle ayrılır. çoğunlukla, günlük konuların işlendiği sohbet
yazılarında senli benli bir anlatım yolu seçilir, hatıralardan, halk
fıkralarından, nüktelerden, özlü sözlerden yararlanılır.
Makaleye benzer
bir yazı türüdür. Konusu daha çok genel ya da günlük sanat olaylarıdır.
Fakat konu, tez ve savunma amacı güdülmeden ve karşılıklı konuşma
havası içinde, sıcak bir dille yazılır. İnsanlar karşılıklı konuşmayı
sevdiklerinden, söyleşi türündeki yazıları okumayı severler. İyi
bildiği ve herkesin ilgilendiği bir konuda çoğu kişi söyleşi
yazabilir. Bunun için bir konuda, ne söyleneceğini bilmenin yanı sıra,
nasıl söyleneceğini bilmek gerekir. Söylenecekler, küçük şakalarla daha
çekici duruma getirilebilir. İyi bir dinleyici olmak, iyi bir söyleşi yazmak için önemlidir. Usta bir söyleşi yazarı çok ağır konuları bile herkesin okuyup anlayabileceği bir duruma getirir.
Söyleşi türünün Türk Edebiyatı’ndaki önemli temsilcileri: “Ahmet Rasim - Ramazan Sohbetleri”, “Suut Kemal Yetkin - Edebiyat Söyleşileri”, “Şevket Rado - Eşref Saati”, “Melih Cevdet Anday - Dilimiz Üzerine Söyleşiler”, “Nurullah Ataç - Karalama Defteri”… Ayrıca Cenap Şahabettin, Refik Halit Karay, Hasan Ali Yücel… gibi yazarlarımız da bu türde eserler vermişlerdir.
Söyleşinin belirleyici özellikleri nelerdir?
• Düşünsel plânla yazılır.
• Yazar anlattıklarının doğruluğuna, okuyucusu ile olan bağına
güvenmeli, anlattıklarını günlük konuşma havasıyla, fakat mantık
çerçevesinden ayrılmadan anlatabilmelidir.
• Kolay okunabilir bir uslup yakalayabilmelidir.
|